ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum > güncel > Nobel'i aldık; sıra Oscar'da
nobel oscar orhan pamuk fatih akin yilmaz ozdil
mesaj ekleyeni başlık aç forum ana sayfası facebook'ta paylaş!

Sayfalar: 1  2  3  4  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 12
 
comandante
comandante
GOOONG!

Film başlıyor.

Lütfen cep telefonlarınızı kapatın.

Sağduyularınızı açın.

*

Sürmeneli gurbetçi ailesinin, Hamburg'da dünyaya gelen, karayağız evladıdır Fatih... Filmler çevirir! Ama kendi orda, kalbi burdadır. Aşıktır hasret büyüdüğü vatanına... Bi gün, babasının köyüne çöp toplama alanı yapılacağını duyar. Naaayır der, Noolamaz, ata toprağını çöplük yaptırmam arkadaşşş... Atlar ilk uçağa, gelir. Sora sora bulur ata toprağını... Dalar köylülerin arasına... En cuzel çay, doğus çay diyecek zannederler, demez. Türkçesi bozuktur ama, o kadar değil. Bi belgesel çekerim, dünyaya rezil ederim der. Köylüler alkışlar. Bakar ki, alkışlıyorlar... Para bul desinler, bulayım, yer bul desinler, bulayım, canım feda buralara der. Köylüler gene alkışlar. Kim lan bu? demez hiç kimse. Çünkü, üstünde, Bush'un s'sini gamalı haç gibi gösteren bir tişört vardır. E zaten gıcığız Bush'a... Omuzlara alırlar.

Yurtseverdir fena halde... Kıyamaz vatanına. Hatta, Türkiye'de cezaevinde geçen bir filminde, koğuşları aydınlık, hücreleri ferah, mahkum kadınları da neşeyle voleybol oynarken gösterir. Türkiye'yi aydınlık gösterince, aydınlar kararır tabii... Kızarlar. Türkiye'nin kötü bir yer olmaması, kabul edilecek rezillik değildir yani... Der Spiegel dergisi, Türkiye'yi neden iyi gösteriyorsun diye sorar. Fatih tecrübesizdir... Yaptığı hatanın da farkında değildir. Gerçekleri yansıttım, Türkiye'yi Orhan gibi eleştirmedim der.

İşte bu, bardağı taşıran damladır.

Entel dantel gazeteler küser... Devamlı manşet filan yaptıkları Fatih'i, artık tek sütun haber bile yapmazlar. Fatih de, hayata küser.

*

5 dakka ara!

Popcorn alıp, geliyorum...

*

Evet, nerde kalmıştık?

İlk yarısı, daha çok Türkiye'nin gariban ikliminde geçen filmin, ikinci yarısı AB'nin zengin bir köşesinde başlar.

Kader ağlarını örmüştür...

Almanya üzerinden gelen Fatih ile Amerika üzerinden gelen Orhan'ın yolları, Fransa sahillerinde kesişir... Türkler şöyle kesti, böyle biçti diyerek Nobel alan Orhan -kan muhabbetini sever- Kan Film Festivali'nde jüridedir... Fatih kızarır. Orhan kızarmaz... Zaten, kızarılacak bir şey yapmadığını, aksine gurur duyulacak şeyler yaptığını defalarca yazmıştır yüce Türk basını... Peki bu sefer ne yapar? Kıyak yapar... Fatih, en iyi senaryo ödülünü kapar... İyi yazılmıştır senaryo!

Orhan'ın sihirli değneği değince, Fatih'in de şansı dönüverir... Hızını alamaz, Oscar'a aday olur. Ama Sürmeneliler avcunu yalar bu defa... Çünkü Almanya adına aday olmuştur. Senin çöpünle möpünle uğraşacak hali yoktur. Hem ne diyor Alman atasözü, ıch bin Sürmenen, çöpingen şwayzen! Anlamadın di mi? Anlamıyorsan niye alkışladın birader? Neyse... Köprünün altından çok su akmıştır. Gençliğinde hayatının hatasını yapan Fatih, tecrübe kazanmış, olgunlaşmıştır. Hata yapmaz artık... Ve durup dururken, Türkiye'de askerlik maskerlik yapmam. Çok zorlarlarsa, vatandaşlıktan çıkarım. Türkiye'de askerlik yapacağıma, bir parça kağıttan feragat ederim der... Aydınlar alkışlar.

Kamera, tombul Oscar heykelciğine zooom yaparken... The End yazar.

*

Işıklar yanar.

Sürpriz final, sarsıcıdır.

İlk yarıda alkışlayanlar mosmor kalakalmıştır...

Biz bu filmi daha önce görmüştük sanki diye diye boşaltırlar salonu.

(NOT: Senaryoda adı geçen kişi ve kurumların, gerçekle alakası yoktur... Tamamen hayalidir. Ama her ihtimale karşılık, katkılarından ötürü Alman vakıflarına ve AB fonlarına teşekkür ederiz.)

Yılmaz Özdil
 1   5 Ekim 2007 23:28   mesajın adresini al  
 
væringjar
væringjar
Sanat eleştiridir, övgü değil.
Evrenseldir, milli değil.

Ne kadar batıyorsa birilerine o kadar başarılı demektir, çünkü gerçekler birilerine hep batar.
 4   5 Ekim 2007 23:38   mesajın adresini al  
 
væringjar
væringjar
Ayrıca oscar alan Amerikan filmleri bile çoğu zaman Amerikan politikalarını yerden yere vurmuşlardır. Bizim ise her zaman olduğu gibi eleştiriye zerre tahammülümüz yok. Mükemmeliz zaten biz.

Bütün AB de bizi pis, kaka göstermek için milyonlar harcıyor zaten. Adamlar yemiyo içmiyo Türkiye'yi nasıl rezil etsek diye düşünüyor değil mi?

İstemiyorsanız sahip çıkmayın, sanata er geç birileri sahip çıkar. Ve o sahip çıkanlar milliyete, renge, dine bakmazlar.
 3   5 Ekim 2007 23:42   mesajın adresini al  
 
comandante
comandante
Orhan Pamuk sanatıyla mı kazanmıştır Nobel'i?? Ayrıca eleştirdiğimiz onların sanatları değil hayatlarında ki açıklamalarında ki çelişkilerdir.
 1   5 Ekim 2007 23:47   mesajın adresini al  
 
væringjar
væringjar
Tarihin her evresinde bilimadamları, sanatçılar, yazarlar çeşitli milli veya kutsal değerleri terk etmekle, saygısızlık etmekle suçlanırlar. Sen ilk değilsin, son da olmayacaksın.

Yapıtlar yıllara meydan okur ama suçlayan piyonları kimse hatırlamaz. Hiçbir zaman hatırlamadı, hatırlamayacak.
 2   5 Ekim 2007 23:54   mesajın adresini al  
 
væringjar
væringjar
Sok sok, işin bu zaten. senin gibi yüzlercesi gibi.
Ama o soktuğunuz yapıtların tek kelimesi bile hepimizden değerli.


saman demis ki:

hay öyle sanata sokayım emi..
sanatla değil de ermeni soykırımını tanıyarak alınan nobele sokayım.

 3   5 Ekim 2007 23:58   mesajın adresini al  
 
comandante
comandante
Yahu ne eseri allah aşkına. Orhan Pamuk ne menem bir yazardır ki Nobel aldı. Avrupa'da kitapları ne kadar satıyor bu zatı muhteremin. Bir Nazım Hikmet kadar bir Yaşar Kemal çok daha tanınan ve başarılı yazarlardır ilk çırpıda aklımıza gelen. peki neden Orhan Pamuk'tur Nobel'i alan. Nobel'e siyaset karıştı karışalı ,ki bu sadece Orhan pamuk için geçerli değildir, Nobel'li yazarlarında kalıcı olma olasılığı azalmıştır. Orhan pamuk inandığı bazı şeyler uğruna kutsal değerleri terk etemmiştir. O Nobel uğruna yalan söylemiştir. Sen yalancı çoban hikayesini bilir misin? İşte 1-2 sefer sözlerine kıymet verirler Avrupalılar ve Entel geçinen sözde aydınlar ama daha sonra onlar bile iplemezler bu yalancı çobanı.
6 Ekim 2007 00:02   mesajın adresini al  
 
saman
saman
tarih orhan pamuğu acaba o efsane kar romanıyla mı hatırlayacak yoksa nobel almak için çanak yalayıcı olan bir köpek olarak mı anacak hepimiz göreceğiz..
şimdiden bile öyle anılıyorsa toplumun çoğu tarafından şimdiden bile beğenilmiyorsa o büyük yapıtları beyefendinin.. daha sonrasına ne olur bilemiyorum..
ben o adamdan tek bişe istiyorum nazım hikmet necip fazıl gibi tek bir cümle yazabilsin böyle insanları mıhlayan yerine çivileyen sağdan soldan herkesin saygı duyacağı sonra konuşsun..
 1   6 Ekim 2007 00:05   mesajın adresini al  
 
væringjar
væringjar
Dünya çapında baya bir insan tarafından beğeniliyor.

Ha kimler mi beğenmiyor genelde? Okumadan bilmeden yorum yapanlar.

Sizin gibiler Nazım Hikmet'i de kovdu zamanında, şimdide onu kovuyorlar. Nazım'ın adını anmadan önce onu hain ilan edenlerle aynı zihniyete sahip olduğunuzu unutmayın.
 3   6 Ekim 2007 00:16   mesajın adresini al  
 
eskici_
eskici_
????
6 Ekim 2007 00:17   mesajın adresini al  
 
doğangörünümlüşahin
doğangörünümlüşahin
6 Ekim 2007 00:24   mesajın adresini al  
 
væringjar
væringjar
eski bir mesajımdan alıyorum kasamicam tekrar yazmaya...

ömründe tek satır okumayan, yerlere tüküren, magandalık, sapıklık yapanlardan rahatsız mı oluyorsunuz? böyle olmasını siz istediniz, ne de olsa bu insanlar sizi rahatsız edecek şeyleri zaten bilmiyorlar, vatansever(!) insanlar onlar...böyle devam ettikçe bu ülkede sadece onlar kalacak.
 3   6 Ekim 2007 00:26   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  3  4  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 12

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!

Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2009