ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum > güncel > Sivil Örümcekler, AB, Soros ve Radikal Gazetesi
radikal yalan emperyalizm ve isbirlikciler soros vakfi
Sayfalar: 1  2  3  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 12
 
*jakoben*
*jakoben*
Topraklarımızda ABD ve AB Emperyalizmi tarafından yönlendirilenler uzun süredir cirit atıyor. Dünyayı yönetenler, kurumlaşmalarını Türkiye’de de sürdürüyor. Dün TESEV’i ve vb.lerini örgütleyerek topraklarımızda emperyalizmin propagandasını yürütenler, bugün de AB’nin ahtapot kollarına Türkiye Halkını teslim etmek için yeni yeni kurumlar yaratıyorlar.

Günümüzde AB’nin maskesinin ulusal çapta düşmeye başlaması, ABD-AB yanlısı çevreyi hareketlendirdi. Finans-Kapitalin karşı kamuoyu oluşturması için sivil örümcekler görev başında. Soros tarafından beslenen TESEV yöneticileri, bugün AB Emperyalizmi için propaganda savaşına girişti.

Dünya politikalarını belirleyen Bilderberg örgütünün Türkiye kolları; TESEV ve Açık Toplum Enstitüsü bünyesinde çalışıyorlar ve Türkiye politikasını belirlemek için milyon dolarlar harcıyorlar, harcayacaklar. Şimdi düğmeye AB için basıldı. Bu nedenle bu çalışmayı, yoğunlaştırılmış olarak AB için sürdürüyorlar.

Nasıl mı?

AB yanlısı bir yayın çıkarıyor ve bunu Türkiye’nin en etkin medya grubunun desteğiyle dağıtıyorlar. İşte bu derginin adı “Kriter”.

Radikal gazetesinin eki olarak dağıtılan birinci hamur kuşe baskı Kriter Dergisi, AB’nin açık propagandasını yapıyor ve kamuoyu oluşturuyor.

Her ne kadar inkar etseler de, projelerden beslenen bu şirketler, Türkiye’deki sivil örümceklerden bir tanesidir. Görevi topluma AB’yi sevdirmek, AB konusunda “bilgilendirmek”tir. Aydın Doğan’ın sahibi olduğu Doğan Holding bünyesinde bulunan Radikal gazetesi tarafından ücretsiz dağıtılan ve Doğan matbaalarında basılan dergi, tüm içeriğiyle AB propagandası yapıyor.

Eskiden CNN Türk’te şimdi de Kanal D’de açık bir şekilde ABD ve AB Emperyalizminin borazanlığını yapan Mehmet Ali Birand, bu dergiyi de yönlendiriyor. Tüm mesaisini AB için harcadığı, çıkardığı dergiden belli olan Birand’lar, ailecek AB’den fonlanmışlardır. Kriter dergisi, kamuoyunun yakından tanıdığı ve ‘AB için her türlü tavizi verelim’ diyen isimleri bir araya getirmiş.



Bildiğimiz gibi, Radikal gazetesi, Doğan Medya Grubunundur. Bu gazetenin eki olarak dağıtılan Kriter’in Genel Yayın Yönetmeni de, hepimizin çok yakından tanıdığı Mehmet Ali Birand’ın oğlu Umur Birand’dır. Her gün babası TV kanallarından AB propagandası yaparken, bu yetmiyormuş gibi, kendisine “Kriter” dergisinin çıkarılması görevi verilmiştir.

Niçin sivil örümcekler dedik, bakın aşağıda vereceğimiz isimlere!.. Bu isimler Türkiye’yi yönlendiren ve Bilderberg şırıngasından geçmiş isimler. Yani Türkiye’yi perde arkasından yönlendirenler. Piyasaya çıkmayan, ama Soros vakıflarından beslenen, gerektiği zaman görüşlerini etkili ve de yetkili çevrelere sunan sivil örümceklerimiz. Tanıyalım:

Mehmet Ali Birand’ın da yazı kurulunda görev yaptığı dergide, TESEV koordinatörlerinden Özden Sanberk de yazıyor. Bildiğimiz gibi, o da Bilderbergci bir dış politika uzmanı ve büyükelçi.

Doğal olarak, olmazsa olmaz bir kişi de; Can Paker. Hangi taşı kaldırırsanız kaldırın altından bu zat çıkar. Türk Henkel müdürü, TESEV kurucusu, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Disiplin Komitesi Başkanı olup, Soros’un son Türkiye gezisinde beraber olduğu dar kadronun içindedir. “Açık Toplum Enstitüsü” Yöneticilerindendir. Uluslararası İstanbul Festivalleri Kurulu Üyesi de olan Can Paker, aynı zamanda Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde, Türk Hükümeti ve Dışişleri Bakanlığı tarafından Özel Temsilci olarak atanmıştır.

2006 yılı Bilderberg katılımcılarından, Sabah gazetesi yazarlarından, TÜSİAD danışmanlarından Soli Özel’i de “Kriter” kadroları içinde görüyoruz.. ABD’de çıkan iki derginin editörlüğünü de yapıyor. TÜSİAD danışmanlarındandır. TÜSİAD yayını olan “Private view” ve ABD’de Carnegie Endowment tarafından yayınlanan “Foreign Policy”nin editörü, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı’nın dış politika danışmanı olup, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmaktadır.

İlter Türkmen: Dışişleri Bakanlığı’ndaki görevinde, Washington Büyükelçiliği de yapan İlter Türkmen, halen Hürriyet gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. İlter Türkmen, TESEV Dış İlişkiler Konseyi, Türk-Yunan Forumu ve OBİV Dış ve Savunma Politikası Grubu üyesidir. Bilderberg katılımcılarındandır.

Dr. Şebnem Karauçak: 1989 yılında, Türk iş dünyasının AB konularındaki ihtisas kuruluşu İktisadi Kalkınma Vakfı’nda uzman olarak göreve başlayan Şebnem Karauçak, sırasıyla Araştırma ve Projeler Müdürü, Genel Sekreter Yardımcısı ve 2000-2006 döneminde Genel Sekreter olarak görev yaptı.

AB ve Türkiye-AB ilişkileri konularında 11 adet yayınlanmış kitabı ve çok sayıda araştırma, rapor ve makalesi bulunan Şebnem Karauçak, AB fonları ile finanse edilen birçok ulusal, bölgesel ve uluslararası projenin yöneticiliğini yaptı. Uluslararası konferanslara, panellere ve seminerlere konuşmacı olarak katıldı.

EUROHORIZONS Yönetim Kurulu Başkanı ve kurucu ortağı olan Şebnem Karauçak, Fransızca, İngilizce ve İtalyanca konuşmaktadır.

Can Baydarol: Türkiye-AB Platformu kurucularından, Türkiye-Avrupa Vakfı Kurucu Üyesi ve eski Yönetim Kurulu Üyesi olup, EUROHORIZONS Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kurucu Ortaklarındandır. İktisadi Kalkınma Vakfı’nda Araştırma Uzmanı, Piar Gallup’da Avrupa Araştırmaları Başkanı olarak çalıştı. Finansal Forum gazetesinde köşe yazarlığı yaptı.
İstanbul, İstanbul Bilgi, Galatasaray, Marmara, İstanbul Ticaret ve Kültür Üniversiteleri’nde, Türkiye- AB İlişkileri, Gümrük Birliği, Avrupa Hukuku’nun temelleri, Avrupa politikaları, aday ülkeler için topluluk müktesebatına uyum, Avrupa bütünleşme süreci ve güncel sorunlar konularında dersler verdi.
AB konusunda yayınlanmış on kitabı, çeşitli araştırma ve raporları bulunan, Türkiye-AB ilişkileri, AB politikaları ile ilgili çok sayıda konferans, panel, eğitim seminerine, TV, radyo programına katılan Can Baydarol İngilizce ve Fransızca konuşuyor.

Umur Ali Birand: 1977 yılında Brüksel’de doğan Umur Ali Birand, ilköğretimini Brüksel’de, orta öğretimini Koç Özel Lisesi’nde İstanbul’da tamamladı. 1998’de Washington DC, American University, Televizyon-Görsel Medya ve Uluslararası İletişim Bilimleri bölümünden mezun oldu.
1999 yazında Discovery Channel’da Uluslararası Yayınlar Koordinatörü olarak çalıştı. 2001 yılında Türkiye’ye dönen Umur Ali Birand, The Media Group’ta sırasıyla Sponsorluk Müdürü, Yapım Müdürü ve Yapımlar Genel Müdürlüğü görevlerini üstlendi. Avrupa Birliği üye ülkeleri ile Türkiye arasında birçok iletişim projesinin koordinasyonunu yaptı. 2003 yılından bu yana, Bir TV Prodüksiyon tepe yöneticisi olarak çalışmalarına devam ediyor.

EUROHORIZONS kurucu ortakları arasında yer alan ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Umur Ali Birand, İngilizce ve Fransızca konuşuyor.

Yalım Eralp: Eski Büyükelçilerden olup, dış politika ve AB konusunda uzmandır. 1996-2000 yılları arasında, Viyana’da, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı nezdinde Türkiye Büyükelçiliği görevini yaptı. Eylül 2000 tarihinde emekli olan Yalım Eralp, halen CNN TURK’te yorumculuk yapmakta, Kültür Üniversitesi’nde Uluslararası Güncel Sorunlar ve Diplomasi dersleri vermektedir. Eralp, TESEV Dış Politika Kurulu üyesidir.

David Barchard: Türkiye, Doğu Akdeniz ve özellikle Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri konusunda uzmanlaşmış bir yazar ve danışmandır. Türkiye-Avrupa Birliği konusunda yayınlanmış çeşitli kitapları bulunan Barchard’ın çalışmaları arasında, Türkiye ve Batı (RIAA) 1985; Türkiye ve Avrupa Birliği (Avrupa Reformu Merkezi) 1998 ve Türkiye ve Avrupa Birliği: Bir Ortaklık Oluşturmak (TESEV) 2001 yer almaktadır. D. Barchard, halen Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin son 200 yıllık tarihini incelemektedir.

Heinz Kramer: Avrupa Politikaları, Avrupa Birliği’nin Dış ilişkileri, Türkiye-Almanya İlişkileri, Türkiye’nin Dış ve Güvenlik politikaları üzerine çeşitli araştırmalar yaptı. 1973 yılından bu yana Berlin Deutsches Institut für Internationale Politik und Sicherheit of Stiftung Wissenschaft und Politik (SWP)’de araştırmalarına devam etmektedir.

Michael Lake: Ankara’da yürüttüğü Avrupa Birliği Komisyonu Daimi Temsilciliği görevi sırasında, Türkiye’nin Gümrük Birliği’ne giriş çalışmalarında etkili rol oynadı. 2001 yılında Avrupa Birliği Komisyonu’ndan emekli olan Michael Lake, kariyerine yazar ve danışman olarak devam ediyor.

Mehmet Altan: Bildiğimiz gibi dönek Çetin Altan’ın oğlu, AB’ci bir profesör. Yazar. Dönek. II. Cumhuriyetçilerdendir.



Hedef, öğrencilere AB sevgisini aşılamak

“AB’yi sevdirme” dergisinin ilk sayısında, özellikle, Türkiye’nin genç nüfusunu oluşturan öğrencilere ve akademisyenlere yönelik propaganda yapıldığı görülüyor. Avrupa Birliği’nin ortak eğitim programı olan Erasmus ve Socrates programları övülmektedir. “Türk öğrenciye 400 Euro cep harçlığı” denilerek, gençliğin ekonomik sorununun çözüleceğinin garantisi verilmekte ve cazip hale getirilmektedir. AB’nin Erasmus Programı çerçevesinde, Türkiye’den Avrupa ülkelerine giden Türk öğrencilere 500 Euro sabit olmak üzere, 400 Euro aylık destek sağlandığı ileri sürülüyor. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik şartları ve toplumun yoksulluğu göz önüne alınarak, AB’ciler, hedef olarak öğrencileri almışlardır. Bu projeleri ‘AB’yi sevdirme’ operasyonunun bir parçası yapmayı planlamışlardır.



Mali yardım kandırmacası

Avrupa Birliği propagandacılarının arkasına sığındıkları en önemli kozları ise, mali yardım konusu. Dr. İnci Ataç-Rösch’ün kaleme aldığı makalede, “AB’den Türkiye’ye milyarlarca dolarlık yardım” geleceği iddia ediliyor. Üstelik, AB hayalinin sürmesini sağlamak için, bu yardımın 2007-2013 bütçesinin onaylanmasının ardından yapılacağı vurgulanıyor.

Yani onaylanmaması durumunda, Türkiye’ye beş kuruş gelmeyeceği gibi, yeni taviz isteme altyapısı hazırlanıyor. Gelsin yeni yaptırımlar... Bu nedenle, para için, AB’ye girme sevdasındadır Tayipgiller ve benzerleri. Yani ruhlarını para için satan satılmışlardır.


ALINTIDIR.....
 1   21 Temmuz 2007 00:37   mesajın adresini al  
 
comandante
comandante
Toros'un çocukları Soros'un tosunlarını yenecekler.(Mustafa balbay)
 4   21 Temmuz 2007 00:40   mesajın adresini al  
 
*jakoben*
*jakoben*
benim notum.


soros vakfı özellikle doğu bloku ülkelerde ABD yanlısı hükümetler kurmak

için aktif çalışan bir kol örgütüdür.

gürcistan ve ukraynada neler yapabileceğini göstermiştir..

ahtapot kollarını şu sıralar Türkiyeye salmıştır..
21 Temmuz 2007 00:41   mesajın adresini al  
 
*jakoben*
*jakoben*
evet ancak arada bazı farklar var,

1947 den itibaren batıcı bir çizgideydik ancak o dönemlerde soğuk

savaş ve SSCB düşmanlığı nedeniyle TÜrkiyenin yapısı ile emperyalizmin

çelişkisi yoktu

ancak B.O.P projesi nedeniyle artık Türkiyenin mevcut durumu

onlar açısındna tartışmalıdır..ç

B.O.P Ve Ilımlı İslam projelerini duymadım deme sakın..


not: Baskın Oran TESEV ve açık toplum enst. danışmanıdır..
21 Temmuz 2007 00:54   mesajın adresini al  
 
*jakoben*
*jakoben*
işimiz halk dalkavukluğu değil, gerçekleri tespit etmektir...
21 Temmuz 2007 01:05   mesajın adresini al  
 
*jakoben*
*jakoben*


yahu kardeşim sizi parayla mı gönderiyorlar...

hep beni mi bulacaksınız...neymiş bilinen şeyler yahu..

bu başlıktan ne anladın bir anlatsan bana çok merak ettim..



hiyelkar demis ki:

bilinen şeyleri tespit etmeye devam et o zaman..ne diyeyim..

21 Temmuz 2007 01:14   mesajın adresini al  
 
hiyelkar
hiyelkar
yahu kardeşim sizi parayla mı gönderiyorlar...
hep beni mi bulacaksınız...neymiş bilinen şeyler yahu..
bu başlıktan ne anladın bir anlatsan bana çok merak ettim..



anladım ben seni, boşa konuşmuşuz bu kadar, ben de diyorum, ne zaman saldırı durumuna geçiyoruz, e o zaman hiç uğraşmayayım, malum mantık ötesi noktalara hevesliyiz..
21 Temmuz 2007 01:23   mesajın adresini al  
 
*jakoben*
*jakoben*
hiyelkar,

eminim forumda AB iyi mi kötü mü polemiği yapılmıştır...ben o kısımları

geçtim burada mevzu daha spesifik...bunun yeri burası değil..

başka bir başlıkta tartışırız istersen..

21 Temmuz 2007 09:28   mesajın adresini al  
 
hayda.bre
hayda.bre
Abi ne kadar söylersen söyle ulusalcılar hep abartırlarya!!!
 1   21 Temmuz 2007 13:54   mesajın adresini al  
 
væringjar
væringjar
Modern dünyanın reddi, kapitalist yaşam tarzının eleştirisiyle kamufle edilir genelde; ama asıl reddedilen Aydınlanma ve Akıl Çağıdır. Bir anlamda gelenekçiğilin günümüzdeki kılık değiştirmiş dışa vurumudur.

Türkiye'de AB sürecindeki reformların getireceği özgürlüklerden korkanlar aynı şekilde sözde kapitalizmi eleştirerirken aslında karşı oldukları insan hakları ve bireysel özgürlüklerdir. Bunun için komplo teorileri üretir, dış dünyaya ve entellektüel kesime karşı güvensizlik aşılar, modern kültürü ve liberal aydınları geleneksel değerleri terk etmekle suçlarlar.

Modern kültürdeki gibi görüş ayrılığını gelişmenin ve ilerlemenin bir yolu olarak görmez, ihanet olarak tanımlarlar.

Yukarıda görüldüğü gibi...
 1   21 Temmuz 2007 14:35   mesajın adresini al  
 
tine®©in
tine®©in

“AB’yi sevdirme” dergisinin ilk sayısında, özellikle, Türkiye’nin genç nüfusunu oluşturan öğrencilere ve akademisyenlere yönelik propaganda yapıldığı görülüyor. Avrupa Birliği’nin ortak eğitim programı olan Erasmus ve Socrates programları övülmektedir. “Türk öğrenciye 400 Euro cep harçlığı” denilerek, gençliğin ekonomik sorununun çözüleceğinin garantisi verilmekte ve cazip hale getirilmektedir. AB’nin Erasmus Programı çerçevesinde, Türkiye’den Avrupa ülkelerine giden Türk öğrencilere 500 Euro sabit olmak üzere, 400 Euro aylık destek sağlandığı ileri sürülüyor. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik şartları ve toplumun yoksulluğu göz önüne alınarak, AB’ciler, hedef olarak öğrencileri almışlardır. Bu projeleri ‘AB’yi sevdirme’ operasyonunun bir parçası yapmayı planlamışlardır.


bilmem farkında mısın ama Türkiye AB üyeliğinin son düzlüğünde, bu aşamada ortak projeler oluşması, tanıtıcı programlar yapılması seminerler festivaller reklam veya senin tabirinle propoganda yapılmasından daha normal ne olabilir?
Türkiye'de ABde aynı tarz faaliyetler icerisinde, devletler anlaşmayı imzalıyacak her halükarda ama halkın belirli oranda desteği de şart. bu desteği sağlamaya çalışıyorlar. Erasmus programı AByi sevdirmekle alakalı değil bizim imzamız olan bir prokolun eğitim ve kültürel ayağıdır. bu bağlamda Erasmus programını en fazla AB kültürel emparyalism yapıyor diye eleştirebilirsin ama aynı programda Avrupalı örencilerde Türkiye'ye geliyor buna ne dersin bilemem
21 Temmuz 2007 16:12   mesajın adresini al  
 
fatihyilmaz
fatihyilmaz
yaşsın demokrasi. oleyyyyy.
küreselleşme hayranıyım.
yaşasın çok uluslu şirketler.
kahrolsun ulus devletler.

satalım herşeyi. herkes dernek kursun. azınlıklara sınırsız özgürlük.

kemalizm bu ülkenin ayak bağı. kurtulalım bundan
en iyisi ılımlı islam.
 4   21 Temmuz 2007 17:25   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  3  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 12

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!

Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008