ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum  güncel  ben hayatta en çok babamı sevdim...
babalar kraldir ilkeli durust yasamayi ogrenmek benim babam
Sayfalar: 1  2  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 15
 
midman
midman
BEN HAYATTA ENÇOK BABAMI SEVDİM

Ben hayatta en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpı bacaklarıyla - ha düştü ha düşecek
Nasıl koşarsa ardından bir devin

O çapkın babamı ben öyle sevdim
Bilmezdi ki oturduğumuz semti
Geldi mi de gidici - hep , hep acele işi
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi
Atlastan bakardım nereye gitti
Öyle öyle ezber ettim gurbeti

Sevinçten uçardım hasta oldum mu ,
Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a
Bi helallaşmak ister elbet , diğ'mi oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu ,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu ,

En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin ,
Daha başka tür aşklar , geniş sevdalar için
Açıldı nefesim , fikrim , canevim
Hayatta ben en çok babamı sevdim .

Can Yücel



HER ÇOCUK BİRAZ BABASIDIR DEĞİLMİ
BEN BABAMIN OĞLUYUM...
YAŞAMAKTAN SEVMEKTEN KAVGADAN KORKMAYAN
YALVARMAK NEDİR BİLMEYEN KİMSEYE MİHNET ETMEYEN KENDİNDEN BASKA KİMSEYE GÜVENMEYEN Bİ BABAM VARKİ OF O DİRENME GÜCÜ VE SEVGİDİRKİ BENİ BÜYÜTEN TEŞEKÜRLER BABACIM SANA NE YAPSAM NE DESEM AZ GELİR.....................................
~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
luca leotardo
luca leotardo
Guncel degilde edebiyata mi acilsaydi acaba?:D
~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
°•t£ññur°•
°•t£ññur°•
babam benım içinde çok değerlidir bana hep yol göstermiştir iyiki babamın kısıyım :)
~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
betüşşş
betüşşş
var mı baba gibisi dünyada..
kelimelere sığamayacak kadar değerli
yeri doldurulamayacak kadar eşsiz..
~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
fralulet.gozde
fralulet.gozde
babacım canım benm çok seviorum seni=)
~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
2che:)
2che:)
moralim bozuldu ://
~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
time is money
time is money
yaa ağlarım şimdii
~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
.mabel.
.mabel.
Gönlüme huzursun, derdime derman,
Canıma cansın sen, canımm babam
sonsuz,gerçek sevgiyi paylaştığım insan biricik babacımmm seni çoook seviyorum.....
~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
seytan ucurtmasi
seytan ucurtmasi
huzur içinde yatsın ...can yücel.
~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
seytan ucurtmasi
seytan ucurtmasi
buda Can Dündar'dan bir yazı..

Kolunu çevirdikçe merdanesinde ömrümüzü sıktığımız eski model bir çamaşır makinesi gibi zaman... Yıpranıyor işledikçe; tekliyor zorladıkça... En yakın anlardan başlayarak ve en eski anıları ata mirası gibi sona saklayarak, unutmaya başlıyor insan belleği...
Kaçınılmaz bu baba...
Ama kabullenilmez de aynı zamanda...
Geçen hafta, bir mezarlık ziyareti sonrası Oradan bize de iki kişilik bir yer alsan dediğinden beri bunun ne kadar dayanılmaz, ne kadar erken olduğunu düşünüyorum hep...
Oysa daha ne çok şey var yaşanacak.
Bak, ilk sözcüğü dede olan torunun beşinci sınıf karnesini getirdi dün... Ardı sıra kim bilir ne sürprizler gelecek; en çok seninle paylaşmak isteyeceğimiz...
Sevgili doktorun Murat, yılgın bir bedenle, körelen bir bellekle baş etmenin çarelerini sıraladı:
Sigarayı kesmek... Bulmaca çözmek... Daha çok hareket... Bol sebze meyve, bol sosyal faaliyet... Anıları deşen, hafıza güçlendirici sohbetler...
İşte o yüzden bu Babalar Günü'nde, böyle bir sohbete kapı açıyorum ve seninle birlikte bir hatıralar yolculuğuna çıkıyorum.
* * *
Hatırlasana, ilk oğul müjdesi geldiğinden beri birlikte ne uzun, ne engebeli, ne zevkli bir yol geldiğimizi...
O oğula, en sevdiğin futbolcunun adını verdiğini...
Sen arkadaşlarınla doğum kutlamasındayken İncesu Deresi'nin taşıp evimizin sel sularına yenildiğini...
Başucumda sirkeye bulanmış bir bezle beklediğiniz o uzun ateşli geceleri...
O beğenmediğin ama ses etmediğin delikanlılık kıyafetlerini...
Sana pazar gecelerini zindan eden resim dersi ödevlerini...
Bir parti öncesi ilk senden aldığım dans derslerini...
Hayatın boyunca bir fiske dahi vurmadığın oğlun, senin kullandığın bir arabada trafik kazası geçirip alnından yaralanınca nasıl kahrolduğunu...
Hatırlıyor musun?
Yolun karşısından gelen minibüs, aradaki kaldırımı aşıp bizim arabanın üzerine çıktığında motor, önde oturan annemle benim dizlerimize binmiş, ön cam benim alnımı parçalamıştı. Biz kanlar içinde hastaneye taşınırken seni öldü diye orada bırakmışlardı.
Ayılıp hastaneye koştuğunda ben ameliyattaydım herhalde...
O korkunç günlerde lunaparkta bir moral gezisinde, atlıkarınca üstünde bir fotoğrafımız var seninle...
Annem hastanede...
* * *
Ne çok felaket atlatmışız birlikte; Emniyet'in asayiş vukuatları raporu gibi belleğim...
Bir tatil yolunda da sandalımız batmıştı karanlıkta... Biz dağılıvermiştik soğuk suda ve yine senin güvenli kolların yetişmişti imdada...
Nedense ilkin tatsız anılar üşüşüyor insanın zihnine; ama tatlılar daha çok elbette...
Anaokul yolundaki Sağlık Sokak dizboyu kar olurdu. Bir elim sende, biri annemde, bu ebeveyn salıncağının emin zincirine tutunarak Uçtu uçtu yapmak...
Benim için eğlence buydu.
Sabahları kah Civan'ın ötüşüyle, kah senin sobanın dünden kalma küllerini döküşünün sesiyle uyanırdım.
Pazartesi geceleri battaniyeyi çekip çekirdek çitleyerek Radyo Tiyatrosu dinlerdik.
Ahmet amcalarda, Emin eniştemlerde, Güray'larda çalıp söyler, bir rakı sofrasında hayatın lezzetini, sohbetin hikmetini içimize çekerdik.
İlk terzim senin terzindi; berberin, benim berberim.
Senin sürdüğün kokuları sürüp senin sevdiğin türküleri sevdim.
Senin tuttuğun takıma gönül verdim.
Bizim lisenin bahçesindeki maçıma geldiğinde nasıl heyecanlanmış, gözüne girebilmek için fırsat kollamış, bir de gol atıp senden alkış alınca nasıl gururlanmıştım.
* * *
Ne ki senin dairen vardı her sabah gitmen gereken; neden üçgen ya da kare değil de daire olduğuna hâlâ akıl erdiremediğim, o asık suratlı kamusal kıskaç...
Sabah erkenden alırdı seni benden; akşam posanı çıkarmış halde geri gönderirdi.
Hatırlasana baba, paltonda, dışarıdaki yorgunluğun, serinliğin gün boyu üstüne sinmiş kokusu olurdu.
Onca emek, onca yorgunluk, bunca fazla mesai hep benim içindi, değil mi baba?
Sen okuyamadın, ben okuyabileyim diye...
Sen babanı gönlünce sevemedin, ben hep seveyim diye...
Ne var ki, kazalar, ameliyatlar bırakmadı yakanı, yakanızı... Ülkenin tarihi gibiydi hayatın; borç ödemekle başladı, hep taksit taksit yaşandı.
Onca yılın fasılasız mesaisi bir arsayı zor aldırdı; araba, ev, ne mümkün?
Çekilen eziyetin tek tesellisi bendim muhtemelen:
Oğlum okuyacak, adam olacak. Benim çektiklerimi çekmeyecek.
Bütün bir kuşak, bunun için katlanmadı mı onca kahra baba?
* * *
Sonra ben gittim.
Sizi benden önceki baş başalığınıza terk ettim.
Bilmem tek çocukta kaldığınıza pişman oldunuz mu? Evin tek neşesi ayrılınca suskunlaşıp buruldunuz mu?
Ama o gün bugündür, mezuniyet gününde, ödül töreninde, askerlik yemininde hep birlikte olduk seninle...
Yazılarımın en sadık okurusun sen; ben dualarının öznesi...
Nihayet onca yılın ardından şimdi huzurlu bir eviniz var başınızı sokacak...
Bir de torun; öpücüğü uğruna sana o vazgeçilmez bıyığını gözden çıkarttıracak...
Daha çok öpücük var onun stokunda...
N'olur bekle onları baba!
* * *
Bana vakfettiğin ömre karşılık bir Kırmızı Bisiklet hediye edebildim sana...
İki damla gözyaşıyla teşekkür ettin.
Farkındayım, son zamanlarda daha sık bulutlanıyor gözlerin...
Eskiden duygularını bu kadar çok dışa vurmazdın sen...
Olsun!
Ağlamak da yaraşıyor sana, gülmek kadar...
Yeter ki hatırla baba!
Seni ağlatsa da hatırla!
Bunca hızlı koştuysam biraz da sen o çileli ömrün bir ödülü olduğunu görebilesin, boşa gitmediğini hissedebilesin diyedir.
Son yıllarda dilinden düşürmediğin Çok şükür, ihtimal buna delalettir.
Şükretmeyi, sabretmeyi, harama el sürmemeyi senden öğrendim.
Misket oynamayı, bilek güreşi yapmayı, gusül abdesti almayı, ezan okunurken bacak bacak üstüne atmamayı, tıraş olmayı, kravat bağlamayı, kızları baştan çıkarmayı, aynı kiloda kalmayı, tabakta yemek bırakmamayı, rakıyı ölçülü içip sofrada dağıtmamayı, parayı kafaya takmamayı, insan olmayı baba, insan olmayı senden öğrendim ben...
Farklılıklarımız da var:
Senin kadar şık olamadım hiç.
Sen hiç bir işe el sürdürmediğinden ev işlerinde senin kadar becerikli de olamadım.
Bir yere giderken bavula konulacakların listesini üç gün öncesinden hazırlamayı, randevum varsa buluşma yerine yarım saat öncesinden varmayı beceremedim.
En kritik kararlarıma seni ortak edemedim.
Ama senden farklı olarak ben babamı çok sevdim.
Bunu hiç unutma baba!

 1   ~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
-glycerine-
-glycerine-
Ben pederi hiç tanımadım bişi diemicem.
~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
grubble
grubble
KAL..

Çek silahını dedim baba

vur gözlerimi aglayan yerlerinden.

Yüzüm ıslak bir kaldırım gibi baba

bas üzerimden geç, kaderim duello sesizliği

çek silahını dedim baba

affet... m.mungan
~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
midman
midman
hep tartıştım senle hep bigün yeneceğim seni dedim pişman olduğum cümleler kurdum çoğu zaman ama sen hep güldün ve affettin hiç bi gün sesini bile yükseltmedin bana...
okulda arkadaslarımın baba dayağı anlattıkları zamanlar ben anlamaya çalışıyodum onları ve hiç anlayamadım ve anlıyamıcam asla çünkü bi fiske bile yemedim ben,,,,,,
~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
damla
damla
babam ya....ne kdr yanlışlar yapsada babam o benim...bende biricik minik küçük kızıyım.kız çocukları için babanın yeri ayrıdır...aşıklardır taparlar bayılırlar çok çok severler.bende babamı öyle sevioyorum kızıyorum o ayrı...ama evet en çok babamı sevdim.
~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
nilii
nilii
hayat bazen senı benden alamak ıstesede sen benım hayatımın en degerlı varlıgısın i kı varsın babacım .....senı sevmekk yasamamın tek nedenı babacım ......
~ 448 gün   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 15

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!
Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008