ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
Hakikaten bir başkadır benim memleketim.
Malezya dahi şaşırmıştır bu ilgiye.
Her eğilimden basın, Malezya'yı keşfe çıktı.
Dünya yuvarlak ya; kimi hep Batı'ya giderek ulaşıyor Malezya'ya, kimi hep Doğu'ya.
Orada karşılaşıyorlar.
Bizimkiler atışırken, Malezyalılar şaşkın.
Kendinden şüpheli, kendinden ürken, aslında hep başkalarına benzemek isterken bir başkasına benzeme endişesi taşıyan, ruhu yaralı canım memleketim.
***
Oralarda bir de Endonezya var.
Felakettir yani. Endonezya olmak tan da korkulabilir.
Ben korkardım eskiden.
Çünkü, küresel sistem dışında kalmasın, bu kış komünizm gelmesin diye, CIA teşvikli seri katliamla neredeyse bir gecede onbinlerce insan kesilmişti orada.
Diktatör olsun, baskı olsun, katliam olsun, ceset olsun, ama sistem dışına kaçmasın diye.
***
Aslına bakarsanız, Malezya olmaya teşebbüs suçu da mevcut bu küresel sistemde. Malezya olmaya teşebbüs suçu nun din ile, ağzımızdaki mahalle baskısıyla, başını örtmeyle filan ilgisi yok.
O küresel mahallenin baskısı na dair. Malezya olmaya teşebbüs suçu, aslında küresel ekonomiye, ucuz işgücü ve teknoloji ile sanayi mahallesi, sıcak para tatil köyü olarak, ihracata dayalı ekonomi, yükselen piyasa diye eklemlenmişken, oyunbozanlığa kalkışmak demek.
Birdenbire, ekonomini korumak uğruna, yanlış bir yol a sapıp spekülatif sermaye akışını sınırlandırmaya, vergilendirmeye girişmek, mahallenin abilerinin, ağalarının, babalarının baskı ve buyrukları ndan farklı bir yol tutturmayı tasavvur etmek demek.
Malezya hem bu suçun bedellerini ödemiş, hem de bir süre daha o suçu işlemeye devam ederek nispeten daha az hasarla atlatabilmiş bir memleket.
***
Küresel mahalle açısından mahalle dışına meyletmek ciddi suç zaten.
İran, İslam Cumhuriyeti olduğu için mi, Şeriat devleti ve İslam Krallığı Suudi Arabistan'a göre daha tehlikeli mesela?
İran devrim ihraç etmeye niyetli olduğu için mi, Bin Ladinler' in (CIA projeleriyle de) yetiştiği, dünyanın her tarafına dağılan mücahitler i finanse etmiş Suudi Arabistan'dan daha ürkütücü?
İran Şii olduğu için, Suudi Arabistan Sünni olduğu için mi?
İran'da kadınlar (zorla) örtündüğü ama oy verebildiği, aday olabildiği için mi; Suudi Arabistan'da kadınlar (zorla) örtündüğü ama oy da veremediği, aday da olamadığı için mi?
İran'da dini zümre ve imtiyazlar bulunduğu, Suudi Arabistan'da dini nin yanında, ülke kaynaklarına el koyan maddi imtiyazlar ile hanedan ve zümre hâkimiyeti olduğu için mi?
Hangi ülkede olursa olsun nükleer silah dünya, bölge için tehlikeli: Ama İran'ın bir ihtimal nükleer silah kapasitesi, İsrail'in varolan, kullanmaya hazır, Akdeniz'de dolanan nükleer silahlarına göre niye daha tehlikeli?
Mesele İran'ın masum, kendi halinde, insan haklarına saygılı olmadığının tescili değil; mesele çifte standart.
***
Çifte standart yok aslında. Standart şu: Küresel mahalle dışına çıkmayacaksın; bilhassa petrolünle, paranla, ticaretinle, verginle, küresel alışveriş, tasarruf ve yatırımda dolardan başka paraya niyetle, silahlanma kaynağın ve biçiminle, dünya hiyerarşisini sarsıcı meydan okumalarla kafayı (kendi kendine) yemeyeceksin.
Suudi Arabistan'ın no problem olmasının esas sebebi bu. Milli devrim le Şah devirip petrolü millileştiren ve CIA darbesiyle kazınan laik İranlıların suçu da oydu. İslam devrimi yapmış İran'a saldırtılırken, Diktatör Saddam' ın iyi çocuk olmasının esas sebebi de oydu.
Sistem dışına kaçtığında Saddam' ın pis çocuk olmasının da.
***
Mahalle baskısı sadece başın örtüsüne dair bir şey değil.
Esas, gözün bağları na dair bir hikâye.
Küresel mahallenin baskısını hissetmiyelim diye yöresel mahalle baskılarıyla uğraşıyoruz zaten şu an.Yıllardır partiler türbandan geçiniyo,küresel sistemse yıllardır hep bizi sağ-sol,alevi-sünni çatışmaları ile oyaladı.Şimdi de gündemimizde laik-antilaik tartışmalar var...Amaç hep aynı,amaca giden yollarda araçları değiştiriyorlar o kadar...Şimdi de ''Malezya olur muyuz? sloganı basın tarafından önümüze sunuverildi,ne olucağımıza bir türlü karar veremedik,yıllar önce de Rusya oluyorduk...
Dolara endeksli Türkiyem Dolar-Avro savaşının ortasındadır. iran petrolü 2005 ten buyana avroyla sattığından abd ile papazdır shavez de aynı durumdan abd yle limonidir. ABD 1960 dan buyana istediği zaman para basabilen tek ülke fakat petrole hükmedemediği sürece bu parayı dolaştıramaz tabi çin in de avrupa ya yakınlığı haliyle jandarmaları korkutmaktadır
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/14736
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.