ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
“Şiir, tarlaları sulayacak ve açlara ekmek verecektir. O, olgun başaklar boyunca dolanacaktır. Seyyahlar susuzluklarını onda gidereceklerdir. Ve o insanlar ne zaman çalışsalar ve ne zaman dinlenseler şarkısını söyleyecektir. Onları birleştirecek, halklar arasında akacaktır. O, yaşamın üremesini köklere taşıyarak vadiler açacaktır. Şiir, şarkı ve berekettir. (...) Verilen mücadeleye, söylenen şarkılara değer, yaşamış olmaya değer, çünkü onu sevdim.”(1)
Şiiri böyle anlatıyor Pablo Neruda. ömrünün 50. baharını yaşarken yazdığı dizelerin, bütün söylediklerinin gerçekleşmesini diliyor. Aslında sözlerinden emin. çünkü nasıl ki kavga, onun yaşadığı yıllara kadar hiç bitmemişse, hiç bitirilememişse şiirin de bunda payı vardır. Kavganın şiirini yazanlar vardır. Jan Neruda örneğin. Pablo Neruda’nın ölümünden sonra soyadını alarak yaşamaya karar verdiği çekoslovak ozan...
1904 yılında Şili’nin küçük bir kenti olan Parral’da dünyaya gelir Pablo Neruda. Memur bir baba ile öğretmen bir annenin çocuğudur. Daha iki aylıkken annesini kaybeder. Babası Pablo’nun daha sonra öz annesi kadar sevip bağlanacağı Trinidad Candia Merverde ile evlenir. 1920’de soyadını da değiştirip Neruda yaptıktan sonra Santiago’ya gider. ‹niversiteye yazılır. Fransız Dili ve Edebiyatı okurken şiir yazıyordur. Hem de hiç durmadan... Bir şiirini öğrenci Birliği’nin açtığı yarışmaya gönderir. Birinci olur. Yıl 1921’dir ve Pablo Neruda’nın eserleri birbirini kovalar. 1925’e gelindiğinde o artık ünlü bir ozan ve yazardır. Daha sonra devleti adına yurtdışında çeşitli görevler yapar. 1927-’45 yılları arasında Birmanya, Colombo, Batavia, Buenos Aires, Barcelona ve Madrid’de başkonsolosluk yapar. 1936’da İspanya İç Savaşı sırasında Cumhuriyetçiler’in tarafındadır. Dünya görüşü faşizme karşı olduğu için saflarını hep ezilen halkların yanında belirlemiştir. Latin Amerika’nın “kaderi”dir ki, ülkesinde yönetim darbelerle, cuntalarla Amerikan işbirlikçisi iktidarlarla değişir. İktidara gelen işbirlikçiler Neruda’nın konsolosluk görevine son verirler. Paris’e yerleşir. Orada Gabrial Garcia Marquez ve Perulu şair Cesar Vallejo ile tanışır. çok iyi bir dostlukları olur. Vallejo ile birlikte “İspanya’ya Yardım İçin İspanya-Amerika Grubu”nu kurarlar.
İspanya İç Savaşı Neruda’nın şiir anlayışını büyük oranda etkilemiştir. Şiiri elit bir kesimin uğraşı olarak görmekten sıyrılmış, ezilen halklar arasında yardımlaşma ve dayanışma aracı olarak görmeye başlamıştır.
Neruda 1937’de Şili’ye geri döner. “İspanya Gönüllerde” adlı kitabını yayınlar. Şili Halk Cephesi adayının aynı yıl cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte iktidar Neruda’yı İspanyol Cumhuriyetçiler’inin Şili’ye sığınmalarını düzenleme göreviyle Paris’e gönderir. 1940-43 yılları arasında ise Meksika’nın Meksico kentinde başkonsolos olarak çalışır. 1943’te görevi sona erdikten sonra Şili’ye dönerek politikaya aktif olarak katılır. 1945 seçimlerinde senatör olarak parlamentoya seçilir. Şili Komünist Partisi’ne girer. Şili Komünist Partisi 1948’de yasaklanınca Neruda’nın senatörlüğü de düşer. Yurtdışına çıkar. önce Meksika, ardından İtalya, Fransa, SSCB ve Çin Halk Cumhuriyeti... Vatan hasretiyle dolu yıllar... Sürgün duraklarından biri olan Varşova’da Pablo Picasso ve Paul Robeson ile birlikte Dünya Barış ödülü’nü alır. 1953’te daha demokratik bir hükümetin iktidara gelmesiyle yeniden Şili’ye döner ve aynı yıl kendisi için çok önemli olduğunu söylediği Stalin ödülü’nü alır. 1969’da Şili Komünist Partisi’nce Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilir, ancak Unidad Popular’ın adayı olan yakın dostu ve arkadaşı Salvador Allende’nin lehine seçimlerden çekilir. Unidad Popular’ın seçimi kazanmasıyla birlikte Allende, Neruda’yı Şili’nin Paris Büyükelçiliği görevine getirir. Aynı yıl yani 1971’de Pablo Neruda Nobel Edebiyat ödülü’nü alır.
Allende iktidarı uzun ömürlü olamamıştır. ABD emperyalizminin Pinochet aracılığıyla tezgahladığı askeri faşist cunta ile Allende katledilir. Cunta tarafından halka yoğun bir saldırı dalgası estirilir. Neruda da kendine düşen payı alır. Evi basılır, kitapları yağmalanır. Ve bir süre sonra bu yürekli, büyük ozanın öldüğü duyurulur.
“... Yalnızca ateşli bir sabırla tüm insanlara ışık, adalet ve onur saçacak mükemmel şehri kazanacağız. Böylece şiir boşuna yazılmış olmayacak.”(2) demişti Nobel barış ödülü’nü alırken.
Evet yürekli şair, şiir boşuna yazılmadı. Yazılmayacak...
1 - Pablo Neruda, ŞiirBoşuna Yazılmış Olmayacak, Sf:6
2 - Age. Sf:138
24 Ağustos 2007 17:42
seytan ucurtmasi
şiirler boşa yazılmaz kardeşim.saol güzel paylaşım....
24 Ağustos 2007 19:18
frozen
''şiiir yazmak barbarlıktır'
adorno...
25 Ağustos 2007 16:02
frozen
Auscwitz’den sonra şiir yazmak barbarlıktır.
Ve bu durum, bugün şiir yazmanın
niçin olanaksızlaştığına dair
sunulacak bilgiyi bile çürütür.
Adorno.
25 Ağustos 2007 16:06
sweetdreams
eline sağlık hocam...
25 Ağustos 2007 18:18
dude34
ger derse ki fuzuli güzellerde vefa var
aldanma ki şair sözü elbet yalandır
1 Eylül 2007 18:28
buz mavisi
1971de nobel barıs ödülünü aldıgında yaptıgı konusmanın bı kısmı:
umutsuzların en büyüğü olan zavallı ama kusursuz bir ozanın şu kehanette bulunmasının üstünden bugün tam yüzyıl geçti: 'a l'aurore, armés d'une ardente patience, nous entrerons aux splendides villes.' 'gün ışığında, ateşli bir sabırla silahlanmış olarak en güzel kentlere gireceğiz.'
kahin rimbaud'un bu kehanetine katılıyorum. karanlık bir yerden, diğerlerinden sert coğrafi koşullarla ayrılmış bir ülkeden geliyorum. ozanların en terkedilmişiydim, şiirlerim yöresel, acılı ve yağmurluydu. ancak daima insana inandım. umudumu hiçbir zaman yitirmedim. işte bunun için şiirim ve bayrağımla buraya ulaşabildim.
sonuç olarak, iyi niyetli tüm insanlara, işçilere, ozanlara, insanın geleceğinin rimbaud'un deyişinde ifade bulduğunu söyleyeceğim: yalnızca ateşli bir sabırla, tüm insanlara ışık, adalet ve onur getirecek kusursuz ve güzel bir kente kavuşacağız.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/13782
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.