Hiçbirşey meşgul etmez bizi efendim,
şu saki hizmetinden başka;
Saki! Bir kadeh daha ver dostum-
ve bizi İyi ve Kötüden Kurtar.
Efendim Tanrı kimseyi
uygun işsiz bırakmaz;
Bize gelince, her zaman işsiz boş
olacaksınız siz dedi Tanrı:
gündüzleri toz zerreleri gibi
ışıkta dans edecek;
geceleri yıldızlar misali
ay-yüzlü sevgiliyi tavaf edeceksiniz.
Tanrı çalışmamızı isteseydi
şarabı yaratmazdı zaten;
bununla dolu bir tenle, gövdeyle,
geçim olur mu hiç efendim?
Ne iş yapabilir bir sarhoş
şarap içmekten başka?
Bu kutsal bağ bozumu, bu şarap
dünya cennetten geldi Ebedi Yuvamıza.
Sadece dünya şarabı iç sen, uyu
bir gece ve o gider;
sen O'nun şişesinden iç ve başın
izleyecek seni taa mezara kadar.
Tüm merhamet kaynağı, Efendim,
dağıtır onu bedava
ve bu sakiler bize çok nazik,
dadıların bebekleri gibi davranır.
İç sevgilim içte sarhoş ol,
nereye gidersen sarhoş git sen,
başkalarını da alıştır bu zevke
Tanrı seni şarapsız bırakmaz.
Bir güzellik gördüğün zaman
otur ve aynası ol ;
çirkinlik gördüğünde hiç durma
koy aynayı torbasına.
Sokaklarda mutlu dolaş,
gençler arasına karış ve
güzellere
ve de ki onlara, Hayır bu şehir
adına yemin ederim....
.... ama ah şu başım,
şaraptan dönüp durur bu baş;
burada oturmayacak ve cebirin
bile anlayamadığı kutsamaları
saymayacağım.
MEVLANA
Anıyoruz kendilerini saygıyla ve bu güzel şiiriyle...