Che Olmak
Güzin Karaduman
Fİdel'e...
Birgün başka gökler altında son saatim gelirse, son düşüncem halk ve özellikle sen olacaksın...
Önderler zulmün tarihsel haksızlığına karşı, ezilen halkların haklı kavgasında düşünceleriyle, eylemleriyle, kişilikleriyle birer yol göstericidirler.
Yaşadıkları sürece zulüm için yokedilmesi gereken birer tehlike dirler. Ama onları yoketmek kolay değildir. Yaşamlarıyla olduğu gibi ölümleriyle de sarsarlar zulüm düzenini...
Ve ölümlerinden sonra da, halkların haklı kavgalarında, yüreklerinde ve bilinçlerinde yaşamaya yol göstermeye devam ederler. Halklar için,bizden biri' dir onlar. Halkın dostu, evladı, önderidirler... bizden biri kadar yakındırlar, insandırlar...
Onları yoketmek için her yol denenir. Yaşamlarında halkın gözünden düşürülecek bir leke bulamayınca efsaneleştirilir, ulaşılamaz, insanüstü hale getirilir. Öyle ki sanki başka bir gezegenden gelmişlerdir...
Bir de insani erdemlerini, devrimci kişiliklerini gözden uzak tutmak için yoz kültürün beğeni ölçütleriyle yakışıklılığı, aşkları, zevkleri vb. ile gündeme getirilir.
Birde tüketim ekonomisine malzeme yapılır ki tişörtlerle, çantalarla, aksesuarlala simgeleştirilir.
Oysa önderlik ettikleri halkların gözünde farklı bir misyonları vardır. Halkların arkadaşı, dostu, öğretmeni, komutanı, önderi, yoldaşıdırlar...
Tıpkı Che gibi...
Nasıl bir insandır Che? sorusuna verilecek onlarca güzel cevap vardır.
Che her şeyden önce devrimci olmanın bütün erdemlerini kişiliğinde barındıran örnek bir devrimcidir.
Che'nin bir Maceraperest olduğunu iddia edip, onu salt bu kalıba sığdırmak isteyenler ne için savaştığını halktan gizleme kaygısına sahip olanlardır.
Che renkli serüvenlerle dolu bir hayat yaşamıştır... Ama bu serüven cilik nasıl bir serüvenciliktir? Bu serüvencilik bir amaç, bir ideal uğruna yaşanan serüvenciliktir. Serüvenlerle dolu bir ömrü bitirdiğinde halkların gönlünde hakettiği yeri bulacaktır. Maceraperesttir Che, ta ki.. soğuk Meksika gecelerinden birinde 'Amerikalı bir sürgün'e, Fidel'e rastlayana dek...
Motosikletiyle Latin Amerika kıtasını gezmek idealiyle çıktığı yolda gördükleri halka karşı beslediği duygularını güçlendirecek emperyalizme olan öfkesini büyütecektir. Latin Amerika kıtası haksızlıklarla doludur. Orta Amerika halkları yoksuldur, ezilmiştir. Kuzey Amerikalı sömürgecilerin elinde olan yoksul halkların çocukları açtır. Ve varolanı değiştirmek değil, yıkmak fikri saracaktır Che'yi...
Kıtayı boydan boya gezmek idealiyle, motosikletiyle çıktığı bu yola inançlı, yürekli bir devrimci olarak devam edecektir. Yol boyunca gözleri görmesi gerekeni görecek, Meksika ve Küba'da topraklarında sömürü ve yoksulluk politik düşüncelerinin netleşmesine zemin sağlayacaktır.
Hayatı boyunca silah arkadaşı, yoldaşı, komutanı olacağı ve yüreklerinde, beyinlerinde aynı düşü paylaşacakları Fidel'le ilk karşılaşmalarını şöyle anlatır: Soğuk Meksika gecelerinden birinde onunla tanıştım, ilk konuşmamız uluslararası politika üzerineydi. Sabahın erken saatlerinde gelecekteki yolculuğa katılacaklardan biriydim.
Bu serüvenci doktor Fidel'e ve Fidel'in ideallerine inanır.
Ve Bu kadar saf bir erek uğruna ölmeye değer diyerek yaşam tercihini yapar ve Küba'nın kurtuluşu uğruna mücadeleye başlar...
Görevi, Devrimci savaşı adanın bir ucundan öbür ucuna götürmektir. Bu görevi O'na Fidel vermiştir...
Küba az gelişmiş ve emperyalizmin sömürgesi bir ülkedir. Ama... and olsun ki bir gün bu Yeşil Timsah özgür olacaktır... Olur da... Bir gün zincirlerinden kurtulur Küba, bağımsızdır.
Sierra Maestra dağlarında ateşli bir aşk gibi yüreklerinde taşıdıkları devrim özlemiyle savaşırlar. Che gerillada bir öğretmen, bir doktor, bir komutan, bir savaşçıdır... Pek çok yoldaşı gibi Sierra Maestra dağlarının yarattığı kahramanlardan biridir...
YİĞİT FEDAKAR BİR SAVAŞÇI,
KOMUTAN CHE
En başta gelen belirleyici özelliklerinden biri, en tehlikeli görevler için derhal gönüllü olmakta gösterdiği yiğitlikti. Elbetteki, bu da büyük bir hayranlık uyandırıyordu. - Her zamanki hayranlığın iki katını uyandırıyordu. Bu ülkede doğmamış olan, bizimle savaşan bir asker, derin düşüncelere sahip bir adam, zihni kıtanın diğer parçalarında mücadele etme hayalleriyle dolu bir kişi, her an tehlikeli görevleri üstlenecek kadar, hayatını sürekli tehlikeye atacak kadar kendi kaderini hiçe sayan, kendini feda eden yiğit bir savaşçıydı.
Che'yi yoldaşları böyle anlatıyor.
Che'yi devrimci yapan (hani o kapitalizmin özenle gizlemek, yoketmek istediği) değerler ve idealler bugün hala yaşıyorsa Che' de yaşıyor demektir.
Çünkü kavga sürmektedir. Çünkü Che ve yoldaşlarının büyük bir kin ve nefretle savaştıkları emperyalizm hala halkların büyük bir düşmanıdır.
Che' yle birlikte savaşanlar onu tanıma fırsatı bulanlar onu anlatmaktan büyük bir gurur duyuyorlar. Birlikte yaşadıkları süre içinde askeri başarılarının yanısıra, onun mütevazi yaşamından öğrendiklerini de unutmuyorlar.
Che' yi anlamak, ne için savaştığını bilmekle mümkündür. Bir ömür boyu sürdürdüğü devrimci yaşamında ideallerini nasıl korumuş ve büyütmüştür? Che' ye biraz da buradan bakmak gerek.
14 Haziran 1928' de Bounes Aires' te dünyaya gözlerini açan bu hasta ve çelimsiz bebeğin bir gün gelip bir önder, bir savaşçı olacağı akıllarına gelmiş midir anne ve babasının, bilmiyoruz. Böyle bir ihtimal her anne babanın aklına gelmez elbette. Ama oğulları Ernesto'yu tanıdıkça bir gün gelipte Latin Amerika halklarının kurtuluşu için savaşa girdiğini duyduklarında ellerinde büyüyen çocuklarının bu tercihi onları şaşırtmayacaktır.
İrlandalı bir katolik olan babası Ernesto Guevara Lynch ilk çocuğu Ernesto'yu yetiştirirken ona katı bir hayat çizgisi ve inanç aşılamaz. Hayatı, hayatın içinde tanıması ve kişiliğinin şekillenmesi için serbest bırakır.
Che' nin bebekliğinden beri varolan hastalığı nedeniyle onun bu hastalığı daha rahat geçirebileceği iklim ve koşullarda yaşamasına imkan tanır.
Che hayata karşı ilk mücadelesini hastalığıyla boğuşarak ve o peşini ömür boyunca bırakmayacak olan astım krizlerine karşı verir. Bu mücadelenin bir tek galibi olur: Che !
Büyüdükçe hastalığına karşı iradesini devreye sokarak onu yine yenmesini bilecektir.
Duyarlı, duygulu bir çocuktur...
Küçükken kanadı kırık bir serçeyi çatıdan kurtarmak için hayatını tehlikeye atacak kadar duygulu bir çocuk olan Ernesto ile Küba fundalıklarından ailesine yazdığı mektupta Yaşam gücüyle dolu ve kana susamış Che arasındaki fark baba Ernesto Guevara Lynch'i düşündürecektir. Bunu anlamaya çalıştığında şu sonuca varacaktır:
Bir insanın haklı bir dava uğruna mücadele etme kararı aldıktan sonra ne kadar katılaşabileceğini anladım. Benim duygu dolu duygusal oğlum, artık geri dönemeyeceği bir görevi yerine getirebilmek için kendi duygusallığını yokediyordu (Oğlum Che syf 36)
Che için de devrime ve devrimci çalışmaya yön veren şey her devrimcide olduğu ve olması gerektiği gibi İnsan sevgisi dir. Sevgi ise yaratılan bir değerdir. Che' de sevginin gökten inmediğine, kimse tarafından bahşedilmediğine inanır. Gerçek sevgi çabadır. Emek verilerek yaratılandır. Sevgi, emek verildiğinde bir anlam kazanır. İnsanlar ancak eşit olduğunda iletişimle kurulacak bir sevgi büyütülebilir.
Bir devrimciyi devrimci yapan en temel şey duygu dolu yüreğidir. İnsanların eşitliğiyle kurulabilecek sevgi dünyasına duyulan özlemdir devrimcilik. Che' yi de iyi bir devrimci yapan temel nokta budur. Bu sevgi dünyasını kurmak içinse savaşmak şarttır. Efendilerin olmadığı bir düzen, değiştirerek değil, yıkıp yerine yenisini koyarak mümkün olacaktır. Che' nin ve yoldaşlarının silahlarına duydukları sevgi bunun içindir. Çünkü eskiyi yıkmak ancak silahla mümkündür.
Fidel Che'yi O'nun kişiliğinde düşünce ve eylem adamı birleşmiştir diye tanımlar. Ölümünün ardından yaptığı konuşmada şöyle der Fidel; Che'nin yazıları, Che'nin politik ve devrimci düşünceleri, Küba Devrimi sürecinde ve Latin Amerika Devrimi sürecinde asla tükenmez, eksilmez, sonsuza dek sürecek bir değer taşıyacak, değerin sürekli biçimde koruyacaktır. (.....) O'nun düşünceleri eylem adamının, düşünce adamının, eksiksiz ahlaki değerlere, üstün duyarlılığa, kusursuz davranışlara sahip bir insanın düşünceleri olarak evrensel bir öneme sahiptir ve her zaman sahip olacaktır.
Kübalıların dostu Che bütün Latin Amerika halklarının kurtuluş umudu ve önderidir.