ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
Çocukluğumda elime geçen her oyuncak bebeğin bacak aralarına merakla bakardım. Oyuncak bebeklerin cinsel organı yoktu. Kolları, elleri, parmakları, tırnakları, gözleri, saçları ve hatta kirpikleri bile en ince ayrıntısına kadar mükemmel bir şekilde imal edilmiş olan oyuncak bebeklerin plastik bacakları arasında ‘pipi ve kuku’ olması gereken bölge dümdüzdü. Hayatımın ilk büyük şüphe girdabına sürüklendim. Biz çocuklardan bir şeyler saklanıyordu. Oyuncak bebeklerin pipileri niçin yok? sorularıma tüm büyüklerim ağız birliği etmişçesine ayni cevabı veriyorlardı: Senin aklın ermez, daha küçüksün! Doğum konusunda da Seni leylekler getirdi martavallarına kesinlikle inanmıyordum. Artık büyüklerimden de şüphelenmeye başladım. Onlara olan saygım da gitgide azalıyordu.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ortaokul ders programına ilâve edilen Sağlık Bilgisi derslerinde de kurbağaların cinsel yaşamları konusunda uzmanlaşmıştım ama biz insanların üreme konusunda hiçbir bilgim yoktu. Sağdan-soldan duyup, büyük merakımı uyandıran; klitoris ve vajinadan da derslerde bahsedilmiyordu. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı da -tüm büyüklerim gibi- biz çocuklardan bir şeyler gizliyordu. İmtihanlarda -insan yerine- ikide bir amiplerin çoğalmasını soran Sağlık Bilgisi dersi öğretmenime pek saygım ve sevgim kalmamıştı. Öğretim yılı sonunda, alçıdan yapılmış, organları çıkan manken sayesinde vücudumun tüm iç ve dış organlarının yapılarını, kesitlerini ve görevlerini en ince ayrıntısına kadar ezberlemiştim ama cinsel organım konusunda hâlâ hiçbir şey bilmiyordum.
Karmakarışık duygu hezeyanları içinde geçen çocukluğumdan gençliğe adım attığımda, karanlık dehlizlerde yolumu kaybetmiştim. Küçücük çocuk penisimin; aile büyüklerimi, öğretmenlerimi ve 700 yıllık geçmişi olan devlet sistemimizi bu denli ürkütmesinin nedenini bir türlü anlayamıyordum.
Yüzümde ergenlik sivilceleri ve tek-tük sakalların çıkmaya başladığı yıllarda babaannem işaret parmağını ileri geri sallayarak tehdit dolu bir ses tonuyla bana hayatımın ilk seks dersini verdi. Sakın ola ki istimna yapma ve harama uçkur çözme! Babaannem otuzbir çekmeyi kast ediyordu, anlamıştım. Başım eğik, ellerimi önüme kavuşturmuş vaziyete, hiddetinden çok korktuğum babaannemi süklüm püklüm dinlemeye devam ettim: Sonra gözlerin kör, geri zekalı olursun, Ahirette de cehennemin en dibini boylarsın!
***
Mastürbasyon konusunda tanrı, babaannemden çok daha gaddardı. İncil'deki Eski Ahit'in Yaratılış bölümünün 38. ayetinde; Onan, -gelenekler gereği- dul yengesi Tamar ile evlendirilir. Onan, yengesiyle sevişmek yerine mastürbasyon yapmayı tercih eder ve Tohumlarını toprağa akıtır. Kulunun kendi kendini tatmin etmesine çok kızan Tanrı, mastürbasyoncu Onan'ı ölümle cezalandırır. Hıristiyan literatürde ilk 'mastürbasyon şehidine' ithafen Onanizm olarak adlandırılan El ile yapılan seksüel tatmin; bütün semavi din kitaplarında, tanrısal öfke ve cehennem alevleriyle cezalandırılır.
***
Meme uçlarımın sertleşip, dokunulduğunda acıdığı ve sesimin kalınlaştığı dönemde benden saklanan sırlara ulaşmak için daha fazla tahammülüm kalmamıştı artık. Evde yalnız olduğum bir gün, Ortaokul Öğrencileri için Sağlık Bilgisi Dersleri kitabının sayfaları arasında sakladığım bir porno dergiden yırtılmış tek sayfalık çıplak kadın resmini çıkardım. Çırılçıplak oturduğu koltukta, bacaklarını iki yana açmış, memelerini avuçlayan, ıslak dudaklı kadının kağıt kırışıklarını bir elimle düzeltmeye çalışırken, diğer elim çocukluğumdan beri benden saklanan gerçekleri keşfetmeye hazırlanıyordu. Kuyruklu cehennem zebanilerinin kıvrak dansları ve kahkahalar atan şeytanlar korosunun çığlıkları eşliğinde, günah sirkinde ip cambazıydım. Gözlerimi kapattım. Zifiri karanlığın boyutsuzluğunda kayboluyordum, ama korkmuyordum. Merak ve heyecan kasırgaları içinde kavrulan beynim, erkeklik organımın kan vanasını sonuna kadar açtı. Din Bilgisi dersinde öğrendiğim, Adem Babamızın cennetten kovulmasına neden olan yasak elmanın tadına ben de bakacaktım. Cennet'in basamaklarına doğru tırmanırken, şüphe ve günah okyanuslarının hırçın dalgaları arasında boğuluyordum. Perdeleri sımsıkı kapatılmış odamın içine kadar gelen seyyar satıcıların Kırmızı yerli domates, Ödemiş'in sarı patates, taze soğan, maydanozzz, dereotuuuu! nidaları arasıra konsantrasyonumu bozsa da, Pandora'nın Kutusu'nu açmaya kesin kararlıydım.
***
Semavi dinler öncesi, mastürbasyon günümüzdeki gibi günah ve tabu değildi. Babil, Mısır ve Asur'ların dini seremonilerinde -şeytanı lânetlemek ve tanrılara şükran sunmak için- erkekler topluca mastürbasyon yaparlardı. Taç giyme töreni sırasında Mısır firavunları mastürbasyon ile kutsandılar. Tanrısı Osiris, kâinatı mastürbasyon sonucu yaratır, her yılın bahar aylarında Nil Nehri'nin sel suları ile taşması 'bereketin orgazmı'dır. Eski Yunan ve Roma kültürlerinde de mastürbasyon Tanrı Hermes’in özelliklerinden birisidir.
Zoolojik araştırma sonuçlarına göre; fil, geyik, kirpi, maymun ve yunusların -insan hemcinsleri gibi- mastürbasyon alışkanlıkları var. Genetik yapı olarak insana %98 oranında benzeyen ve anayurtları Zaire olan erkek Bonobos şempanzeleri ile insan erkeğinin mastürbasyon ‘tekniği’ birbirine çok benziyor. İnsanlar gibi yüz yüze de aşk yapabilen ve grup içinde yaşadığı hemcinslerini kesinlikle öldürmeyen Bonobos şempanzeleri sosyal problemlerine -insanların tersine- sevişerek çözüm buluyorlar.
***
İlk mastürbasyonumda; Allah, Günah ve Şeytan üçgeninde korku ve zevki ayni anda tattıktan sonra büyük bir rehavet içindeydim. Babil'in Asma Bahçeleri'ni feth eden yorgun bir savaşçı edasıyla gülümsedim. Sonsuz güzellikteki orgazm zevkini insanlardan yasaklayan dinsel ve toplumsal ahlâk değerlerinin tümünü ret ettim.
***
Bir erkeği tedavi ettiğimde, bin kadını mutlu etmiş gibi oluyorum diyen Brezilyalı ürolog Cristina Vargas, Çevresinde çapkın imajı yaratan erkeklerin kesinlikle cinsel problemleri olduğuna” inanıyor. Seksolog Vargas; Türkiye'nin de içinde bulunduğu çapkını bol olan bir ülkede yaşayan her 100 kadından 70'inin seksüel problemlerinin mevcut olmasının; Çapkın erkeğin yetersiz cinsel gücünün ve kadınlardan çok kendi egolarını tatmin ettiklerinin kanıtı olduğu görüşünde.
***
Amerikalı komedyen George Carlin, klişeleşmiş yaratılış tezi alternatiflerinin de insan mutluluğunun kaynağı olabileceğini vurguluyor:
Yaşamın en acı tarafı ölümle sona ermesi. Klâsik hayatı sürdürmek genel standartlar dahilinde gerçekten çok zor ve mantıksız. Doğumumuzdan itibaren hastalıklara, doğaya, topluma ve diğer insanlara karşı verdiğimiz mücadelenin ödülü ise sadece ölüm.
Bence yaşamın tersi ölüm olmamalı. İnsanın ilâhi mutluluğu için bilinen zaman tersine işleyip, hayat önce ölüm ile başlamalı. Tüm bilgi ve kişisel tecrübelerimizle dopdolu olarak ihtiyarlık dönemi ile doğmalıyız. İş hayatına atılıp 20-30 yıl kadar çalıştıktan sonra gençliğimizi dilediğimiz gibi geçirmeli, eğitimimizi ilkokul sıralarında neşe içinde bitirip, sorumluluklardan uzak çocukluğumuzu yaşamalıyız. Kundağa sarılmış bebeklik döneminden sonra, annemizin rahminde rehavet içinde dokuz ay kalıp, hayatımızı orgazm ile sonlamalıyız!
yazı www.siyahkahve.com alıntıdır...ali kemal yıldırım a ait...
yazının tamamı ve sonundakı hayatı sonlandırma biçimi ile onerısını dusunmeye ve paylasmaya deger buldum...
6~ 448 gün
daddy's girl
Bence yaşamın tersi ölüm olmamalı. İnsanın ilâhi mutluluğu için bilinen zaman tersine işleyip, hayat önce ölüm ile başlamalı. Tüm bilgi ve kişisel tecrübelerimizle dopdolu olarak ihtiyarlık dönemi ile doğmalıyız. İş hayatına atılıp 20-30 yıl kadar çalıştıktan sonra gençliğimizi dilediğimiz gibi geçirmeli, eğitimimizi ilkokul sıralarında neşe içinde bitirip, sorumluluklardan uzak çocukluğumuzu yaşamalıyız. Kundağa sarılmış bebeklik döneminden sonra, annemizin rahminde rehavet içinde dokuz ay kalıp, hayatımızı orgazm ile sonlamalıyız!
bütün o kendini arayış ve anlam karmaşasının dışında bunları söyleseymiş yeterli olurdu zaten...kelimeler ve kendi içinde boğulmuş kim yazdıysa...
~ 448 gün
soulreaver
Kol Kası Yapmak...*
*Ahhh Nerde O Eski 31`ler Diye Düşünmek...**
**Artık Çekmiycem Diye Düşünüp Makina Almak...:
1~ 448 gün
güveeen
10~ 448 gün
luca leotardo
Yaziyi yazan arkadas lise de saglik bilgisi dersi ile ilgilenmekten edebiyat derslerine pek kafa yormamis galiba.
Soyle ki bir yazi da klise ama gercek: giris- gelisme ve sonuc` seklinde olusan bir iskelet vardir.Iskeleti olustururken de harc olarak uslubu ve kaynaklari kelimeleri kullanmak gerekir, arkadas oyuncaktan baslamis, ilk masturbasyon anilarini anlatmis, arada bir amerikayha gitmis semavi dinlere bulasmis(buralar sanirim google` dan o anda toplananlar) brezilyali bir urologun sozlerine yer vermis (evet google ya da yeni okudugu bir kitap buyuk ihtimalle)
Ha bi de sonuc kismi var ki:
Boyle bir giris ve gelisme sonrasinda boyle bir sonuca ulasmak icin ya sonucu onceden olusturmus olmak lazim ya da giris ile gelismeyi sonuctan once farkli bir zamanda olusturmak lazim.
Yaşamın en acı tarafı ölümle sona ermesi. Klâsik hayatı sürdürmek genel standartlar dahilinde gerçekten çok zor ve mantıksız. Doğumumuzdan itibaren hastalıklara, doğaya, topluma ve diğer insanlara karşı verdiğimiz mücadelenin ödülü ise sadece ölüm.
Bence yaşamın tersi ölüm olmamalı. İnsanın ilâhi mutluluğu için bilinen zaman tersine işleyip, hayat önce ölüm ile başlamalı. Tüm bilgi ve kişisel tecrübelerimizle dopdolu olarak ihtiyarlık dönemi ile doğmalıyız. İş hayatına atılıp 20-30 yıl kadar çalıştıktan sonra gençliğimizi dilediğimiz gibi geçirmeli, eğitimimizi ilkokul sıralarında neşe içinde bitirip, sorumluluklardan uzak çocukluğumuzu yaşamalıyız. Kundağa sarılmış bebeklik döneminden sonra, annemizin rahminde rehavet içinde dokuz ay kalıp, hayatımızı orgazm ile sonlamalıyız
Sonuc:
Sahsi gorusum olarak yazi uslub duzensizlikleri, kelime ve cumle karmasalari, zayif guce haiz olmasina ragmen arada bunu da ekleyim anlatimim guclensin diye konulan alakasiz alintilarla dolu, sonuc kismi guzel de orasi da alakasiz olmus biraz hani tesbihte hata olmaz bende diyim ki cop adam vucudu ustune sonradan eklenmis cok guzel bir yuz resmi gibi... En azindan denemis arkadas.
2~ 448 gün
porcelain babé
çok enteresan..gerçekten de ölümden başlayan bir yaşamla,hayatımızı mutluluk içinde güle oynaya bitirsek ve sonra da anne karnında huzur bulsak keşke...
~ 448 gün
privacy
ben de birazdan ilk sivilce patlatışımı anlatıcam :-s
ne gereksiz şeyler bunlar..
1~ 448 gün
atilla
hani başlığa mastürbasyon falan deseydiniz adam orda kaç sayfa edebiyat parçalamış ama başlık otuzbir :D
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/12019
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!