ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum  güncel  Ben gene,hala,hep 27 Mayısçıyım
hurriyet ihtilal 27 mayis adnana menderes hincal uluc
Sayfalar: 1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 15
 
comandante
comandante
Başlıkta, yazının tamamı da Hıncal Uluç'a ait. Tüm sözde demokrasi ve insan hakları havarilerine yazılmış bir yazı. İlgi çekici.

Sevsinler demokrat kardeşlerimi.. 27 Mayıs'a sövmek için sıraya girdiler gene.. Yok canım, 27 Mayıs'ın yıldönümü de ondan değil.. Bahane arıyorlar.. Kızım sana söylüyorum ayağına, mesaj göndermeye çalışıyorlar.. Bunlar böyledir. Yürekleri yetmeyince dangadanak söylemeye, lafı dolandırırlar..

Günlerdir okuyoruz .. Anafartalar bombasının ardında asker var demek istiyor ve diyemiyorlar ya, lafı nerelerden getiriyorlar, meramlarını anlatmak için..
Bunların ağa babaları da böyleydi.. Sıkmayınca konuşmak Gözlerime bakın ne demek istediğimi anlarsınız derdi..
Ben 27 Mayısçıyım.. Sonuna kadar ve sapına kadar..
Çünkü ben, romantik demokrat değilim.. Ben o günleri yaşamış bir cumhuriyetçiyim..
Demokrasinin ve cumhuriyetin tüm ilkelerinin ayaklar altına alındığı karanlık günleri bir muhalif gazeteci ve bir Mülkiye öğrencisi olarak yaşadım ben.. Unutmam mümkün değil..
Demokrat Parti iktidarı, Meclis'teki çoğunluğu ile, tüm özgürlükleri ve insan haklarını ayaklar altına almış, Abdülhamit'i bile demokrat yapan bir istibdat içinde ülkeyi inim inim inletmeye başlamıştı.
Falih Rıfkı ve Bedii Faik'in Dünya gazetesine, tarihe geçen o Karanlığa giriyoruz manşetini attıran bir Tahkikat Komisyonu yasası ise, kalan son özgürlük tohumları da yok edilmişti.

Düşünebiliyor musunuz?.. Tamamen iktidar mensuplarından oluşan bu komisyona sadece gazete ve dergileri değil, onları basan matbaaları da kapama yetkisi verilmişti. Matbaa da kapatılacaktı ki, adam, o matbaada başka bir dergi ve gazete çıkaramasın. Matbaa da kapatılacaktı ki, matbaa sahipleri, muhalif olması muhtemel gazete ve dergilerle anlaşma yapıp onları basmasın..

Polisler, gazeteciler dahil, insanları günün 24 saati, evlerinden, işlerinden, sokaktan alır giderler, haber de vermezlerdi, nereye gitmiş, niye gitmiş.. Bilemezdiniz tutuklu mu, yoksa, kaçırıldı mı, ya da vurulup bir yere atıldı mı?. Avukat tutmak mı?.. Aileye haber vermek mi?.. Güldürmeyin beni.. Mahkemeye çıkma günü de yoktu. Onu oraya attıran gücün keyfindeydi, yargıç önüne çıkmak..
Oktay Kurtböke, nur içinde yatsın, gazeteciydi, Yeni Gün ekibimizde.. İsmet Paşa, Kızılay'daki İş Bankası'na para çekmeye gitmiş Mevhibe Hanım'la, yürüyerek.. İlgi öyle fazla ki, etraf öyle sıkışmış ki, bakmış Paşaya ve hanıma zarar gelebilir, Oktay ve birkaç genç daha atmışlar kendilerini araya, yol açmışlar ezilmesinler diye.. Sen misin İsmet Paşa'ya yol açan.. Görenler telefon etti ki gazeteye, polisler Oktay'ı almışlar.. Soruşturmaya başladık.. İzi yok.. Kimse bilmiyor, nereye götürdüklerini.. Yahu gece üşür, falan.. Bir kazak götüreceğiz.. Emniyet ser veriyor, sır vermiyor.. Oktay'ın babası paşa.. Askeri Yargıtay'da yargıç. Yani en forslu adamlardan biri güya.. O bile öğrenemedi.. Günlerce yatmıştı Oktay.. Sonra bir gün Tamam deyip salmışlar, ne yargıç, ne mahkeme, ne bir şey.. Öyleydi hukuk.. Öyleydi insan hakları, o gün..
Demokrat Parti Vatan Cephesi diye bir rezillik kurmuş.. Bu cepheye katıldığını bildirmezsen, adın her gün Ankara Radyosunda okunan listelerde yer almazsa, yaşam hakkın yok.. İş vermiyorlar. İşteysen, çıkarıyorlar..
Bunca sivil baskı yetmezmiş gibi, bir de sıkı yönetim ilan edilmiş.. O zaman üst rütbelere gelmek için emir kulu olmak gerek. Genelkurmay Başkanı dahil emirlerinde.. Sıkı Yönetim Allahın günü Üniversiteye saldırır.. Atlarla.. Silahlar patlar, Siyasal Bilgiler delik deşik.. Yayın yasakları birbiri ardına yığılır.. İktidarın istemediği hiçbir şeyi yazamazsınız. Yazdınız mı yandınız.. Hapishanelerde gazeteciler için özel koğuş oluşturuldu, Ankara Hilton diye.. Tıklım tıklım dolu.
Demokrat Parti iktidarı basına öyle baskı uyguluyor ki, İspat Hakkı'na kahkahalarla gülüp O ne?.. İsmail Hakkı mı diyorlardı.. Bugünün insanının aklı almaz.. Bir şey yazıyorsunuz.. Yazdığınızı ispatlama hakkınız yok. Yazdınız, mahkumsunuz.. İspat Hakkı isteyenlere destek olanları partiden kovdular.. Hürriyet Partisi'ni kovulanlar kurdu.
Şimdi o günleri yaşayamayanlara, 26 Mayıs'ı bilmeyenlere, 27 Mayıs'ı anlatmak mümkün değil.. Hoş, 11 Eylül'ü çok iyi bildikleri halde 12 Eylül'e nasıl saldırdıkları da meydanda ya..
27 Mayıs, meşruiyetini kaybetmiş, demokrasinin tüm ilkelerini ayaklar altına almış, Cumhuriyetin tüm kurumlarını yok etmiş bir despot iktidara karşı, Türk Ulusunun direnme hakkını kullanışıdır..
27 Mayıs bir darbe değil, bir ihtilaldir.. Fransa İhtilali, dünya özgürlük tarihinde neyse, 27 Mayıs, Türkiye tarihinde odur.
Bir de 28 Mayısı var tabii, ihtilalin.. Bu ülke tarihinin en demokratik devrimine sahne olan 28 Mayıs'ı.. Ondan da yarın söz edeceğiz!..
 7   ~ 465 gün   mesajın adresini al  
 
iksir
iksir
özlemiştik seni fırat:D
~ 465 gün   mesajın adresini al  
 
abbas
abbas
1961 Anayasası, 27 Mayıs askeri harekâtının ''beraatı'' dır (aklanmasıdır). Bu anayasa Türk toplumunun binlerce yıllık tarihi içinde yarattığı en ilerici anayasadır. Çağdaş, laik, insan haklarına, hukukun üstünlüğü ve sosyal devlet ilkesine bağlı bir anayasadır. Böylesi ilerici bir anayasanın yaratılması, 27 Mayıs'a devrim niteliği kazandırmıştır. Bu nedenle 27 Mayıs gerek toplumsal dayanakları, gerekse yaratılan çağdaş ve devrimci anayasası nedeniyle tutucu ve hatta karşıdevrimci 12 Mart ve 12 Eylül'le bir tutulamaz...

Bu anayasa, insan haklarını temel almıştır, hak ve özgürlüklere en üstün değeri vermiştir, sosyal devlet ve hukukun üstünlüğü ilkesini benimsemiştir ve bu ilkeleri yaşama geçirmiştir. Laik devlet ilkesini ve ''Kuvayı Milliye ruhu'' na dayalı bağımsız Türk ulusçuluğunu ön plana çıkarmıştı.

Bu nedenle 27 Mayıs bir devrimdir ve 1961 Anayasası, 27 Mayıs'ın ölmez eseridir.

 7   ~ 465 gün   mesajın adresini al  
 
pera
pera
asıl hıncal uluç un dikkate değer şeyler yazdığını görmek dikkat çekici...bence de 27 mayıs bi ihtilalmiş.....
~ 465 gün   mesajın adresini al  
 
abbas
abbas
Ben demin ileti yazdım da; aslı şurdadır:

http://www.cumok.org/html/koseyazilari/040527acoskun_1.htm
~ 465 gün   mesajın adresini al  
 
pera
pera
61 anayasası beşinci kez sınavına girceğim şu günlerde benim özellikle hayranlık duyduğum, sonradan nasıl da geriye götürüldüğümüzü şaşkınlıkla izlediğim bi süreci temsil eder benim için...hani şu kimilerine göre milletimize bol gelen anayasa.... o kadar vazgeçilmez değerler getirmiş ki, muhtıra dönemi yaşamış olsa da, darbe atlatmış olsa da ,kurduğu kurumların bir çoğu hala yaşatılıyor, taban tabana zıt gruplarca bile...
~ 465 gün   mesajın adresini al  
 
abbas
abbas
bize de bi daha böyle bi hareket yaptırtmayın
~ 464 gün   mesajın adresini al  
 
hayali
hayali
herhangi demokratik bir rejimde,seçilmişlerden halktan aldığı erki,hangi gerekçeyle olursa olsun, seçim dışı bir yolla koparmanın savunulacak bir yanı olamaz..hadisenin bu şekilde tahakkuk etmesi,ıhh,sen seçtin ben astım işte,gerçek güç bende mesajının halka verilmesi demokrasiye yapılan en büyük hainliktir..
getiri ve götürülerine bakarak bu eylemi savunmak faydacılıktır..
yol gösterici erdem,bize bunu öğretmemeli..
 3   ~ 464 gün   mesajın adresini al  
 
thuringwethil
thuringwethil
Demokrasiyi iktidara gelmek için kullanıp, geldikten sonra da yok etmeye çalışanlara ne yapılmalıydı? Ne menem şey efendim bu demokrasi, istediğin durakta bin, istediğinde in...Tramvay mübarek!
 1   ~ 464 gün   mesajın adresini al  
 
prometheus
prometheus
27 mayıs elbette diğer darbe hareketleriyle özdeşleştirilemez bir harekettir. Çünkü diğerleri dış güçlerin etkileriyle ve genel anlamda daha çok sol görüşlü insanları hedef alarak gerçekleşmişken bir tek 27 mayıs faşizan güçlere karşı bir hareket olmuştur.

evet bu ihtilal olmasaydı adnan menderes ve etrafındaki daha güruh neler yapacaktı meçhul. Ama şu da bir gerçektir ki darbelerin en iyisi de darbedir sonuçta.
~ 464 gün   mesajın adresini al  
 
hayali
hayali
güçlü olanın sözünün geçmesi gayet ilkel bir durumdur..iptidaidir işte..

demokrat parti'nin döneminde ülkeyi kötü yönettiği görüşü gayet subjektifdir..demokrasi kimilerince elden gider kimilerince gitmez..kimin dediği olacak?niye seçim var?
halk egemenliğine güvenmiyorsak en doğru yolu bulmada,niye demokrasi rejimindeyiz?halk iradesine düzeltme,ilave yapılamaz..önünde saygıyla eğilinir..
 5   ~ 464 gün   mesajın adresini al  
 
comandante
comandante
Demokrasiyi amaç oalarak değil, karşı devrim için araç olarak gören bir DP hükümeti vardı o zaman başta( Tarih tekerrürden ibarettir.) Yani demokrasiye zarar veren asker değil sivil yönetimdi. Demokrasinin geleceği herzaman siviller tarafından korunmuyor.
~ 464 gün   mesajın adresini al  
 
blitzkrieg bop
blitzkrieg bop
en kötü yönetim şekli bile 1 askeri darbeden iyidir...
 4   ~ 464 gün   mesajın adresini al  
 
thuringwethil
thuringwethil
Demokrat Parti'nin yaptıkları gayet ortada değil mi? Neyin sübjektivitesi?
 1   ~ 464 gün   mesajın adresini al  
 
hayali
hayali
demokrasinin geleceğine millet egemenliği karar vermelidir..
 2   ~ 464 gün   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 15

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!
Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008