ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum  İlişkiler  ilk goruste ask

Sayfalar: 1  2  3  4  5  6  << Önceki Sayfa  Sonraki Sayfa >>      şu anda 16 - 30
 
dogujan
dogujan
ilk görüşte fiziken aşk derim ben buna
~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
mona roza
mona roza
trafikte 4 saat mi kaldınız ;)
~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
godmode
godmode
elektrik nedir allah aşkına..
sonu evlilikle biten gelinli kaynnalı yarışma programlarından dilimize pelesenk olan bu sözcüğün anlamını tam anlatabilecek biri var mı acaba??
~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
aleph
aleph
ya ben bunu gerçekten istiyorum. ama olmayacağını da biliyorum.. :((

kısmet.. :p



mona roza demis ki:

merdivenlerden inerken çarpışalım..kitaplarım düşsün sonra toplarken gözgöze gelelim istioyurm..ahahahh

~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
:)siempre...
:)siempre...
yaa damardan girmişiniz arkadaşlar ilk görüşte aşk flan...ya peği ben napiyim??hım??sanki yıllardır sevgiliymişiz gibi hergece başımı yastığıma koyduğumda hep onu düşünüyorum hep o hep o...oysa daha adını bile bilmiyorumm:(::(:(:(
~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
ldsdksrekfdfşkvbjh c
ldsdksrekfdfşkvbjh c
hehe ne güzel iştee herkeste öle kıpırdama olmazz yarında adını öğrenirsin
~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
:)siempre...
:)siempre...
yarınmı???2 gün görmicem maselef okuldan kendileri...ama kendi hariç çevremdeki herkez biliyor veee kimse tanımıyo...işin en kötüsü bu!!köle kral fiziken aşk demiş ama..bence bi ilşkideki önemli unsurlardan biri
~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
eletuera
eletuera
ilk görüşte aşk böyle başladı
adı üstünde yıldırım aşkı
hemen evlilik hemen balayı
pek çabuk geçti cicim ayları..
yau öle ilk görüş işleri yalan tanımadan etmeden ömrü 2 günlük işler bunlar...
~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
p.* selin akay*
p.* selin akay*
siempre espiriyle yaklas hatta kavga cikarir gibi yaklas hatta tartisma yarat sonra tatliya bagla gulumse. kesin sonuc veriyor bizzat uzerimde denenmis ve basariyla sonuca ulasmis bir uygulamadir:)

buarada 4 saat trafikte kalmadik tabii ki:) ehem cok derin konular cok gizli sirlar bunlar :p hatta 4 bile degil aksam 8 gibiydi karsilastik, gece yarima geliyordu ayrildigimizda. 4 saatten fazla surundurdum, nasilsa o beni cok surundurcek ilerde isi bilmek lazim ehehe
~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
sütoğlan
sütoğlan
ilk görüste aşk bi kere olmustur bende
ama ben büyüdüm, artık olmuyor
aşık olacağım kız:
1-zengin olacak
2-erkek kardesi olmayacak, mumkunse ailesinin tek kızı olacak
3-guzel cirkin ayırt etmem
ben buna ekonomik aşk derim
=)
~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
*lokum*
*lokum*
p. gerçekten de film anlatır gibi... :)
~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
chirkin
chirkin
yok sanırım::))
~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
fransua
fransua
Hayatımız boyunca ne kadar çok insana rastlarız, ne kadar çok insanla konuşuruz ve onlara dokunuruz, ama onlardan sadece bazılarını arzularız ve sadece birkaçına ya da birine aşık olabiliriz. Aşk seçicidir çünkü. Bazen hoşlandıklarımızla ve arzuladıklarımızla bir daha karşılaşma şansımız olmaz. Bazen onlarla tekrar karşılaşırız belki ama, çok küçük ayrıntılarda belirebilen aşk vaatlerini göremeyiz. Gerçekliğin, aslında hayal gücünden ne kadar daha zengin olduğunu kestiremeyiz, bir anıya bile dönüşemeden bir bir çekip gider ihtimaller ve aşksız ayrıntılar. Yalnızlığımız, biz farkına varmadan, usul usul olgunlaşmaya başlar böylece.

Düzeltme imkanı bulamayacağımız hatalarımızdan ne kadar korksak da, cesaret göstermekten de o kadar korkarız bazen. Yıllar geçtikçe hepimizin hayatında yarım kalmış,yaşansaydı ne olurdu bilinmez yakınlıklar birikir durur bu yüzden. Kaçırdığımız 'an'lar, sahip olamadığımız gizemli anıları çoğaltırken, biz ertelemeye devam ederiz. Karşısına çıkan bir aşk ihtimaline, kendisini hiç esirgemeden sunan kaç kişi vardır? Hiçbir sakınma duymadan sevmek, karşılığı durmadan ödenen bir lükstür der Pavese. Bu pek sık rastlanır bir şey değildir aslında. Sakınmadan sevenlerin hikayeleri bu yüzden edebiyatın ve sanatın vazgeçilmez temaları arasındadır. Böyle hikayeler kuşaklardan kuşaklara anlatılarak, hiç değilse duygusu yaşatılmaya çalışılır. Bir bakıma aşkın varlığını kanıtlamaya çalışan kederli hikayelerdir onlar. Ama bir çoğu gerçektir, tıpkı Brahms'ın hayatı gibi.

Brahms, hiçbir sakınma duymadan, karşılıksız ve delicesine sevmişti Clara Schumann'ı. Brahms, büyük bir hayranlık ve saygı duyduğu besteci Robert Schumann'ın karısı Clara'ya aşık olduğu zaman henüz yirmi yaşındaydı. Schumann'ın, yeni Alman ekolüne karşı çıkarak Brahms'ın eserlerinden övgüyle söz etmesi ve hakkında olumlu makaleler yazması, müzik dünyasında genç bestecinin adının çabucak duyulmasını sağlamıştı. Brahms, Robert Schumann'a tapıyordu. Bu yüzden Clara'ya olan aşkını kalbine gömdü, onun için besteler yaptı, intermezzolar yazdı ve başka hiçbir kadına ilgi duymayarak ve evlenmeyerek ölünceye kadar ona sadık kaldı.

Robert Schumann'ın ölümünden sonra her zaman Clara'nın yanındaydı ama ona olan aşkını hep tek başına yaşamak zorunda kaldı. Brahms, Clara'ya aşık olmayı seviyordu. Aşık olduğu kadın ondan 14 yaş daha büyüktü. Clara Schumann 75 yaşında öldüğü zaman Brahms öylesine üzülmüştü ki, onun cenazesine giderken yanlış trene bindi. Frankfurt'a ulaşabilmek için iki gününü tren değiştirmekle geçiren besteci geldiğinde, cenaze töreni çoktan bitmişti. Brahms, ancak mezarlığa yetişebildi ve sevdiği kadının tabutu üzerine bir avuç toprak atabildi. Trenlerde geçirdiği kırk saat boyunca, son bestesinin Ah Dünya Senden Ayrılmak Zorundayım adlı koral prelüdünü yazan Brahms, Clara'nın ölümünden sonra ancak bir yıl yaşayabildi.

Clara, Brahms'ın karşısına çıkan ilk aşk ihtimaliydi. Brahms, bu ihtimali aşka çevirdi ve kendini hiç sakınmadan sevdi. Pavese, Hiçbir sakınma duymadan sevmek, karşılığı durmadan ödenen bir lükstür der. Brahms da ödemişti. Ama o, ödemelerini; senfonilere, konçertolara, sonatlara, prelüdlere ve şarkılara çevirmişti. Hiçbir sakınma duymadan sevmek, (Pavese'nin yaşadığı) modern zamanlarda bile karşılığı durmadan ödenen bir lüks ise şayet, post modern zamanların sonunda, ne anlam ifade edebilir ki? Hiç. Şimdiki zamanlarda, sakınmadan sevebilmek özel bir kabiliyet işidir çünkü. Böyle bir kabiliyet sahibi bulunsa bile, karşılığı durmadan ödenecek olan duygusal birikimler lüksü, kimde mevcut ki zamanımızda?


Bu düzende aşk işleri de sisteme uygun, kırık dökük yürüyor işte...

Can Dundar
~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
sabloncu
sabloncu
dünya halklarına mensup insanların çoğunda böyle bir olay yaşanmaz. genelde ilk bakıştığınızda beğendiğinizi fark edersiniz, ama bu beğeni başkalarına karşı da hissediyor olduğunuz sıradan bir hmm hoş çocuk/kız seviyesindedir. ilgi falan görürseniz (dikkat: tam somut bir ilgi gerekmiyor, sadece bakıştığınızda belki bir şeyler olmuştur), biraz düşünür beyin rafinerisinde damıtır (lafa gel:p), işinize geliyorsa otomatik olarak aşk'a çevirirsiniz bu beğeniyi. tabi çotart diye kalakalıp aşık olan çiftlere burdan demet demet sevgi yollamayı da ihmal etmiyorum.
~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
aynen_kanka
aynen_kanka
tamamen bi sevgi eksikliği,duygu yoğunluğudur. yoksa insan hiç tanımadığı bi insan için nasıl bir aşk besler
aşık olmak bu kadar kolaymı.
aşkı bunlar yüzünden ayaklar altına aldık .bi büyüsü kalmadı artık ...
~ 483 gün   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  3  4  5  6  << Önceki Sayfa  Sonraki Sayfa >>      şu anda 16 - 30

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!
Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008