gruplar
 hocalar
 okullar
 üye/içerik arama 


Konu Dışı - soru bu .. ya cevap..
 Sayfalar: 1  2  Sonraki Sayfa >>      Listelenen Kayitlar 1 - 20
 Yazar: Mesaj:
no control
no control
... Acaba niçin ölüm her yerde aynı olduğu halde köylüler ve fakir insanlar ona çok daha metin bir ruhla katlanırlar?...
(Montaigne)

Soru bu! Ya cevap?

İşte o cevabı vereceğim size. Çünkü ben, o fakir insanlardan biriyim. Ve hayatım kadar sade bir cevap vereceğim. Daha doğrusu, ölüm kadar çıplak bir cevap olacak bu. Zaten, başka türlüsü artık mümkün değil. Ölümümüz, ki halden bilen için, yukarıdaki sorunun da cevabıdır...

Nasıl öldük, biliyor musunuz?

Belki duydunuz. Başımıza gelenler gazete sayfalarında, TV ekranlarında gözünüze ilişti belki. Belki de bilmiyorsunuz. Çünkü çok görüp işittiniz böylesi haberleri ve kanıksayıp alıştınız. Öyle ya, o kadar çok ölüyoruz ki, artık ölüyor oluşumuz normal sayılıyor. Ne de olsa biz fakir insanlarız...

Fark ettiniz mi, ölümden bahsederken hep çoğul konuşuyorum. Öldük diyorum daima. Doğrusu bu çünkü; biz hep çoğul öldük. Azrail bile tane tane almadı canımızı. Tenezzül etmedi buna. Bir ekin destesi gibi, misliyle biçti bizi. Çünkü biz fakir insanlarız. Ölümü bile, şahsa özel cinsinden yaşayamayız. Hayatta hususi bir şeyimiz olmadı ki, ölümümüz özel olsun...

Kara güneş gözlüğü takan o malum zevat, cenazemize gelip saf tutmaz hiçbir zaman. Forslu arabaların tekerleği, bizim mezarlıklarımızın yolunu da bilmez. Ve ardımızdan, gazetelere taziye ilanları da verilmez. Sahi kaç paradır günlerce süren o ilanlar? Hani, çelenk gönderilmemesini, arzu edenin falanca vakfa bağışta bulunmasını rica ederler hep. Bu kadar da yüce gönüllü alçaklardır yani. Bize gelince, o ilanlara verilen kadar parayı, ömrümüz boyunca görmemişizdir. Ne de olsa biz fakir insanlarız...

Gazeteler için, bir günlük haber değerimiz vardır bizim. Hatta az sayıda ölmüşsek, sütunlarda esamemiz bile okunmaz. Ve lakin, çoğul ölürüz hep. İşte o zaman, akşam bültenlerine mozaikli görüntümüz düşer. Parçalanmış cesetlerimizi ancak sansürleyip gösterebilirler. Ama yine de belli olur parçalanmış bedenimiz, ellerimiz ve tenimiz. Bir de sağa sola fırlayan pabuçlarımızın en ucuzundan oluşu, belli olur. Ne de olsa biz fakir insanlarız...

Ve kimsenin aklında kalmayan isimlerimiz, altalta yazılıp sayılır. Sosyal devlet tarafından damgalanmış kimlik fotoğraflarımız akar ekrandan. İsimlerimiz de, resimlerimiz de hızlı hızlı geçer. Sanki rahatsız ettik der gibidir o fotoğraflardaki bakışlarımız. Kusura bakmayın der boynu bükük edamız. Ne de olsa biz fakir insanlarız...

Bir yerden bir yere gidiyorsak, bilin ki ekmek parası içindir. Hele bu mevsimde, o eski kamyonların kasalarında hep üstüsteyizdir. Keyiften değil, mecburiyettendir balık istifi seyahatlerimiz. Çünkü en ucuzu budur. Çoluk çocuk, yorganlar ve bulgurlar, hep beraber gideriz ölüme. Ki mevsimlik işçi derler adımıza. Gitmeyip ne edeceksin? Oksford bile olsa Urfa'da, biz yine karadeniz'e fındığa gideriz. Ne de olsa biz fakir insanlarız...

Ekmek parası için yola çıkarız da, geriye dönen hep tabutlarımız olur. Tabut dediysem, öyle askeri ve mülki erkana has afili tabutlara hiç benzemez bizimkisi. Hayatımız gibi, tabutumuz da ucuzundandır. Hem, ne şehit sayarlar bizi, ne de bayrak örtülür üzerimize. Çoğu kez tabut bile yetmez cesetlerimize. Yaşarken görmediğimiz ihtimamı, cesedimiz hiç göremez. Ne de olsa biz, fakir cesetleriz...

Burjuva orospuların selülit haberlerine geçmeden önce, buz gibi bir ses havadisimizi verir: Adıyaman'ın Kahta ilçesinden karadeniz'e fındık toplamaya giden işçileri taşıyan araç ile karşı yönden gelen kamyonun çarpışması sonucu, aralarında çocukların da olduğu 24 kişi öldü...

İşte bu haber, piyasaları hiç etkilemez. Biz öldük diye düşmez borsa. Böyle ölüyoruz diye, gece yarısı muhtırası da yayınlanmaz. Çıkarına uyan her şeye müdahil olan, o meşhur patronlar örgütünün umurunda bile değildir ölümümüz. Ne de olsa biz fakir insanlarız. Lafımız bile edilmez o kurtlar sofrasında. Ki o harami sofralarında yenilen hakkımız, içilen kanımızdır daima...

Sahi, siz o sorunun cevabını mı bekliyorsunuz hâlâ? Oysa biz, yaşarken ve ölürken verdik o cevabı. Şimdi sıra sizde! Bakalım, siz ne diyeceksiniz? Çaresizlik mi... Yoksulluğun zindana çevirdiği hayat ile, ölüm arasındaki çizginin ipince olması mı? Yoksa... Ne?

Biz yine öldük işte. Bir gece vakti. Yok olduk, hiç yaşamamış gibi hem de. Ama katlimize kayıtsız kalmayanlar da var bu memlekette. Ki onların yumruğu sıkılı, gözleri fena kara ve dilleri ezgilidir şimdi: Gün ola, devran döne, umut yetişe...

Dağlarının dağlarının ardında
değil öyle yoksulluklar hasretler
bir tek başak tanesi susuz kalmayacak
bir tek zeytin dalı bile yalnız
sıkıysa yağmasın yağmur
sıkıysa uyanmasın dağ
bu yürek ne güne durur...

Ümit İlter

6 defa alkışlanmış (6)  20 Ağustos 2007 15:36  mesajın adresini al  
no control
no control
SAĞOL

20 Ağustos 2007 15:41  mesajın adresini al  
aslan67
aslan67
ne denir?:P



reinforced concrete demis ki:

doğru söze ne denir...


20 Ağustos 2007 17:17  mesajın adresini al  
banshee
banshee
... Acaba niçin ölüm her yerde aynı olduğu halde köylüler ve fakir insanlar ona çok daha metin bir ruhla katlanırlar?...
(Montaigne)


Ümit İlter'in böyle bir sözü buralara çekmesine gülüyorum sadece. Montaigne'i bilmeyen bir zekadan çıkabilecek sözlerdir ancak bunlar. Bir de yurdumun insanını bunlarla melankolikliğe itmek yok mudur...

Montaigne göre ölümüm fakiri ya da zengini yoktur. SAdeec ölüm seramonisinin zengini ve fakiri vardır. Zengin olanda ağıtlar çok olduğu için ölümden korkulur. Aslında korkulan o ağıtlar ve cenaze arabasına yüklenen anlamlardır.Fakir de ise ağıtlar ve gösterişli seramoniler yoktur; bu nedenledir ki o korkulan öğeler olmadığındandır metin bir ruhla katlanılır bir ölüme...( bana göre değildir Montainge'e göre böyledir )

Evet bana göre gereksiz bir adam. Montaigne değil tabiiki de, bi haber olan Ümit İlter.


4 defa alkışlanmış (4)  20 Ağustos 2007 17:54  mesajın adresini al  
şımarık tohunç
şımarık tohunç

20 Ağustos 2007 17:59  mesajın adresini al  
witchontheroof
witchontheroof
Montaigne o cümleyi kurarken ne düşündü bilemem. belki montaignenin bakışına yazı uyum göstermemiş olabilir. ama yazılanlarla söz çok uyumlu olmuş.
ilter çok iyi bi iş çıkarmış paylaştığın için teşekkürler.
yazıyı okuyunca şahsen kendimden utandım :S

20 Ağustos 2007 18:09  mesajın adresini al  
şımarık tohunç
şımarık tohunç
ezim ezim ezilmişiz
kurutmuşlar kanımızı
bir çarmıha dizilmişiz
açlık almış canımızı

bir değil derdimiz bindir
biliriz bunlar nedendir
çalsın grev davulu
ayağa kalkma günüdür

onlar vermez alacağız
çığ gibi çoğalacağız
soygun talan tezgâhını
söküp yere çalacağız

Ümit İlter

20 Ağustos 2007 18:12  mesajın adresini al  
no control
no control
yazı alakalı yada alakasız yazılanlarla.bu sözü senın nasıl anladığınla alakalıdır.tıpkı ölümü nasıl algıladığın gibidir.zaten yazıda ölümlere göz yummadan bahsediliyor...kaldıkı burada melankoliklik olduğunu söylemekte gariptir.yazıda ayaga kalkmaktan diirenmekten bahsediliken nasıl melankolik oluyor orasıda tartısılır tabi...

2 defa alkışlanmış (2)  20 Ağustos 2007 18:16  mesajın adresini al  
seytan ucurtmasi
seytan ucurtmasi
güzel yazı ...

20 Ağustos 2007 18:56  mesajın adresini al  
banshee
banshee
Ya bırak bunları, Melankolik bir yazı işte. Ne yani sevinç ve neşe mi veriyor insana? Yoksa çalışmak için güç mü? motive eden bir yazı mı? Okuduğunu anlıyor musun? Ölüm teması var, çalışmaya çalışırken ölmek, değersizlik var... Sen kalk da buna melankolik olmadığını söyle... Pardon ama sen yazıda ana düşünce veya tema çıkarmasını öğrenmedin mi ortaokulda?
Yazıyla alakalı olmalı alıntı yapılırken, ne büyük bir terbiyesizliktir dünyaca ünlü bir yazarın yazılarını alıntı yaparak onun tasvip etmediği şeyler söylemek zira Montaigne için sınıfsal ayrımlar yoktur, ölüm korkunç bir şey değildir. Montaigne yüzyılında ise krallara yazan bir yazardır. İşçilerle içli dışlı değildir. Ne büyük bir terbiyesizlik...



no control demis ki:

yazı alakalı yada alakasız yazılanlarla.bu sözü senın nasıl anladığınla alakalıdır.tıpkı ölümü nasıl algıladığın gibidir.zaten yazıda ölümlere göz yummadan bahsediliyor...kaldıkı burada melankoliklik olduğunu söylemekte gariptir.yazıda ayaga kalkmaktan diirenmekten bahsediliken nasıl melankolik oluyor orasıda tartısılır tabi...


2 defa alkışlanmış (2)  20 Ağustos 2007 19:06  mesajın adresini al  
şımarık tohunç
şımarık tohunç
bunun nesi terbiyesizlik onu anlamadım ben, sanırım sen ahlak ve terbiye kavramlarına ayakların tavanda bakıyorsun... tutturmuşsun bir melankoli, gün ola devran döne ...

1 defa alkışlanmış (1)  20 Ağustos 2007 19:10  mesajın adresini al  
no control
no control
birincisi tavrına dikkat etsen sevinirim.ikincisi sen olaya nerden ve nasıl bakıyorsun.yazı sen sevin diye yazılmamıs zaten.yazının yazılma amacı yapılan haksızlıklardır.ölümün guzelllıgı yada cırkınlıgı dııl.orada ınsanlara yaplan hasızlık anlatılıyor.insanların degersız bir mal gibi muamele gormesınden bahsediliyor...sende ailenden yada okuldan terbiye nedir ogrenmedinmi.

4 defa alkışlanmış (4)  20 Ağustos 2007 19:18  mesajın adresini al  
banshee
banshee
Bir yazıyı alıntı yapacağın zaman o yazıyı tamamen anlaman lazımdır ki, onun tam tersi düşünceler ortaya koymayasın. Budur edebiyatta terbiyesizlik. Adap kurallarından bahsetmiyorum ki sen işin içine ahlak sokuyorsun. Ayakların tavanda değilde ayakların yere basmamış senin mesala; çünkü sen daha neden bahsettiğimi anlayamamışsın.

Gün ola devran döne lafı da sana kalsın. Bak her şey açık. Ümit İlter'e dir lafım. İlla yazıyı övmemiz mi lazım? yeremeyiz mi? Başlık açınca illa mükemmel mi olması lazım o işin?

2 defa alkışlanmış (2)  20 Ağustos 2007 19:21  mesajın adresini al  
seytan ucurtmasi
seytan ucurtmasi
ayrıca hayatın acı olan gerçek yönlerini melankoli olarak değerlendirmek te ilginç bi yaklaşım...
montaigne nin düşüncelerini ondan iyi kimse bilemzdi heralde.bu yazıyı nasıl değerlendireceğini de...hani motaigne okumakla olmuyo bu...
demek krallara yazardı ha .bak seen:))
girersin yorumunu yazıp çıkarsın.beğendim yada beğenmedim diye.yazarı gereksiz bi adam diye değerlendirmek sana düşmez...asıl terbiyesizlik bence budur...
araya girmiş oldum .özür dilerim...

2 defa alkışlanmış (2)  20 Ağustos 2007 19:22  mesajın adresini al  
no control
no control
kıımse sev demiyor sana.sadece yazı ne ile ilgiliyse ne anlatılıyorsa onunla ılgılı yorum yapılmalı.kımsenın edebiyat bilgisini tartısamazsın burada.hele ümit ilterin.ziira tanımıyosun bile adamı.

3 defa alkışlanmış (3)  20 Ağustos 2007 19:23  mesajın adresini al  
banshee
banshee
Tavrım yerindedir. Kimseye kişisel bir hakaret etmedim tam tersine yazıya söyleyeceğimi söyledim. Sizler yazıyı çok sevmişsiniz, toz kondurmuyorsunuz belli ama bu yazının o alıntıyla başlaması çok yanlış. Montaigne'i çağ gereği uzağından geçen bir yazı. Ama hala anlamıyorsunuz. Anladım ki edebiyat konuşulmazmış burda, neyse sağlık olsun.
Ailemden terbiye edinmekle ebebiyattaki terbiye öğelerini anlamamışsın ve gelmiş bana hakaret ediyorsun. Halbuki ksana bir şey dememişken. Ve şimdi de sana yazık diyorum Çıkar at gözlüklerini, sana laf sokan yok.



no control demis ki:

birincisi tavrına dikkat etsen sevinirim.ikincisi sen olaya nerden ve nasıl bakıyorsun.yazı sen sevin diye yazılmamıs zaten.yazının yazılma amacı yapılan haksızlıklardır.ölümün guzelllıgı yada cırkınlıgı dııl.orada ınsanlara yaplan hasızlık anlatılıyor.insanların degersız bir mal gibi muamele gormesınden bahsediliyor...sende ailenden yada okuldan terbiye nedir ogrenmedinmi.


2 defa alkışlanmış (2)  20 Ağustos 2007 19:25  mesajın adresini al  
banshee
banshee



Tanımıyor muyum:):)
Şakasın sen yaa. Tanıyorum.Hem de zannettiğinden daha fazla. Çok bilmiş :):)
no control demis ki:

kıımse sev demiyor sana.sadece yazı ne ile ilgiliyse ne anlatılıyorsa onunla ılgılı yorum yapılmalı.kımsenın edebiyat bilgisini tartısamazsın burada.hele ümit ilterin.ziira tanımıyosun bile adamı.


20 Ağustos 2007 19:26  mesajın adresini al  
şımarık tohunç
şımarık tohunç


Katılıyorum, ona gıcığın başlığı görünce mi aklına geldi derler :)

no control demis ki:

kıımse sev demiyor sana.sadece yazı ne ile ilgiliyse ne anlatılıyorsa onunla ılgılı yorum yapılmalı.kımsenın edebiyat bilgisini tartısamazsın burada.hele ümit ilterin.ziira tanımıyosun bile adamı.


20 Ağustos 2007 19:29  mesajın adresini al  
extremo
extremo
hoş

20 Ağustos 2007 19:31  mesajın adresini al  
banshee
banshee
Kiminle ne konuşuyorum ki. Sen daha no control, karşındakini tanımadan hüküm yürütebiliyorsun. Aşmışsın sen zaten. Ama gek gör ki, benim hakkımda yanıldın.

Gereksizmiş tartışmak hakikaten. Bravo, alkışlar sana. he no control he
Ben tanımıyorum Ümit İlter'i... Kocaman bir alkış... Al hepsini de ben alkışlıyorum bir kere. Ne de olsa alkışın iki anlamı vardır. Buyurun devam edin. Ama at gözlüklerine dikkat. Düşürmeyin sakın he.

1 defa alkışlanmış (1)  20 Ağustos 2007 19:31  mesajın adresini al  
 Sayfalar: 1  2  Sonraki Sayfa >>      Listelenen Kayitlar 1 - 20
bloguna / web sayfana ekle Bloguna / Web Sayfana Ekle     arkadaşlarına gönder Arkadaşlarına Gönder     başlığın adresini al Başlığın Adresini Al     favori başlıklarına ekle Favori Başlıklarına Ekle


  Sen de binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
Hoşgeldin!

OrtaKantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008