ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum > güncel > kan kırmızı çizgilerece temelkuran
azinliklar milliyet kose yazisi
Sayfalar: 1      şu anda 1 - 9
 
geronimo
geronimo
Kafamızdaki sınırlar, içimizin en derinine sakladığımız kırmızı çizgiler kritik olaylarda ortaya çıkıyor. Ortalık sütlimanken uzlaşmak kolay. Ama Hrant'ın ölümünden sonra "Hepimiz Ermeniyiz" sloganı atıldığında birileri çıkıp bağırıyor:
"Ben Türküm! Türküm! Türküm!"
Anlıyoruz ki, alçakça işlenmiş bir cinayete karşı olduğunu anlatmak için, kendini bir dakikalığına bile Ermenilerin yerine koymaya katlanamayanlar var.
Yarılma başlıyor böylece. Ardından Malatya katliamı geliyor. Bu kadar hunharca bir cinayeti hakkıyla kınamakta zorlananlar var.
Mümtaz Soysal, misyonerlik faaliyetlerini yasaklamamanın sonucunun bu olduğunu yazacak kadar uzaklaşabiliyor temel insan haklarından. Ardından, Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün çıkıp bağıra çağıra, hem de böylesi bir cinayetten sonra, kiliselerin açık adreslerini canlı yayında veriyor. Hatta iki kez tekrar ederek.

Boğazlananın metaneti
Başbakan, Protestanların temsilcisi İhsan Özbek'in tepkisini "kinci, tahrik edici" buluyor. Neden boğazı kesilenden metanet bekleniyor, bilemiyoruz. Bu konuda televizyonlarda konuşan hemen herkes, sanki yasakmış gibi "meşum misyonerlik faaliyetlerinden" söz ediyor.
Bu memleketin baştakiler döv deyince öldürdüğünü, imamın hapşırması halinde cemaatin ağır nezleye yakalanma geleneği olduğunu hepimiz biliyoruz.
Maraş, Çorum, Sivas katliamlarını yaşamış, Papa'ya silah çekenleri "kahraman" ilan etmiş, rahip Santoro cinayetinden sonra tek suçluyu "Hıristiyanlık faaliyeti" olarak görme eğilimi göstermiş bir memlekette yaşıyoruz. Bu memlekette katillerden ziyade mağdurları hedef göstermek bu memleketin genç, öfkeli, aşırı milliyetçi ve aşırı İslamcı gençlerine ne diyor?

Bir avuç öteki öldürülerek, kaçırılarak bitecek nihayet. Aldığım haberlere göre Ermeniler, Hıristiyanlar yavaş yavaş bavullarını toplamaya başladılar. Bu ülkeden hiç gitmek istemeseler de, içleri kan ağlasa da artık boğazlarının kesilebileceği ihtimaliyle yaşamak istemiyorlar.
Yakında gözle görünmeyen bir göç yaşanacak bu ülkede. Başladı bile. Henüz bu bilgi yeterince açığa çıkmadı, ama oluyor. "Öteki" ilan edilenler gidiyorlar. Sonunda ne olacak peki?
Hrant'ın ve Malatya'daki insanların öldürülmesine neden olan mekanizma faşizmin en basit mantığına dayanıyor:
Düşman ihtiyacı!
Faşizmle sakatlanmış bir toplum, düşman olmadan ayakta kalamaz. Yeni düşmanlar bulması, eğer yoksa üretmesi, imal etmesi gerekecek. Bu genç çocuklar, Hıristiyanlar, Museviler, Ermeniler tükenince bu kez kendilerinden "daha az Müslüman", kendilerinden "daha az Türk" bulduklarına saldırmaya başlayacaklar. Baştaki "imamlar" hapşırmaya devam ettikçe onların nezlesi azacak.

Ermeni Polat lazım
Televizyondan konuşmakla, köşelerden lanetlemekle, açıklamakla olmuyor. Bizim sözlerimiz bu çocuklara ulaşmıyor. Bizim sözlerimiz cinayetlerin tezgâhlandığı "ocaklara", internet kafelere giremiyor.
Oralara girecek sözler lazım bize, oralara girecek medya ve siyasi örgütler. Eğer sadece onu ciddiye alıyorlarsa daha insani, daha aklı başında bir Polat Alemdar. Ermeni, Musevi, Hıristiyan dostları olan bir Polat Alemdar.
Bu bir çaresizliğin ifadesi olabilir, hatta size komik gelebilir. Ama zaten bize komik, akıl almaz gelecek argümanlarla kafaları doldurulmuş çocuklar işliyor bu cinayetleri. Biz de o çocuklara akıl almaz ve komik geliyoruz. Aramızdaki çizgiler belirginleştikçe, kendi kafamızdaki kırmızı çizgileri sorgulamadıkça o çizgiler kan kırmızı oluyor. Kırmızı kan olukları oluyor...
22 Nisan 2007 20:28   mesajın adresini al  
 
daddy's girl
daddy's girl
ne kadar aptalca bir yazıdır bu
yazar önce kendi kan kırmızı çizgilerini aşşın
sonra otursun adam gibi yazı yazsın...

Bu memlekette katillerden ziyade mağdurları hedef göstermek bu memleketin genç, öfkeli, aşırı milliyetçi ve aşırı İslamcı gençlerine ne diyor?

böyle cümlelerden de nefret ediyorum
böyle diye diye bölüyorlar milleti aşırı islamcı aşırı milliyetçi fln...
kardeşim bu aşırılar azınlıktır
aşırılık ise kendini bilmemezliğin getirdiği birşeydir..
bunun bokunu çıkarıp defalarca dile getirmek
milletin sadece kafasını karıştırır...

22 Nisan 2007 20:39   mesajın adresini al  
 
elisa day
elisa day
varya artık bu ülkenin çizgilerinede solcusunada sağcısınada tutucusunada sürekli konuşup çenesi hiç durmayanınada.herkesi potansiyel bölücü göreninede,görmeyeninede.fikir versin..bu ne ya ?mide bulandırdı artık
22 Nisan 2007 20:44   mesajın adresini al  
 
avicenna
avicenna
ya tam bi dangalaklıktır şu sıralar milliyetçilii böyle böğürerek haykırmak
22 Nisan 2007 20:48   mesajın adresini al  
 
avicenna
avicenna
%5 faşist
%5 aşırı muhafazakar
%5 militan +kominist
hepi topu %15 taş çatlasa
gerisi bölünmez ve kimsenin kimseye garezi yok
bölünmesini isteyen militanlık yapmş olur ister faşist ister kominist ister şeriatçı olsn teroristle aynı kefeye koyarım
% 85 i şunu ezelim bunu ezelim düşüncesinden uzak bence şu durumda yapılması gereken kardeşliği her zamankinden daha fazla savunmaktr . bi bütün olmaktr
gerisi hayasızlık ve aptallıktır
22 Nisan 2007 20:52   mesajın adresini al  
 
comandante
comandante
Ece temelkuran son dönemde artan aşırı milliyetçilik sebebiyle çoğu kişinin dillendiremediği şeyleri cesurca aktarmış yazısında. Bazılarının popülizm yaptığı bir ortamda bu ve bunun gibi otokritiklere ihtiyacımız var.

Tüm inançlarda, dinini yayma gereği vardır. Herkes inançlarını başkasına aktarabilir. bizim dinimizde bu yokmu? Eğer bu suçsa bazıları neden Fettullah'ın okullarını övüne övüne anlatıyor. onun yaptıkları çok mu farklı. Üstelik Avrupalı misyonerlik yaparak Avrupanın çıkarlarını korurken bizimkiler bize düşman yetiştiriyor.

Anlatılan olayları tektek ele alırsak Mümtaz soysal gibi özgürlükçü bir insanın yasaklaredan bahsetmesini anlamak mümkün değil. galiba kendisi de kurduğu partisinin oy alabilmesi için artan milliyetçilik rüzgarını arkasına almak istiyor. keşke bu tür oyunlara girmese siyasetçilerde zaten artan kinin üzerine benzinle gitmeseler.

Sinan Aygün son zamanlarda nedendir bilinmez bu tür ani çıkışlar yapmaya başladı. tamam kredi kartları konusunda yaptıklarını takdir ettik ama sonuçta bir ticaret odası başkanının her konuda yporum bildirmesi, üstelik bu kadar hassas bir konuda ileri geri konuşması çok ama çok yanlış. Sonuçta orada katledilen 3 insan var ve azınlıklar tehlike altında TV ekranlarına çıkarak (tıpkı Vakit gazetesinin danıştay üyelerine yaptığı gibi) tüm kilise adreslerini vermek kadar saçma bir şey yoktur. yarın birgün oralarda katliamlar olsa bunun vebali altından kalkabilecek mi Sayın Aygün

Bu ülke Mehmet Ali Ağcalara, Abdullah Çatlılara Ogün samastalara kahraman reis muamelesi yaptıkça, devlet görevlileri onlarla yanyana hatıra fotoğrafı çektirmek için yarıştıkça azınlıklar ve mazlumlar bu ülke de rahat yaşamayacak, güvende olamayacak.

 1   22 Nisan 2007 22:48   mesajın adresini al  
 
öööö
öööö
bence bu ülkede şu sıralar en önemli problem ırkçılıktır.günümüzün en önemli sorunu budur.ve türkçülük çatısı altında ,nsanlar başka milletleri hiçe saymaktadır.ama unutulmamalıdır ki bu coğrafya tek bi kültüre tek bi millete ait bi coğrafya değildir.burada yeri geldiğinde 72 millet var diyerek böbürlenen insanlar yeri geldiğinde bu 72 milletin içindekileri adice katledebilmektedir.
burada şu alternatiflere yer verilmelidir kanımca.birarada yaşamak mümkün hale gelmeli ve kimse dininden ve azınlık konumundan dolayı artık öldürülme tehlikesi ile her gece yatağına girmemelidir.artık insanlığa önem verilen bir çağda bu tip milliyetçilikten doğan ırkçı suikastler hiç onanıcak bir durumda değildir.
çok sevdiğim bir yazar olan ve herkese kitaplarını önerdiğim ece temelkuran da bu ırkçı durum üzerine eğilmiştir ve çok güsel bir yazı ortaya çıkarmıştır.ece temelkuranı ve ırkçılığa cephe alan herkesi destekliyorum ve son olarak birarada yaşamı savunalım diyorum buradan herkese...
 1   23 Nisan 2007 01:14   mesajın adresini al  
 
abbas
abbas
Size bir şey diyeyim mi: adidasla puma kardeşmiş..

 1   23 Nisan 2007 01:18   mesajın adresini al  
 
no control-(bıyıklı)
no control-(bıyıklı)
Kimse; Malatya'daki katliamda domuz bağı kullanılmasına, gençlerin boğazlarının kesilmesine bakarak “Hizbullah diyerek işin içinden çıkamaz. Veya Hrant Dink katledildiğinde İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın “milliyetçi duygularla yapmış dediği gibi, bu vahşi katliamı yapan beş kişinin de “dini duygularla yapmış olduğu ileri sürülerek, katliam örtbas edilemez. “Ülkemizde huzuru bozmak isteyenler bu kez Malatya'yı hedef seçti türünden nakaratlarla da geçiştirilemez.
Gerçekleri tartışmaktan kimse kaçamaz. Linç saldırılarını “milli hassasiyetlerle savunanlar, “dini hassasiyetlerle cinayetler işlenmesinin de kapısını aralamışlardır. Sanılmasın ki, misyonerlik düşmanlığı sadece radikal islamcı örgütlerin işidir. Hayır, tüm düzen güçleri bunun içindedir. Misyonerlik, bu ülkenin en tepedeki kurumları tarafından “suç ilan edilmiştir. 2001 Nisan ayında toplanan MGK, “müslümanların Hıristiyan yapılarak bölücü faaliyet yürütüldüğünü söylüyor ve bunu “tehdit olarak değerlendiriyordu. “Laik devletin MGK'sının “dinle ne işi olabilirdi, ama işte herşey ortadaydı: İslam, “ulusal bütünlük için zorunlu bir “harçtı. Bu harcı yerinden oynatmak isteyenler de doğal olarak “hain ilan edilecekti...
Evet, sorun bir “devlet politikasıdır. Hrant Dink'in katledilmesini “kahvede okey oynayan varoş lümpenleri diye izah edip düzeni aklamaya çalışan Hürriyet yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök gibilerin dahi dile getirmek zorunda kaldığı gerçekleri tartışmaktan kimse kaçamaz. Özkök'ün, “Malatya'da olup biten hadise, Türkiye'nin 'kolektif sorumluluğu'dur sözleri, tabii ki bir çarpıtmadır ve doğrusu; “Türkiye egemen sınıflarının, dini, milliyetçiliği kullanıp kitleleri uyutanların sorumluluğudur şeklinde olmalıdır. Çünkü onlar katlettiler, onların yarattığı politik, sosyal ortam kesti o gençlerin boğazını.

24 Nisan 2007 07:34   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1      şu anda 1 - 9

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!

Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008