ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
ahmet umit in 1996 tarihli polisiye romani.
Evli ve çocuk sahibi, mesleğine aşkla bağlı bir istihbaratçı olan Sedat, çeşitli ayak oyunlarıyla örgütünden uzaklaştırılınca kendisini sudan çıkmış balık gibi hisseder. Onu yaşama bağlayacak, mesleği kadar tutkulu bir şey gereklidir hayatında. Bu arada Mine’yle karşılaşır ve hayatındaki ölümcül boşluğu aşk doldurur. Ancak Mine’nin ansızın ortadan kaybolması, her şeyi altüst eder ve Sedat da sevdiği kadını aramaya başlar.
Sis ve Gecede okur, bu arayış boyunca Sedat’la birlikte insan ilişkilerine doğru ilginç bir yolculuğa çıkar. İstanbul’un Tarlabaşı, Kurtuluş gibi unutulmuş semtlerinin ara sokaklarında süren bu arayış, kimisi geçmişin anılarına bağlı, kimisi değerlerini yitirmiş, para ve çıkar ekseninde gelişen trajik ve komik ilişkilerin insanlarını çıkartır karşımıza.
Seçtiği mekânlar ve insan ilişkileriyle İstanbul’un tarihten beri süregelen karmaşık etnik yapısına da işaret eder Sis ve Gece. Türkiye’de yaşayan Rumların son temsilcilerinden olan Madam Eleni ve kızı Maria’nın öyküsü çarpıcı olduğu kadar düşündürücüdür de. Bu toprakların insanı olan Madam Eleni ve kızı Maria, son dönemde yaşanan kültürel kaos ve yozlaşma nedeniyle kendi komşuları tarafından kurban olarak seçilirler. Türkiye kültürünün en özgün renklerinden olan bu insanların son yıllardaki yaşamı trajik bir biçimde aktarılır.
Sis ve Gecede, suç ya da cinayet, kurguyu tamamlayan, gerilimi tırmandıran birer dekor ya da motif olarak yer almaz romanda. Suç, insan yazgısı üzerinde trajik sonuçlar doğuran bir öğe olarak boy gösterir. Ahmet Ümit, toplumsal düzeni savunan bir insanın serüveninde, bu amansız yabancılaşmayı, yalnızlaşmayı dile getirir.
Ayrıca 2006 yılında Turgut Yasalar yönetmenliğinde sinemaya uyarlandı
Filmde Uğur Polat, Selma Ergeç, Ayten Uncuoğlu, Kemal Bekir, Sinan Albayrak, Yetkin Dikinciler, İlyas Salman, Oktay Kaynarca, Tardu Flordun, Devrim Nas, Sara Meriç Cinbar ve Ümit Çırak’tan oluşan ünlü bir kadro görev alıyor.
4 Mayıs 2007 17:29
stabil
kitabı okudum ve cok begendim herkese tavsiye ederim.
filmi izleme imkanım olmadı henüz.izleyenlerden eleştiri bekliyorum.
4 Mayıs 2007 17:31
schizophrenia
kitabı okumadım ama filmden çok etkilenmiştim.gerçekten iyiydi..
4 Mayıs 2007 19:43
grey.
kitabı çok severek okumuştum ki Ahmet Ümit'i severim, filme de büyük bir mutlulukla gitmiştim ki Ahmet Ümit'i severim.... :)=
Uyarlamaların bir çoğu genelde hüsran yaratır ama filmde en ufak detay bile atlanmamış, izlemeyenlere şiddetle tavsiye ederim....
4 Mayıs 2007 21:38
mhd...
bende bu kitabı okudun gercekten cok güzel bi eser olmuş filmini izleyemedim..yaw kitabın kapağı daha mı değişikti birden hatırlayamdım..
5 Mayıs 2007 00:41
çutee-libertine-
çok oldu okuyalı konusunu hatırlamıyorum fazla ama aklımda kalan iyi bir gözlem, dikkat çekici detaylar ve iyi bir insan psikolojisi analizi olduğu..
5 Mayıs 2007 21:39
°•t£ññur°•
kitabı okumustum cok etkıleyıcı bı fınalı wardı tavsıye ederım
9 Mayıs 2007 18:06
ülkü özcan
bayılırım ahmet ümit in kitaplarına...
23 Temmuz 2007 12:38
juliet.
kitabını okumadım ama filmi baya etkileyiciydi..
6 Ağustos 2007 04:54
blackcat
kitapları oldukça sürükleyici polisiye sevenler için ideal bir yazar bence
patasana ve bir ses böler geceyi oldukça sürükleyiciydi
6 Ağustos 2007 13:45
buz mavisi
kitabı okumadım filmi oluncada iyki okumadım dedım cunku bugune kadar kitabını okudugum hıc bı filmi sevemedım aynı tadı almak imkansız oluyor bence.
filmdede ugur polatın oynuyor olması benı cok ilgilendırgı için gittim ama begenmedım.cok kotu buldum hatta sadece goruntu kalitesi iyiydi yakalanan cercevelik kareler vardı hostu..
9 Ağustos 2007 01:18
hiyelkar
sadece filmi izlediğimi söyleyerek başlayayım. bir kere kitap 1996 yılında yazılmış. yani en yakın tarih olarak o dönemi, 90'lı yılları anlatıyor. şöyle bi filme dönüp hatırlamaya çalışınca, pek de o havanın bozulmadığını bir artı puan olarak ekleyebilirim. (cep telefonları bile dikkat edilirse eski modellerden seçilmiş.)
en etkili yardımcı oyuncu kimdi filmde diye soracak olursanız, ilyas salman derim..bu değerde oyuncuları oynatacak film ve senaryoya sahip olmamamız ne acı..şener şen ve şevket altuğ gibi oyuncular en verimli zamanlarında resmen köşeye çekilmiş durumdalar. bir de hollywood'u düşünün, al pacino, robert de niro veya jack nicholson resmen en verimli dönemlerini geçiriyor aynı yaşta..filmden çok sinemacılarımıza gitsin bu eleştiri.
filme dönecek olursak, herkes hikayede olması gereken yeri doldurmuş aslında..teşkilat içi çekişmeler, sakin ev hayatı, çaylak eleman, kurt yöneticiler, şüpheli yakınlar, eski devrimciler.. tamamı role oturmuş, bir sırıtma yok..
ayrıca renklerin kullanımı da çok hoş..aynı kalitede polisiyeler çekilse de, biz de izlesek..
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/11163
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.