ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum  güncel  Nihat Genç in ekşi sözlük yorumları
cevap hakki elestiri eksi sozluk nihat genc
Sayfalar: 1  2  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 15
 
luca leotardo
luca leotardo
 1   ~ 392 gün   mesajın adresini al  
 
my eraser pişişik
my eraser pişişik
hiç ilgilenmiyorum derken az kalsın hiç sikimde diil dicekti::D
~ 392 gün   mesajın adresini al  
 
no control
no control
son anda kıvırmış :)
~ 392 gün   mesajın adresini al  
 
my eraser pişişik
my eraser pişişik
walla bu adam esprileriyle beni öldürüo
~ 392 gün   mesajın adresini al  
 
craccker
craccker
yazar dediğin böyle olcak , ne demek istediği açık ve net ve hatta para küte kafalara vura vura söylicek.. yannız orkid kullanan erkek lafıda iyimiş :D uhauhauha
~ 392 gün   mesajın adresini al  
 
hayda.bre
hayda.bre


ahaha orkid kullanan erkee bende koptum yaa :D
küfür edecekende iyi kıvırdı :)
craccker demis ki:

yazar dediğin böyle olcak , ne demek istediği açık ve net ve hatta para küte kafalara vura vura söylicek.. yannız orkid kullanan erkek lafıda iyimiş :D uhauhauha

~ 392 gün   mesajın adresini al  
 
karpuz
karpuz
kısa kesmiyo ki aydın havası olsun canım..konuşuyo konuşuyo ama sadete gelmiyo,çözüm ne babacım çözüm
~ 392 gün   mesajın adresini al  
 
kafamagöre
kafamagöre
bu adam 10 numara yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
~ 392 gün   mesajın adresini al  
 
my eraser pişişik
my eraser pişişik
mhpnin otoparkı istemeside hoş
~ 392 gün   mesajın adresini al  
 
olympos
olympos
Nihat Genç ya adamım:D
bu adam gibi dobra dobra konusan 2. biri yok bu ülkede
~ 392 gün   mesajın adresini al  
 
lillian
lillian
eksisozlukte kendisine syfalarca cok guzel cevaplar verilmistir, bu bence onlardan en iyisi. ici bos haha super adam yaa gibi yorumlarda bulunmak dısında neyin ne olduunu merak eden arkadaslar icin buraya koymak istedim yazıyı.


16-17 yaşlarımda, yani bundan bir 10 sene önce, okuyordum onu. leman dergisi aman yarabbim bir olay. her haftasonu biri dergiyi alır, el değiştirir, cümlelerimiz leman, sözlerimiz leman, kelimelerimiz leman, esprilerimiz leman. bir dergi değil; kültürümüz, içinde yaşadığımız hava gibi bir şey.

ve nihat genç. okuyoruz, cümlelerinin peşindeyiz, etkilenmemek mümkün değil. 17 yaşındayız, dünyanın en kırılgan yaşı. o yaşlarda çocuklar bir sözün peşine yollara düşer, bir kelimenin ahengine kavga çıkar, bir yan bakış olay. iki tane kıçıkırık basit sözün arkasına milyonlar düşüyor o çağda. hala ülkü ocakları tıklım tıklım 17 yaşındakilerle doludur, hepsi vatanı kurtaracak, hepsi dünyanın en kahramanları. insan bu yaşta mürit gibi olur. hepimiz fanatiğiz. cümleler öyle tahribat yaratır bedenimizde, aklımızı bozar. kelimeler düşüncelerimizi şekillendirir, kelimeler o yaşlarda düşüncelerimizle hayatlarımızı değiştirir. kelimeler hayatımız olur. bozuk, aptalca cümleler ve sloganlarla binlerce genç öldü bu ülkede, at gözlüğü gibi bağladı insanların hayatlarını. güzel kelimelerse bizi adam yapar. mesela beethoven'dan keyif almayı öğretir, insan gibi yaşamaktan, haktan, bilimden, insanı insan olmakla değerli yapan şeylerden haz almayı öğretir. biri insanı yaşama katar, diğerleri yaşamdan alır tabuta sokar. bundan bitmeyecek edip cansever okuyan çocuklarla, nihal atsız okuyan çocukların hesaplaşması, bir ömür son bulmayacak, başka dillerin ayrı insanların gibi yanyana yaşıyorlar sokaklarda.

o devirler nihat genç yazıyor, biz okuyoruz. bir nihat genç değil, mürid değiliz, her şeyi okuyoruz.

zaman da geçiyor. benlik yalnızca okumayla inşa edilmiyor, okuduklarının, bildiklerinin ne olduğunu da hayatla sınıyorsun, hayattan öğreniyorsun. işte bir huzur kelimesi, öğrenene kadar insanın hayatı geçer. hepimiz cümle içerisinde rahatça kullanıyoruz, ama bir an geliyor, huzur nedir öğreniyorsun. ellerin titriyor. gözün kamaşıyor. yerinden kımıldayamıyorsun. huzur bir kelime değil, bir oluş, kavram onu tasvire belki mahir ama ne olduğunu öğretmiyor. kavramların, inandıklarımızın neler olduğunu ancak yaşayarak öğreniyoruz. bir kelimenin gerçekten ne manaya geldiğini yaşamla tecrübe ediyoruz ve o tecrübeler bizi biz yapıyor, inceltiyor, şekillendiriyor, doğrultuyor. weis'in hikayesi, eskiden demirciler, demir yapmak için, demirci ocağından çıkan süngeri balyozlarla döverlermiş. hayat da böyle bir ruh döveni, ateşlerde yanmadan, darbe almadan, kelimelerin ne olduğunu anlamıyorsun.

zaman hepimizi sınıyor, hayat hepimizi değiştiriyor. bizler büyüdük, nihat genç de değişti: delirdi.

böyle diyince hakaret.

örgütten yetişme tahir öğretmen yazısında tahir öğretmeni uzun uzun anlatır nihat genç. saçma sapan bağlantısız onlarca cümlesi arasında dosdoğru şeyler söyler hoca. nihat genç ikircikli kalır, hem absürd şeyler söylüyor hem de benim gibi düşünüyor diye huzursuz olur, içinden de inşallah normaldir, normal biridir diye dua eder. nihayetinde, nihat genç dayanamaz sorar neden benim gibi düşünenler, deli diye geziyor tahir hoca'nın hakkı kalmasın, öyle bir delilik değil.

nihat genç, gerçeklikle bağlantısını kopardı.bin yazısında kendisinden aydın diye bahseder, o zaman sormak haktır, bir aydın, bir düşünce adamı bunlarla mı uğraşır? bir aydının, bir düşünce adamının üreteceği düşüncedir, derdi fikirdir, meşgalesi bundan öteye gitmez. fikirlerle fikirle mücadele eder, fikirlere çelikten fikirler kuşanır, daha güzel cümleler, daha iyi argümanlar, daha güçlü delillerle fikrini ortaya koyar. çünkü fikir adamının derdi de sadakati de hakikatedir. çabası, her şeyi hakikati bulmak üzerine kuruludur. eğer bir fikir adamı hakikatle kendisini değiş tokuş edemiyorsa, fikir adamı filan değil, kendisine tapan bir borazana dönmüştür. bir fikir tartışması bundan fikri söyleyenlerden tamamen bağımsız geçer, bir fikir tartışmasının yeri bizim evrenimiz dahi değil, fikirler evrenidir. karşıdaki ancak o fikri söyleyen, o fikri dillendiren bir fanidir. fikir kişileri aşar, zamanı aşar, hayatı aşar, düşünce yaşamı yeniden şekillendirir. işte biz hepimiz, şurada bir kaç tane bildiğimiz gerçeği, bir konu hakkındaki fikrimizi söyleyen insanlarız. biz olmasak da bu fikirler varlar, biz öğrendik, bildik, seslendiriyoruz ama hakikat orada. hakikat bizden bağımsız, hakikat bizden ayrık, hakikat bizsiz de var. fikirlerimiz, hislerimiz şurada beyan ediliyor, hepimiz görüyoruz, bu fikirler bizden tam bağımsız, biz çürüsek de çürümüyorlar.

nihat genç'se fikirleri filan bıraktı, sürekli isimlere saldırıyor. o isimler olmasa, o isimler yerin dibine yatsa bu fikirler gene olacak, bu fikirler yığın yığın başka dudaklardan başka isimlerden gene çıkacak. fikirlere saygısını kaybetmiş, fikirlere fikirle mücadele etmekten vazgeçmiş insan hakikati de umursamaz. hakikati bulma yolu kalmadığından, yolunu kaybeder, kim neci, nereden geliyor, ondan başka bir manevrası kalmaz.

işte kalmadı. hakikate de saygısı yok. düştüğü nokta burası. ekşi sözlük yazarları 35-40 yaşlarında aktüelde, ntv'de çalışan editoryal bir kadro tarafından yönetiliyormuş, bu kadrı, yazarların kendisi hakkında iyi şeyler yazmasına engel oluyormuş. bunu rahatça söyledi. hakikat bu mu? hakikate hala inanan biriyse nihat genç, hadi ispatlasın. medeni kanun'da yazar, insanlığın yarattığı en bilge kurallardan biri, herkes iddiasını ispatla mesuldur. nihat genç de medeni davransın. buyursun ispatlasın. çünkü eğer ispatlamazsa, müfteridir, eğer ispatlamazsa düştüğü yer bellidir.

hakikate saygısı olan insan, böyle bir laf etmez. hilaf-ı hakikati gerçek gibi söylemez. çünkü gerçek önemlidir, gerçek hepimizi bağlar, hepimiz gerçekliğin içinde yaşarız. gözümüz de kapatsak, kabul de etmesek, sabahtan akşama solipsist benliğimizi tatmin etmek için en ben merkezci düşüncelerle egomuza cila da çeksek gerçek orada. hayatta daha güçlü, daha önemli, daha büyük bir şey yok. sırf bir gerçek, bütün dünyayı değiştiriyor, insanları dönüştürüyor, sistemleri yıkıyor. basit bir gerçek, bütün insanların eşit olduğu inancı tüm dünya düzenini alt üst etti. bir fikir adamı buna saygı duyar. duymuyorsa her şeyi yapar. işte rahatça söylüyor, sanki gerçekmiş gibi televizyondan milyonlara beyan ediyor. utanmıyor. gerçek dışı bir şeyi söylemek insanın yüzünü kızartmalı, demek ki gerçek olmadığına da inanmıyor. bunu gerçek sanıyor. tek bir delili olmamasına rağmen, tek bir mesneti olmamasına rağmen öyle sanıyor, sandığını gerçek gibi söyleyebiliyor. bir insan hem böyle davranıp hem kendine fikir adamı diyemez, o saatten sonra ancak fikir adamı olduğunu zanneder.

edebiyat dersleri sayfa 199 nihat genç diyor ki yüzlerce şahsiyeti, o sabetaycı, o mason, o yahudi diye düşmanlaştırmak birbirlerinin işine geliyor. kovmak, damgalamak bu kadar kolay. biz osmanlı bakiyesi üzerinde oturuyoruz. yüz bin çeşit ırk, mezheple yaşadık. biz, insanları yaptıkları-ettikleriyle değerlendiririz. insanların hangi ırk, hangi cemaat oluşları bizi hiç ilgilendirmez. bu palavralar, bu uydurmalar, bu karalamalar, bu insanları vahşice sığır gibi damgalamalara yüzlerce genç neden inanır?

şimdi yüzlerce genç, nihat genç'in ağzından insanların sığır gibi damgalanmasına inanıyor. orhan pamuk hakkında, murat belge hakkında neler dedi, hiç bir belgesi, tek bir ispatı yok. kazmalar ve maşalar yazısını belki kendi unuttu, buyursun bir daha okusun. bir de vatan hainliği ile insanları suçladı, bizzat damgaladı. yahudi diyince palavra, uydurma, kara çalma oluyor, oluyor ama sebebi bir insana bir ırka mensubiyetinin atfedilmesi değil, bizzat hilaf-ı hakikat olması. nedir insanlara sabetayist denilince bunca kızmamamıza sebep olan şey? bunun bir etnik kimlik olması mı? önce bunun hakikat olmaması. sonra sabetayistler üstüne yüklenilen bütün kavramların gerçek dışı olması. işte yahudiler, efsaneleri dünyayı sardı, bin bir yalan, kara çalma, riya ile bu insanları yerin dibine soktular, sokaklarda süründürdüler. iftira üstüne iftira ile bir etnik grubu şeytana çevirdiler, sonra da o gruba mensup diye insanların katlini vacip gördüler. bu akılsızlık, bu izansızlık, bu adaletsizlik hepimizi öfkeden deliye döndürüyor, sorunumuz ise birilerine yahudi denmesi değil, hakikate karşı sistematik hale gelmiş bu saygısızlık, gerçekleri çarpıtma, yalancılık, riyakarlık. o zaman ilke yukarıda kendini yeniden gösteriyor, hiç bir insana karşı hilaf-ı hakikat suçlamada bulunulamaz. ahlakın ilk kuralı: hakikate saygı.

nihat genç aynı yazısında devam eder, biz, insanları ahlakları ve hukuklarından sorumlu tutmalıyız. bu karalamalara, bu görünmez gizli icatlara neden inanıyoruz?

ahlakından ve hukukundan sorumlu tutulmalısın nihat genç ve bu halin içler acısı. şurada yıllarca seni okumuş biri olarak bağırıyorum, kendine gel. sorun, sözlük yazarlarına hilaf-ı hakikat isnad etmenle değil, sorun, herkese bunu yapman. fikirlerle bağını kopardın, bu ülkenin meselelerini, sorunlarını, yaşamını fikirlerle izah edemiyorsun, bu ülkenin özgürlükle, refahla ilgili sorunlarına hakikate uygun bilimsel cevaplar getiremiyorsun. kötü bir demogojiyle makyajlanmış kardeşlerim ünlemi gerisine eklediğin kelimelerden oluşan cümlelerin fikri hiç bir değer taşımıyor. chomsky ile, hobsbawm ile, giddens ile yani evrensel değeri olan hiç bir adamla fikri düzlemde eşitliğin kalmadı. neden bizim fikir adamlarımız değil sorularının gerisinde dahi hep bu lokal, küçük, millet orjinli açmazlar bulunuyor. çünkü etnik kimlikleri, tabiyetleri değil, o insanları evrensel kılan, bizzat hepimize dair olan fikirleri. bütün dünyada geçerli, hepimizi kapsayan yüksek ideaları. işte camus, işte goethe, işte shakespeare hangi millete, tabiyete sığdırılabilir? getirdikleri yüksek fikirler ve değerlerle hepimizi, bütün insanlığı kapsayan bu adamların özgünlüğü de, nüvesi de bir idea ve sen şaşkın bir millet kavgası içerisinde evrensel olan tüm idealardan sınıfta kalıyorsun. geri dön, fikir mücadelesine dön, hakikati aramaya devam et, bir güzel fikirle, hayatımızı yeniden anlamlandıracak evrensel bir cümleyle geri dön. yapamıyorsun, yapamadıkça hakikatle bağın daha da kopuyor, daha da kötü bir yere düşüyorsun. insanlarla, gizli oyunlarla, icatlarla uğraşmaktan fikir üretmeye halin kalmadı, fikir adamlığından çıktın, bir büyük suçlama makinesine dönüştün, savcı gibi geziyorsun.

ve şimdi sıra sözlüğe geldi. her taşı tuttuk bir bu kaldı. bu kadar basiti, bu kadar küçüğü de olmamalı. insan buraya düşmemeli, en nihayetinde ekşi sözlük gibi bir siteyle dahi mücadele edecek kadar kendini aşağı çekmemeli. her şey bitti, ekşi sözlük üzerindeki gizli oyunları nihat genç ortaya koyuyor. hayırlı uğurlu olsun, herhalde biri bizim aklımızı sınıyor.

şurada şu kadar eleştiri var, bu kadar insan fikirlerini beyan etmiş, kimi yermiş, kimi övmüş. ama bu fikirler var ve bu fikirleri yalnız ekşi sözlük yazarları düşünmüyor, bu fikirleri sokakta dolaşan binlerce insan düşünüyor çünkü bu fikirler doğru sebeplere, hakikate uygun tespitlere ve yüksek ilkelere sahip. bu fikirler argümanla, delille, ilkeyle, ahlakla beyan ediliyor. bu insanların hepsine kara çalsak, hepsi analarıyla 40 kere zina etmiş olsa ne fayda, bu fikir orada ve doğruysa, işte doğru. ona biat etmek durumundayız. bu fikirler rahatsız edici olabilir, eleştiriler haksız olabilir, o zaman nihat genç çıkar bu fikirleri çürütür. nihat genç'in elinde televizyon kanalı var, dergiler var, beyan eder, tek tek bir fikir adamı gibi fikirle mücadele eder. gerçeği, hakikati bize gösterir. ama bir fikir adamı ben bu fikri ciddiye almıyorum dediği yerde kendisine saygısı varsa kara çalmaz, icat çıkarmaz. fikre hiç bir şey demeden, o fikrin sahibine iftirada bulunmaz.

bütün eleştirilerimize gelen muhteşem cevaba bakın, ekşi sözlük yazarları editoryal bir kadro tarafından yönetiliyormuş, nihat genç hakkında övgüleri engelleniyormuş her olgunun arkasında bir gizli el, bir cemaat, bir oyun arayan gözün gördüğü şey nihayetinde buna erdi. 10.000 tane yazarın olduğu yerde, böyle bir şeye girişilecek, her yazarın yazdığının dakkasında beyan edildiği yerde bu icra edilecek, kimse duymayacak bir nihat genç'e malum olacak. şıh mısın nihat genç, rüyaya mı yattın? bütün dünyayı kandırdık, herkesi susturduk, 10.000 adam terminatör gibi birbirimize bağlandık, bilgisayar gibi programlandık bir sen keşfettin, gel akılla bağdaştır. eşşeği çayıra götürmüşler bu cennettir demiş, eşşeğin muhayyeli belli çayırı cennet sanar, insana böyle vehim yakışmaz. bu kadar absürd beyanat, her şeyin arkasında bir komplo arayıcılık akıl tutulmasına dalalet eder.

insan utanıyor, çıka çıka komplo bu çıktı. yalçın küçük de komplocu ama adam uğraşmış, komplike bir senaryo, akla dalalet eden bir büyük tablo buluvermiş. bütün gün onu anlatıyor. hakikatle alakası yok ama, en azından senaryosu sağlam. bu ne? ekşi sözlük yazarları ntvde çalışıyormuş, 35-40 yaşlarında insanlarmış, sözlük yazarını engelliyorlarmış. aklına ilk gelen fikir dahi insanın bu kadar basit olmaz. bu basitlik insanın canını acıtıyor. bari daha derin, daha kompleks bir şey çıkarsaydın, hakikatle bağın koptu, bari insanların gerçek sanacağı bir şey deseydin de yüzümüz senin için kızarmasaydı. en azından bu durum gerçek dışı bir şey söylemeye karşı utancı ifade eder, insan bir yalan atar ama onun gerçek sanılması ile gerçek dışı bir şey söylemenin utancından kurtulur. bu tam kör göze parmak. açıkça hakikat dışı, söylüyor, biliyor, yüzü de kızarmıyor.

şimdi nihat genç, fikir adamı, aydın. nihayetinde ekşi sözlükteki eleştirilerine bile ancak çocuk aklının kabul edebileceği bir komplo senaryosu ile cevap verebilecek merhaleye düşmüş bir insanın fikir adamlığı ancak cahillere hitap eder. gözümüzde hiç değeri yok, burada bunu söyleyebiliyorsa, hakikatin ispatı bu kadar kolayken, hilaf-ı hakikati tercih edebiliyorsa ve bir insan eğer olguları izah ederken artık gerçekliği değil komplo senaryolarını, beşi bir yerde oyunları beyan etmek zorunda kalıyorsa, fikir adamlığı da komplo senaryoları gibi isimlendirilir, kelime belli: vehim

bundan sonra cevap ancak nihat genç tarafından nihat genç'e verilebilir, yazının adı türkiye'nin aptalları, edebiyat dersleri kitabı, sayfa 200

birkaç manyak, birkaç vahşi zekalı bu tür kitaplar yazabilir ve bizlere de ilginç gelir, öğrenir, bakarız. ama tüm türkiye'yi, tüm tarihi bu gizli eller yönetiyormuş gibi değerlendiren ve milyonlarca aptal okuyucu bulan bu görüşler neden hala tutuluyor? cahil olduğumuz için. neden yüz binlerce okuyucu, imam hatipliler gibi bu manipülelerin dolmuşuna geliyor. kandırılabilecek kadar küçücük zekalarımız olduğundan! diyelim ben aydın doğan'ı, orhan pamuk'u ismail cem'i hiç sevmem. ve ömrüm oldukça bunlarla mahkemelerde savaşacağım.. ama bu isimler benim siyasi, edebi muarrızlarım diye bunlara yunanmış, sırpmış, yahudiymiş, masonmuş gibi laf atmak, alçaklığın şerefsizliğin alasıdır. onlarla baş edemeyince, gizli karanlık bir cemaatin üyesi gibi damgalar vurup, gençlerin kafasını karıştırmak utanmazlık sorumsuzluğun daniskasıdır.
~ 392 gün   mesajın adresini al  
 
avicenna
avicenna
çılgın sosyalist nihat genç . amansız antiemperyalizm kartalı yürü be kim tutar seni ..
~ 392 gün   mesajın adresini al  
 
boomerang ¹³
boomerang ¹³
ekşisözlüğün geneline değil direkt tanışıklığı olan ekşisözlük yazarlarına laf atıyor..

bu çok büyük bir fark..
~ 392 gün   mesajın adresini al  
 
panik_yok
panik_yok
tüm ekşisözlüge bunu mal etmek yanlış bence ama
~ 391 gün   mesajın adresini al  
 
tilbac
tilbac
gece fareleri yılanlar yani:D
~ 391 gün   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 15

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!
Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008