ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum  güncel  Radikal Gazetesi ve Baskın Oran Cephesi
doneklik sozde solcular 2 cumhuriyetciler
Sayfalar: 1  2  3  4  5  6  7  8  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 15
 
*jakoben*
*jakoben*
Artık pes doğrusu dediğim bir zaman diliminde bu başlığı açma gereği

hissettim.....Tarhan Erdem (Radikal Gaz. yazarı) in yürüttüğü anketlerde

akape %48 çıkmış.....Pes doğrusu yani...akapenin %30 u geçmesi bile

tartışmalı iken ve bu tip sonuçları zaman,yeni şafak bile dile getiremezken

Tarhan Erdem ve avanesi radikal gazetesinin tutumu artık bardağı

taşırdı..

bunlar sözde solculuğuda kimseye bırakmazken, 5 yıl boyunca sadece ve

sadece CHP yi eleştirmişlerdir..bunun adıda gerçek solculuk olmuştur..

ve seçim arefesinde akapeyi açık açık desteklemekle beraber Baskın

Oranıda ön plana çıkarmışlardır..

Radikal Gazetesi patronu aydın doğanın çıkarları doğrultusunda Turuncu

solculuk oyunu gütmektedir...yazarları murat belge soros vakfından

beslenmektedir...RAdikal gazetesinin fonksiyonel olarak Vakit ve Yeni

şafaktan, Zaman gazetesinden hiç bir farkı yoktur...

Ülkeyi ve halkı, emekçileri yoksullaştıran, yolsuzlukları had safhayı bulan,

BOP işbirlikçisi Akapeyi 1 kez dahi eleştirmeyen Radikal gazetesi ve

Baskın Oran Gerçek solcu imiş,

Emperyalizmin böl parçala yönet güdümüne karşı çıkan, akapeyi eleştiren

Laikliğe sahip çıkan diğerleri STATÜKOCU, DARBECİ VS MİŞ..

KOCAMAN BİR HADİ ULAN ORDAN....

ÖZETLE RADİKAL GAZETESİ-BASKIN ORAN VE DİĞER LİBERAL SOLCU(!)

takımına HİÇ BİR ŞEKİLDE DESTEK OLUNMAMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM

baskın orana gelince mecliste ne yapacak...

çok büyük bir olasılık AKAPE-DTP İTTİFAKI İÇİN ÇALIŞACAK VE DESTEKLEYECEK

CHP NİN AYAĞINA DOLANACAK...

bundan ötesini yapmayacak...çünkü kendiside güdümlüdür söylemleri

ortadadır...

 1   ~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
*jakoben*
*jakoben*
konuyla ilgili olarak çok beğendiğim bir makaleyi paylaşmak istedim..

kaynak: http://www.sendika.org/

Muhafazakâr demokrat hegemonya-Fatih Yaşlı
15 Temmuz 2007 - Fatih Yaşlı

Türkiye siyasetinde 2000’li yılları 1990’lardan farklı kılanın, siyasal kutuplaşmanın niteliği olduğu söylenebilir. Türkiye’de siyasetin kutup başlarını artık liberal/muhafazakâr demokratlarla ulusalcılar/milliyetçiler oluşturmakta ve siyaset bu iki kutbun egemenlik mücadelesi ekseninde icra edilmektedir.

Liberal/muhafazakâr demokrat kanat “Yeter söz milletindir” sloganında ifadesini bulan yaklaşık 60 yıllık merkez sağ geleneğin popülizminden beslenmekte ve kendini rejimin esas sahibi olarak gören Kemalist bürokratik elite karşı, yıllarca “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünün içinin boşaltılmasıyla verilen mücadelenin günümüzdeki bayraktarlığını yapmaktadır.

Son cumhurbaşkanlığı süreci ve sonrasında yaşananlar, milliyetçi/ulusalcı kanadın halen gücünü koruduğuna, ancak ideoloji alanında muhafazakâr demokrat bir hegemonyanın kurulmakta olduğuna işaret etmektedir. Bu hegemonyanın kuruluşunda AKP ve çeperindeki Gülen cemaati gibi tarikatların sahip olduğu muazzam ekonomik güç, bundan kaynaklanan geniş propaganda araçları, hem de bu propaganda araçlarında kendilerine sayfaların ve ekranların tahsis edildiği liberal/ sol liberal akademisyen ve entelektüeller önemli bir rol oynamaktadır.

Muazzam ekonomik güç, Anadolu sermayesinin AKP’ye ve muhafazakâr demokrat düşünceye verdiği kayıtsız şartsız destek ile bağlantılıdır. Ancak mesele bununla sınırlı değildir, büyük kentlerdeki ve taşradaki küçük esnaf da muhafazakâr demokrat ağa dâhil edilmiş durumdadır. Bir esnafın işlerini yürütebilmesinin ve para kazanabilmesinin yolu bu ağa dâhil olmaktan geçmektedir. Zaman, Yeni Şafak ve Vakit gazeteleri, sonuncunun “radikal” kimliği göz önünde tutulmak kaydıyla, hegemonyanın kuruluşunda büyük rol oynamaktadırlar, Samanyolu TV, Kanal 7 gibi kanallara eklenecek sayısız yerel kanal da aynı işlevi görmektedir. Bu gazete ve televizyonlar, büyük kentlerin yoksul mahallerinde ve taşra kentlerinin neredeyse tamamında okunmakta ve izlenmektedir. Ayrıca, eğitim alanına aktarılan sınırsız para ile özellikle alt-orta sınıf ailelerin çocukları daha liseden itibaren cemaat ilişkilerine dâhil edilip kendilerine yurtlar ya da evler tahsis edilmekte ve dershanelerde ücretsiz olarak okumaları sağlanmaktadır. Üniversiteli olduklarında ise maddi destek artarak devam etmektedir.

Hegemonyanın kuruluşunda kullanılan dil, yani muhafazakâr demokrat söylem, farklı toplumsal katmanlara, farklı şekillerde seslenmektedir. Yine cumhurbaşkanlığı seçim süreci üzerinden gidersek, alt sınıflara ve köylülere, bir yandan “dindar cumhurbaşkanı seçtirmediler” denilerek din eksenli bir propaganda, bir yandan da “bir halk çocuğunun köşke çıkmasına izin vermediler” denilerek sınıf eksenli propaganda yapılmaktadır.

Ancak, orta sınıflara ve okuryazar kitleye seslenilirken kullanılan dil bambaşkadır. Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinin çoğu eski solcu olan köşe yazarları ve yorum sayfalarında yazan akademisyen/entelektüeller, mütemadiyen, demokrasi, hukuk, insan hakları gibi kavramları kullanmakta ve statükoya yönelttikleri saldırıyı “liberal demokrat” bir söyleme başvurarak sürdürmektedirler. Liberal demokrat söylem öylesine etkili olmaktadır ki, kendisini halen solda sayan Murat Belge, Perihan Mağden gibi köşe yazarları ve kimi Radikal 2 yazarları da kendilerini bu söylemin etkisinden kurtaramamaktadır.

Böylesi bir söylemi dillendirmenin, liberal solcu entelektüeller açısından bir tür muhaliflik işlevi gördüğünü ve böylelikle “entelektüel namus”a halel getirilmemiş olduğunu söyleyebiliriz. Şöyle ki, statükoya, bürokrasiye, seçkinlerin iktidarına ve nihayetinde devlete karşı eleştirel bir tutumu, -kimlerin safında yer aldığını ve neye hizmet ettiğini göz ardı etmeksizin- benimsemek liberal sol aydınları, muhalif, özgürlükçü, eleştirel gibi payelere kavuşturmakta ve “gerçek” birer entelektüel olarak görülmelerini sağlamaktadır.

Eski solcu, yeni liberal ve de liberal sol entelektüellerin kuruluşunda büyük rol oynadığı muhafazakâr demokrat hegemonya, kendisini her türlü sınıf ilişkilerinden bağımsız olarak addedilen “ceberut devlet” imgesine saldırarak var edebilmektedir. Liberal solculuğun büyük yanılgısı ise tam da burada başlamaktadır. Böylesi bir devlet tahayyülü, devleti kapitalist ve emperyalist ilişkilerden bağımsız “kendi için” bir varlık gibi algılayıp ona sınıflar üzeri bir nitelik atfetmekte, müttefik olarak seçtiği muhafazakâr demokrasinin ise küresel kapitalizmin ve emperyalizmin ülke içerisindeki bir uzantısı olduğunu bilinçli bir şekilde reddetmektedir. Göz ardı edilen başka bir olgu ise, muhafazakâr demokrasinin sahip olduğu gerici potansiyeldir. Laikçi bir “şeriat geliyor” propagandasının ötesinde değerlendirilmesi gereken ve toplumsal yaşayışın her alanını hızla dinselleştiren bir potansiyeldir bu.

Statükoyla gericilik, ulusalcılık/milliyetçilikle liberal/muhafazakâr demokrasi arasındaki kutuplaşmanın ötesindeki üçüncü bir kutbu, emekçileri siyaset sahnesine taşıyarak yaratmak isteyen bir sol hareketin, yitirdiği düşünsel hegemonyayı yeniden tesis etmekle işe başlaması, Türkiye’nin kurutulmuş sol aydın damarını yeniden diriltmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, siyasetin dışardan izlenmesine devam edilecektir.

Fatih Yaşlı


~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
swashbuckler
swashbuckler
Bu noktada Milliyet Gazetesi'nde değerli yazar Sn. Melih Aşık'ın bugünkü yazısından bir kesiti sizlerle paylaşmak isterim.
''Mülkiye'den sınıf arkadaşımız Baskın Oran seçime İstanbul 2. bölgeden bağımsız aday olarak giriyor. Bu medeni cesaretinden dolayı kendisini kutluyoruz...
Baskın'ın iddiası siyasette ezber bozmak... Bir de Ezber Bozan Sözlük hazırlamış... Bu sözlükte düşüncelerini geniş şekilde ortaya koyuyor...
Milliyetçilik bu toplumun tarihi harcıdır görüşüne yanlış diyor... Demokratik bir toplumun harcının yurttaşlık bilinci olduğunu söylüyor.
AB Türkiye'yi bölmek istiyor, düşüncesine katılmıyor.
Ermeni tehcirinin bir trajedi olduğunu belirtirken Jenosit terimi de kabul edilemez diyerek bu kritik konuda doğru bir tavır ortaya koyuyor.
Kürtler bu ülkede Türklerle birlikte kurucu unsurdur tezini Türk ve Kürt dışındakiler ikincil unsurlardır anlamına geldiği için kabullenmiyor.
Laiklik elden gidiyor, endişesine katılmıyor. Ona göre Sorun laiklik değil, kasaba sermayesinin yeni burjuvazi biçiminde aşağından bastırmasıdır! Üniversitelerde türbanın serbest bırakılmasını savunuyor. Türk deyiminin ülkeyi böldüğünü öne sürüyor, Türkiyeli deyimini yeğliyor.
En ilginci ise... CHP'yi en ağır terimlerle Baykal CHP'si devletçi, askerci, milliyetçiliği yücelten ve kışkırtan, belkemiği yalnızca toplumsal korku üzerine dayanan bir partidir diye yerden yere vururken, AKP'yi tek sözcükle olsun eleştirmiyor. Türkiye'yi uçurumun kenarına getiren AKP'yi eleştirmeyen bir sol program olabilir mi? İktidarı beğeniyorsanız siyasette işiniz ne?
Bu noktalar kafa kurcalıyor...''
Kaynak:
Milliyet Gazetesi, 19 Temmuz 2007 Perşembe,
http://www.milliyet.com.tr/2007/07/19/yazar/asik.html
~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
*jakoben*
*jakoben*
Radikal ALMA-ALDIRMA

BASKINA OY VERME- VERDİRME....
~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
-glycerine-
-glycerine-
Milliyetçilik toplumlara zarar veriomuş..geçiniz.
~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
sam.olmeli
sam.olmeli
Başlığı açan arkadaşımıza sesleniyorum.Eğer Baykal ve partisinin yaptığı solsa bu sol onun olsun.Solculuk ne zamandan beri devlet denizinde yüzerken halkı unutmakla oluyor???.Daha sonra Aydın Doğan ın ne olduğunu herkes biliyor.Bu ülkeyi kartel medyasıyla nasıl yozlaştırdığını da biliyor.
İkinci olarak eğer İstanbul da kullansaydım oyumu sadece Baskın Oran a vercektim oyumu.Sonra yeni şafak ve zaman gazetesi diyosun.Ben yeni şafak hakkında bilgi sahibi değilim.Ama zaman gazetesini tersten okuyup paranoyaya kapılanlardan da değilim.Eğer yorum sayfalarını eline alıp incelersen bakış açısı yorum vb açılardan ne kadar önemli bi gazete olduğunu anlarsın.Zaman gazetesi yurt dışından Türkiye haberleri açısından da referans gazetedir.
~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
sam.olmeli
sam.olmeli
Muazzam ekonomik güç, Anadolu sermayesinin AKP’ye ve muhafazakâr demokrat düşünceye verdiği kayıtsız şartsız destek ile bağlantılıdır. Ancak mesele bununla sınırlı değildir, büyük kentlerdeki ve taşradaki küçük esnaf da muhafazakâr demokrat ağa dâhil edilmiş durumdadır. Bir esnafın işlerini yürütebilmesinin ve para kazanabilmesinin yolu bu ağa dâhil olmaktan geçmektedir. Zaman, Yeni Şafak ve Vakit gazeteleri, sonuncunun “radikal” kimliği göz önünde tutulmak kaydıyla, hegemonyanın kuruluşunda büyük rol oynamaktadırlar, Samanyolu TV, Kanal 7 gibi kanallara eklenecek sayısız yerel kanal da aynı işlevi görmektedir. Bu gazete ve televizyonlar, büyük kentlerin yoksul mahallerinde ve taşra kentlerinin neredeyse tamamında okunmakta ve izlenmektedir. Ayrıca, eğitim alanına aktarılan sınırsız para ile özellikle alt-orta sınıf ailelerin çocukları daha liseden itibaren cemaat ilişkilerine dâhil edilip kendilerine yurtlar ya da evler tahsis edilmekte ve dershanelerde ücretsiz olarak okumaları sağlanmaktadır. Üniversiteli olduklarında ise maddi destek artarak devam etmektedir.


Senin dediklerini okudukça tüylerim diken diken oluyor.Yani tamam öğrenciye yardım edilmesi cemaat adı altınd ayapıldığı için neden bu kadar rahatsız oluyosun ki? Ayrıca herkes demokrasinin bi parçasıdır.Ne yapçaksın yani bu insanları öldürcek misin
~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
sam.olmeli
sam.olmeli
Hegemonyanın kuruluşunda kullanılan dil, yani muhafazakâr demokrat söylem, farklı toplumsal katmanlara, farklı şekillerde seslenmektedir. Yine cumhurbaşkanlığı seçim süreci üzerinden gidersek, alt sınıflara ve köylülere, bir yandan “dindar cumhurbaşkanı seçtirmediler” denilerek din eksenli bir propaganda, bir yandan da “bir halk çocuğunun köşke çıkmasına izin vermediler” denilerek sınıf eksenli propaganda yapılmaktadır.



Yani tamam hepsini eleştirmek istemiyorum ama söylediğin sözler beni rahatsız etti.Halk çocuğu söyleminde ne gibi bi sınıf ayrımı görüyosun ?
~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
sam.olmeli
sam.olmeli
Ancak, orta sınıflara ve okuryazar kitleye seslenilirken kullanılan dil bambaşkadır. Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinin çoğu eski solcu olan köşe yazarları ve yorum sayfalarında yazan akademisyen/entelektüeller, mütemadiyen, demokrasi, hukuk, insan hakları gibi kavramları kullanmakta ve statükoya yönelttikleri saldırıyı “liberal demokrat” bir söyleme başvurarak sürdürmektedirler. Liberal demokrat söylem öylesine etkili olmaktadır ki, kendisini halen solda sayan Murat Belge, Perihan Mağden gibi köşe yazarları ve kimi Radikal 2 yazarları da kendilerini bu söylemin etkisinden kurtaramamaktadır.



Tamam hocam da diyosun ki AKP okur yazar kitlesine seslenirken farklı söylemlerde bulunuyo.İyi de ondan sonra yazarları AKP nin sözcüsü yapmışsın.Yapma lütfen zaman gazetesinde Şahin Alpay bi önceki seçimde CHP ye oy verdiğinden piman olduğunu yazmış önümüzdeki seçimde de Baskın Oran a oy vereceğini açıklamşıtı.
~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
my eraser pişişik
my eraser pişişik
Muazzam ekonomik güç, Anadolu sermayesinin AKP’ye ve muhafazakâr demokrat düşünceye verdiği kayıtsız şartsız destek ile bağlantılıdır. Ancak mesele bununla sınırlı değildir, büyük kentlerdeki ve taşradaki küçük esnaf da muhafazakâr demokrat ağa dâhil edilmiş durumdadır. Bir esnafın işlerini yürütebilmesinin ve para kazanabilmesinin yolu bu ağa dâhil olmaktan geçmektedir. Zaman, Yeni Şafak ve Vakit gazeteleri, sonuncunun “radikal” kimliği göz önünde tutulmak kaydıyla, hegemonyanın kuruluşunda büyük rol oynamaktadırlar, Samanyolu TV, Kanal 7 gibi kanallara eklenecek sayısız yerel kanal da aynı işlevi görmektedir. Bu gazete ve televizyonlar, büyük kentlerin yoksul mahallerinde ve taşra kentlerinin neredeyse tamamında okunmakta ve izlenmektedir. Ayrıca, eğitim alanına aktarılan sınırsız para ile özellikle alt-orta sınıf ailelerin çocukları daha liseden itibaren cemaat ilişkilerine dâhil edilip kendilerine yurtlar ya da evler tahsis edilmekte ve dershanelerde ücretsiz olarak okumaları sağlanmaktadır. Üniversiteli olduklarında ise maddi destek artarak devam etmektedir.


daha güzel ifade edemezdin.işte insanların duygularını sömürmek bu olsa gerek..bo konuda savunabileceğim fazla tv kanalı yada gazete yok ama..kalkıpta kanal 7,samanyolu yeni şafak bunları böle göğe cıkarmak..ya bunlar medyamı allah askına..deniz feneri programı,kalp gözü fln die program yapıolar,gercekten iyi niyetli insanların duygularını suistimal ediolar.

gercekten dogru yayın yapıldığındnmı yoksa din içerikli olduğundanmı savunuluo anlamıs diilim..bu acıdan bakınca pekte tarafsız durmuo
~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
*jakoben*
*jakoben*

Sam. adlı arkadaşa;

hem zaman gazetesini baya baya savunan bu arkadaş birilerini

yeterince solcu olmamakla da itham edecek kadar yelpaze sahibi galiba..

tamda zaman gazetesi tutumu olmuş..

zaman gazetesi bir yandan göya milliyetçilik karşıtı gibi görünürken

diğer yandan yıllardır MHP nin yalaklığını yapmıştır..

Alparslan Türkeş-Feto ilişkisinden tutun, mümtazer türkönenin

yusufiye adlı ülkücü sitelere yazı yazmasına kadar..

diğer yandan Sezere saldırırkende affedilen PKK lılar diye yalan yanlış

haberler yaparak ŞOVENİZMİ tavan yaptırmıştır..

zaman gazetesinin diğer yüzü eski solcu satlık kalemlerdir.

bunlarsa göya bizleri avlayacaklar..

işte zaman gazetesi, işte onu savunanlar işte savundukları kişiler..

daha ayrıntılı cevap vereceğim ilerde..
~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
my eraser pişişik
my eraser pişişik
kanal 7 nin parasal kaynağının nerde geldiği belli ,deniz feneri..deniz fenerinin de parasal kaynağının nerden geldiği belli
 2   ~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
my eraser pişişik
my eraser pişişik
Ben küçük bir adamım... Bazen küçük adamlar büyük olaylar yaratır. Dayanamadım artık yapılanlara. Dini duygulara hitap ederek insanları istismar ediyorlardı. Onlara önce yardım ediyorlar, ev tutuyorlar, yemek veriyorlar, giydiriyorlar. Bunu da Kanal 7’de bütün insanların merhamet duygularını istismar edecek şekilde yayınlıyorlar. Ondan sonra gelsin zekát paraları, kurban paraları... Paraları daha sonra da Kanal 7 ve Yimpaş’a aktarıyorlardı.


berlin islam cemiyeti baskanın acıklamasıdır..
 2   ~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
bad religion
bad religion
anket benim de sinirlerimi bozdu.. sonucta bu anketler para karsiligi partiler icin yapiliyor arkadaslar hatirlatirim.. yalandir, boyle bir anket uydurup dogrulugunu iddia etmek kisiliksizce bir harekettir.. bir insanin eski chpli olmasi paraya tapmayacagi anlamina gelmez.. aydin dogan`in medyasi bugun en on sayfalardan duyurdu hep bu anketi.. gec kalinmis bir anket ama bence.. (gote giren semsiye acilmazmis) nafile cirpinislar bunlar..
~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
bad religion
bad religion
bence akpliler kendileri bile inanmamistir bu ankete.. hicbir secim oncesi bu kadar fazla hukumet cigirtkanligi yapildigina sahit olmamistim.. bu secimlerde teknolojiden de yararlanilarak, sanal alem dahil her yerde parti propagandasinin b.ku cikarilmis durumda.. tarafsiz oldugunu iddia eden gazeteler ve televizyon kanallari her gun hukumet yanlisi uydurma haberlere imza atiyorlar.. bu kadar buyuk destege ragmen iktidarin degismesi kacinilmaz.. bunu kabullenmek istememelerini de anlayisla karsiliyorum.. dusunsenize gecen secimlerin ardindan birden dine imana gelip basini kapatan hatunlar simdi de birden modernlesip tekrar baslarini acacaklar falan.. vatan millet sakarya diye dolasmaya baslayacaklar.. milyonlarca kisi bir anda yasam tarzini degistirecek.. kolay bir sey deil bunu kabullenmek.. hele hele sacinin bir teli gorunurse gunah oldugunu dusunen insanlarin kabullenmesi cok daha zor..
~ 416 gün   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  3  4  5  6  7  8  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 15

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!
Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008