ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
forum
Üniversitenin görevi (Engin Ardıç)
bogazici universite engin ardic
Sayfalar: 1      şu anda 1 - 8
 
anthony casso cesare
anthony casso cesare
İyi de, bir hafta tatil yapamayacak mıyız be kardeşim? Yokluğumuzda bu sefer tutmuşlar, Boğaziçi’nin rektörü Ayşe’ye saldırmışlar. Yeni duydum.

Çünkü Boğaziçi, Orhan Pamuk’a fahri doktora vermiş. (Mimar Sinan, “Fethullahçı” Hilmi Yavuz’a verince kimse ağzını açmamış ama, hayret!)

Bir kız öğrenci “türbanla gitar” çalmış (Ahmet Hakan gibi bir şey olsa gerek), bir folklor topluluğu da bildiğimiz Bitlis oynamış (peşmergeye benziyorlarmış, herhalde güneydoğu folklor oyunları smokinle oynanmalıdır, çağdaş Türkiye’ye yakışan budur.)

Kavga şuradan çıkıyor: “Kaliteli” üniversitelerimizde liberal bir hava esiyor, kelek olanlarda faşizm kokusu var.

Çocukların ÖSYS tercihlerinde hangilerini üst sıraya yazdıklarına bakarsanız, toplumun özlemini de anlayabilirsiniz tabii. Bu özlem, 12 Eylül döneminde “dizayn edilmiş” üniversite kalıbına uymuyor.

Fakat bürokratik oligarşi, her çocuğu aynı tornaya sokup Taptuk Emre tekkesinin değnekleri gibi birörnek odunlar çıkarmak için direniyor.

Profesör Ayşe Soysal, “Boğaziçi Türkiye için biraz fazla özgür kaldı” demiş. Kibar kadındır, “iki numara büyük geldi” dememiş. Oysa çok iyi hatırlayacaktır, otuz yedi yıl önce, Ayşe ve ben orada okuduğumuzda da öyleydi, eski Robert College.

Oysa Türkiye’yi Boğaziçi’nin düzeyine çekebilseydik memleket

kurtulacaktı.

YÖK, çekemezsin diyor.

YÖK Yasası’na göre, üniversiteler, “Atatürk inkılapları ve ilkeleri doğrultusunda Atatürk milliyetçiliğine bağlı, Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini taşıyan, Türk olmanın şeref ve mutluluğunu duyan, aile, ülke ve millet sevgisiyle dolu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getiren” öğrenciler yetiştirmekle yükümlüdürler.

Buna göre, yabancı uyruklu bir öğrenci bizim üniversitelerimizde ya okuyamaz, ya da gizli servislerimize ajan olarak girer.

Bekâr kalması da son derece sakıncalıdır, “aile sevgisi” direktifine uymaz.

Ya da bu yasayı yumurtlayanlar, Tuzla Piyade Okulu’yla üniversiteyi karıştırmışlar!

Üniversitenin görevi Atatürkçü yetiştirmek değildir. Aslına bakarsanız, üniversitenin birinci görevi öğrenci yetiştirmek, birilerini meslek sahibi yapmak, onlara para kazandırmak, askere gittiklerinde yedeksubay olmalarını sağlamak falan da değildir.

Üniversite bilim üretir ve bunu öğrencilerine aktararak bilimi kimin “işe vurmaya yetkili” olacağını saptar. Doktor yetiştirmez, tıp bilimini kimin özümseyip kimin özümseyemediğine ve bunu kimin uygulayabileceğine karar verir.

Ama bizde üniversite, azıcık sosyal bilimler dışında hiçbir bok üretemez.

Çünkü yüksek lisedir.

YÖK, yeni çıkardığı bir yönetmelikle, kendi yasasında yer alan, yukarıda da zikrettiğim ilkelere ters düşen yabancı diplomaları da denk saymıyor, tanımıyor ve onaylamıyor. Öğrencinin, dışarıda, YÖK’ün hoşuna gitmeyecek “herhangi bir ders almış” olması yeterli, seçmeli meçmeli de olsa... Diplomanın kendisi, seçilen bilim alanı falan önemli değil, bir tek ders yeterli!

Örneğin Harvard’ı bitirseniz, orada cinsel sapmalar üzerine bir psikoloji dersi aldıysanız, sizin diploma bizim burada paçavra. Çünkü “Türk aile mefhumuna” uymaz.

Elbette bu yönetmelik El Ezher ya da Tahran Üniversitesi gibi yerlerde okuyan “potansiyel El Kaide militanlarını” ufalamak üzere çıkarılmış ama yarın bir manyağın bunu benim dediğim düzeye çekmeyeceği ne malum?

Buna göre, kurtuluş savaşımızın karşı cepheden görünüşünü, Yunan ordusunun harekât planını da inceleyemezsiniz, vatana ihanet olur.

Ben de ayvayı yedim Ayşeciğim, çünkü 1972-73 ders yılında, rahmetli Profesör Ali Alparslan’dan (o zamanlar doçentti) hem merak ettiğim için, hem de not ortalaması yükseltmek amacıyla “Osmanlıca” dersi almıştım! Eski yazıyı da bayağı sökmüş, dili çok koyu olmamak şartıyla Osmanlı metinlerini şakır şakır okumaya ve de kendim de yazmaya başlamıştım... Gitti çöpe bizim kapı gibi Boğaziçi diploması! O dersi almama izin veren bizim Mantikas’ın (eski kayıt işleri müdürümüz) elleri kırılsaydı!... Fakat adamcağız günün birinde Türkiye’nin böyle cılkının çıkacağını nereden bilebilirdi?

Sevgili bürokrasi, buna da faşizm denir, zarar yok.

Nasıl olsa yakın zamanda bunu açık açık da uygulayacaksınız, Bahçeşehir’i, Boğaziçi’ni falan kapatırsınız, Ayşe de evinin kadını olur. Baksanıza, “ben aslında yemek yapmayı severim” demiş, bu hıyar toplumda üniversite yönetmekten o da memnun değil.

Engin Ardıç-Akşam

http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=79151,10,2
 2   ~ 446 gün   mesajın adresini al  
 
mmc
mmc
bu yazıyı paylaştığın için saol çok güzel şeyler söylemiş ve sonuna kadar da haklı bence...
~ 446 gün   mesajın adresini al  
 
kretzsche
kretzsche
türkiye'de üniversiteler; devleti kalkındıracak, bilim ve mantık öğrenecek, sorgulama ve karakter oluşturacak bireyler yetiştirmek yerine mesleki eğitim ve devlet'e-piyasa'ya sorgusuz sualsiz hizmet edecek kişiler yetiştiriyor.

bu bağlamda yazıda dendiği gibi bu hıyar toplumda üniversite denen olayın yeniden gözden geçirilmesi, işleyişinin, hocaların davranışlarının, ders anlatma biçimlerinin, ödev, sınav, not ortalaması, hatta üniversiteye giriş - çıkış ve bunların getiri - götürülerinin reformist bir şekilde ele alınması gerekiyor (bence)

fakat iktidarda bağnaz bir hükümet varken, yök'ü de kadrolaştırırken, ilerde şu anki halimizi de aramayız umarım. hala gereksiz bir şekilde yeni yeni üniversiteler açıp içlerini doldurmakla meşguller. oysaki ülkenin genç potansiyeli üniversiteler aracılığıyla çok daha iyi şekillendirilebilir. ama kim ülkeyi düşünüyor ki?
~ 446 gün   mesajın adresini al  
 
boomerang ¹³
boomerang ¹³
ben bu yazıdan çok bi' bok anlamadım, belki de yeni uyandığımdan..

ama üniversiteler ile ilgili diyeceklerim;

1 - yabancı dilde eğitim olmamalı..
2 - üniversiteleri ayakta tutan öğrencilerdir, kaliteli öğrenci kaliteli üniversite demektir bir nevi.. boğaziçi olanaksızlıklara rağmen ayakta ise mezunları ve içindeki öğrencileri ile ayaktadır. eğer ki onlar olmasa manzarsı olan normal bir üniversite olur.. o zaman sorun üniversitelerde değil ilköğretimde diyorum..
3 - bilim adına yapılacak bir şey yok.. türkiye'de kaç okulda bir makine mühendisi bir mercedes motorunu açıp inceleyebiliyor.. bu biraz ekonomik bununda genel olarak üniversiteyle alakası yok..

bence..
~ 446 gün   mesajın adresini al  
 
kretzsche
kretzsche
merak edip yabancı dilde eğitim konusunda bir başlık var mıydı diye baktım;

http://www.ortakantin.com/showtopic.asp?tid=129
~ 446 gün   mesajın adresini al  
 
kucuk bir kiz cocugu
kucuk bir kiz cocugu
peki saldıranlar kim? hangi görüşte olan insanlar?
~ 446 gün   mesajın adresini al  
 
hayali
hayali
bende ağırlığını artırarak hissettiren bir şey,
her geçen gün daha piyasacı oluyorum..
değerli büyüklerimin dillendirdiği çok rekabetçi ortamın varlığının zorunluluğunu kabule yöneliyor ve o ortamda üstlere çıkmanın gereklerini kendimde donatmaya çalışıyorum..
belki 3-5 sene sonra kıymetli sermaye sahiplerinin veya onların kıymetli yardımcılarının beni kendilerine layık görmek için ellerine alacakları kağıdımın içini doldurmaya çalışıyorum şimdiden..
derslere çalış,sosyal ol..hem çalışkan hem sosyal ol da seni beğensinler..ee rekabet,ee kaliteni hissettir,göster kendini..
demek ki zat-ı muhteremler işlerini biliyor..benden bir kariyerist yapıyorlar..ben idealist kalmayı başaramıyorum..demek ki güçsüzüm,demek ki güçlüler..

üniversitelerin görevi kurulan sistemlere karşı çıkabilecek,yenilerini layıkıyla kurabilecek şekilde insanları donatmak olmalıdır..muhalefetin söz hakkı için idama razı olacak..hakkı çiğneyerek,çiğnenerek ortaya çıkaracak,gereğini yerine gtirecek..pısırık,otoriteye kafa sallayan değil..cv'sine laf yetiştirmek için değil,kendini keşfetmek için tecrübe eden..

yazıda bahsedilen yök'ün üniversiteler üzerindeki baskıcı,statükocu tavrını elbette eleştirmemiz gerek..ama iş yök'ten arındırılıp yalnız o çok özgürlükçü üniversitelerin çok özgürlükçü yöneticilerine devredilirse(ayşe'lere..) ortaya çıkacak öğrenci profili çok farklı olmayacaktır kanımca..otorite devletten anayasadan uzaklaşır ne olur iş dünyası olur..derin kariyerist onlarca öğrenci yetişir şimdiki gibi..para babaları için bezendirilmiş,süslenmiş..

otorite var..ben güçsüzüm onlar güçlü..
~ 446 gün   mesajın adresini al  
 
serojuniyerrr
serojuniyerrr
ahhahahaha
~ 446 gün   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1      şu anda 1 - 8

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!
Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008