...
Yavuz Sultan Selim han zamanında, İran şahı kıymetli mücevherlerle süslü bir sandık hediye gönderiyor. Sandık açılıyor. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkıyor. Fakat bir de pis bir koku yayılıyor. Dehşet bir koku, herkes burnunu tıkıyor. Neyse en alttaki bohçadan insan pisliği çıkıyor.. Yani Osmanlıya acayip bir hakaret! Cihan padişahı emir veriyor, herkes düşünsün, buna ince bir şekilde cevap vermemiz gerekir. Ve cihan padişahı yine çözümü kendisi buluyor. Aynı şekilde değerli mücevher ve kumaşlarla süslü bir sandık hazırlatıyor. İçine o zamanın Osmanlı stanbul'unda imal edilen gül kokulu en nadide lokumlardan bir kutu hazırlatıyor, en altına da küçük bir pusula ve bir sabi yazı gönderiyor. Şah sandığı açıyor. Açtıkça güzel bir koku ve en altta bir kutu lokum. Anlam veremiyorlar tabii. Bizim elçi yiyor önce, sonra oradakilere ikram ediyor, Kutunun içindeki pusulayı Şah okuyor:
Herkes yediğinden ikram eder!
...
80'li yılların sonları, bir Beşiktaş-Bolu spor maçı sırasında Hakem,
Beşiktaş’ın net 2 golünü vermez, Bolu spor’a havadan bir penaltı verir.
Maç çığırından çıkmıştır. Beşiktaşlılar neredeyse sahayı terk etmeyi
düşünürler. Bolu spor 2. golü de atar.
Metin TEKIN santrayı yapmaz bekler.
Hakem düdüğü bir daha çalar, ama Metin hala topa dokunmaz.
Hakem, Metin neden başlamıyorsun?, bak kart çıkartırım! der.
Metin cevap verir: Hocam sahanıza geçin de başlayalım.
...
Rahmetli Barış MANCO, Fransa'da bir televizyon programına katılır.
Her şey gayet güzel giderken, sunucu klasik avrupalı edası ile:
Siz Türkler barbarsınız muhabbetine girer.
Bunun üzerine Barış MANÇO sunucuya üzerinde para olup
olmadığını sorar.
Sunucu, cebinden birkaç banknot çıkartıp Barış Manço’ya uzatır:
B.M.: Şimdi bu paranın üzerindeki kim?
S. : General bilmem ne, bilmem neredeki savaşta kahramanlık
yapmıştır, vs. vs. vs.
B.M : Peki bu?
S : Teğmen bilmem ne, böyle etmiştir, söyle etmiştir.
Bunun üzerine Barış MANÇO cebinden birkaç banknot çıkarır ve
üzerindekileri teker teker anlatır:
B.M.: Bu Mevlana Celaleddini RUMİ; Ünlü bir Türk düşünürüdür.
Bu Halit Refik KARAY; ünlü bir Türk Edebiyatçısıdır.
Bu Mustafa Kemal ATATÜRK, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusudur.
Sessizliğin üzerine sunucuya bakarak şöyle der:
B.M.: Şimdi siz söyleyin, kim barbar?
...
Cumhuriyet'in ilânından sonra, İstanbul’da bir resepsiyon verilir.
Tüm dünya ülkelerinin elçileri ve ataşeleri de davet edilir.
Davet güzel bir şekilde devam etmektedir, fakat İngiliz ateşesi olan
Binbaşının bakışları Mustafa Kemal'in gözünden kaçmaz.
Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam
etmektedir. Ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir. Yaver
Mustafa Kemal'e şöyle der:
- Paşam; kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana
Mustafa Kemal'in Çanakkale’de babasını öldürdüğünü söyledi.
Bunun üzerine Mustafa Kemal şöyle der:
Git sor bakalım babasının Çanakkale’de ne isi varmış?
...