ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum > edebiyat > O'nu arayanlar...
yazilariniz sen o onu aramak
mesaj ekleyeni başlık aç forum ana sayfası facebook'ta paylaş!

Sayfalar: 1  2  3  4  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 12
 
numenorean
numenorean
Evet arkadaşlar....
Muhakkak "O" kişiye dair hissedenler vardır.Ve aramızda yazı yazanlar da...
O'na yazdığınız yazılar, şiirler buraya lütfen....

İlk yazı benden olsun
18 Nisan 2007 23:03   mesajın adresini al  
 
numenorean
numenorean
SEN

Son zamanlarda icimde bir “sen”dir dolanip duruyor.Bazen oyle bir hal aliyorsun ki bende, benligimden geciyorum; “sen” doluveriyor tum icim.Iste o zaman basliyor dusunceler arkasi sira…

Yasayacaklarimizi planliyorum bazen kafamda.Ama hayatin bir plandan ibaret olmadigini; planlarla iyi anlasamadigini bir tokat gibi yuzume vuruyor hayat.Bana haykiriyor adeta; “Senin planlarina gore gecmem ben” diyor.”Planlarin bana uyacak,baska yolu yok...” diye de ekliyor arkasindan.Daha sonra vazgeciyorum yasam uzerine planlar kurmaktan.Ve aniden planlar arasinda kafamda dagittigim “sen” icimde aci olusturarak “Merhaba” diyorsun bana..Bu selamla da yanin sira huzun icimdeki yerini almaya basliyor...

Ara sira kurtulmaya calisiyorum.Hatta “Tamam, bu sefer kurtuldum!!” diye seviniyorum.Lakin yalnizlik zamanlarimda; bazen bir Sezen Aksu sarkisinda, bazen de bir gitarin tellerinde duyuyorum ayak seslerini..Bir anda urperiyor icim senle beraber gelecek huzunden...Tam yoneliyorum ki muzigi susturmaya, ya da kulagimi kapatmaya; artik cok gec oldugunu farkediyorum.Cunku...

Cunku yine karsimda “sen”i buluyorum...Ve yine huzun, yine huzun....

Hayatima oyle bir giriyorsun ki, kurtulmaya cabaliyorum.Ama bunun batakliktaki birisinin cabalamasiyla esdeger oldugunu farkediyorum.Cabaladikca daha da cok batiyorum...

Batan kisinin etrafini nasil sariyorsa bataklik, ben cabaladikca da kacmaya, sen sariyorsun her tarafimi...Seninle birlikte de huzun...

Sonrasinda cabalamaktan vazgeciyorum....Boylece batakliginin beni icine cekecegi, o “son”u bekliyorum...

Aslinda “Neden “sen”i huzunle ozdeslestiriyorum?” diye soruyorum kendime...Cevabi bulmakta hic zorlanmiyorum.Cunku “sen” kimsin?!!! Hala bilmiyorum....
 1   18 Nisan 2007 23:04   mesajın adresini al  
 
soulreaver
soulreaver
O

Her şey onun suçu
Hasretinde yalnızlığın da sebebi o
Seni özleme nedenlerimin de
Geceleri isyana yeltenen yüreğimi
Sıkıştıran da o
Sadece o
Seni benden alıp gidende
Beni beklemeye mecbur eden de
O
Ve sen
Kurtul da gel artık
Bırak biraz da o sensiz kalsın
Bırak her şeyi onun olsun
Adına yazılmış şiirleri de
Her köşe başında çalınan şarkılarını da
Bırak
Bir kere de sen onu terk et de gel,
Beklemeyi benden devralsın
Yıkıp da gel artık onu
Adı uzak şehir İstanbul kalsın
Sen gel de hasretine İstanbul yansın...


Şair : Aysun Çarkacı
 3   18 Nisan 2007 23:20   mesajın adresini al  
 
bus10kez
bus10kez
O Olsaydı Onsuz Olmazdı O Olmasa Ölüm Olmazdı Oysa O ..
18 Nisan 2007 23:22   mesajın adresini al  
 
zzub
zzub
yok
vardı belki
bilmiyorum attım hepsini yazılarımın
o yokki artık
hissetmiyorum hiç bi'şey
18 Nisan 2007 23:30   mesajın adresini al  
 
numenorean
numenorean
evet...bir bir dökülüyor duygular.. :)

ricam, kendi yazılarınızı koymanız arkadaşlar..diğer şair ve yazarları elbet bulabiliriz...
mühim olan içimizdekileri bulmak :)
18 Nisan 2007 23:32   mesajın adresini al  
 
zügübü
zügübü
Ve son buldu şimdi sevişler… artık yorumsuz bıraktım kaybolan yılları… unutmaya çalışıyorum içimi acıtan şarkıları dinlerken. Amman ammann yandım aman derken gülüp geçiorum kendime. Son bir umut kalır ya bazen yüreğine sığınan bırakıp giderken ki son bakışın gibi… bir sigara daha yakıyorum çaresizliğime bir yudum sarhoşluk olsa keşke tenimde. Ne zormuş hiç bilinmeyene bakakalmak… son diyorum gene… karşılıksız yüzler, kaçan bakışlar, acımasız eller… bir bilinmeyen…
Bir karalama defteri gibi acıtıyorum şimdi yüreğimi. Son seviş böyle bırakmasa seni bende…
Kelimeler teslim oluyor şimdi o gidişlere… yazmasam diyorum; anlatmasam bendeki seni boş sayfalara. Son bakışlara dokunuyorum… giderken arkanda kalmış, umutsuz kalmış bakışlara… inanasım gelmiyor gidişlerine. Tek şahidim gecelere çaresizliğimi bırakıyorum…
En çok sevdiklerimi özlüyorum… hani babam gözlerime baksa da, canım derken ona sarılsam… ya da annem sen gidince bu ev çok boş kalıyor dese… öyle çok kırıldım ki beni yalnız bırakan zamana… eskiyi özlüyorum şimdi… bir deniz kenarında varsayıp kendimi hıçkıra hıçkıra ağlıyorum… biri elimden tutsa da beni evime götürse… o hep küçük kalan bana bir teselli olsa…

18 Nisan 2007 23:49   mesajın adresini al  
 
copalo
copalo
O aranmakla bulunmaz ama bulanlar yinede arayanlardır....
18 Nisan 2007 23:49   mesajın adresini al  
 
numenorean
numenorean
Madem öyle, ben bir yazımı daha koyayım =)

SANCI

Ansizin gelen bir sanciyla uyaniyorum o karanlik dunyamdan.Once neye ugradigimi sasiriyorum, idrak edemiyor beynim olan biteni.Cunku yer almiyor bu sanci dagarciginda...

Oylesine bir sanci ki bu, bir anda oyun disinda kaliyor beynim.Sahada yalniz birakmak zorunda kaliyor kalbimi,huzunle beraber...

Baska carem kalmiyor kalbime guvenmekten baska.Ama korkmuyor da degiliim kalbimin acizliginden.Biliyorum cunku tek basina kalkamadigini boyle durumlar altindan...

Hemen kalemim geliyor aklima.Boyle acil durumlarda oldugu gibi yardimini istiyorum kalbim icin.O da yalniz birakmiyor kadim dostunu bu durumda.

Oncelikle basliyor bu sancinin kaynagindaki zehri aramaya her zaman yaptigi gibi.Bu zehir diye tabir ettigi seyi basliyor kagitlara dokerek atacagi dusuncesiyle...Ve basliyor yurekten gelenlerle kagitlari bulusturmaya.

Beklenmedik durum karsisinda adeta afalliyor kalemim...Cunku kendi yazdikca akmiyor bu zehir,sasirtarak bir kez daha kalemimi....Cunku akitacakti ya bu zehri beyaz sayfalarla bulusturunca...

“Bu ne bicim sey? Ben cozemedim bunun ne oldugunu?” diye haykiriyor yuregime.Fakat farketmiyor onun haykirisini şokun etkisindeki yuregim...Coktan kaptiriyor kendisini bu gelen sanciya...

Kalem tekrar deniyor yazarak bosaltmayi, kendisince zehir olan bu sanciyi...Ama goruyor bu sefer her yaptiginin ters isledigini...
Yazdikca, bir dag yikilacagina adeta “olusuyor” kalbin o ucsuz bucaksiz diyarlarinda...Etkileniyor bu dagin guzelligi karsisinda da kendisi.Goruyor cunku mis kokulu ormanlar icinde rengarenk cicekleri.Icinde duydugu iliklik, onu da gecirmeye basliyor kendinden yazdikca...Her ne kadar genc olsa da yaslanmaya baslamis kalbe bakiyor kalem, ve goruyor adeta genclestigini bu gelen sanciyla...

Ama sonradan bir anda silkiniyor, siyirmak istercesine kendini bu sanciyla gelen sevincin icinden.Sonra dusunuyor ve farkediyor kalbin bir daha atmayacagini, sanciyi gonderenin kalbinde de yoksa eger aynisindan...
Uzulup kirilmasindan korkarak devamsizligindan bu sancinin, mesafe koyuyor dert ortagi beyaz yapraklarla arasina...Ve burunuyor bir sessizlige tekrar eskiden oldugu gibi..

Bekleyerek yeniden yazacagi gunleri..Ta ki sancinin devami gelinceye dek...
19 Nisan 2007 00:01   mesajın adresini al  
 
vırdımdıymaz
vırdımdıymaz
Tarih 12 Eylül 2006...İzmir'den Ankara'ya giden ve Balıkesir'e de şöyle bi uğrayan mavi trende başımı pencereye dayamış, gecenin karanlığında dışarıyı seyretmeye çalışıyordum.Hem içim hem de dışarısı karanlık olduğundan pencere hayatımı yansıtıyordu ve koridordan bir Nur geçti, hissettim...O zaman anladım çizgi filmlerdeki yapmacık nurların aslında beyaz değil sarı olduğunu...Koridordan süzülen nur geçerken savurdu güzelliğini ve arkasından sürükledi bütün vagonları geriye, ta ki vagonlar kendinden geçene kadar...Geçen geçmiş, kalanlarda hiç hissedilmeyen bi duygu vardı...Ya geçen bahardı, ya da baharı yaşatan bir meltem rüzgârı...Ya gülecekti gözleri baharın, ya da kalanlardan biri eriyecekti mavinin trenliğinde...Son vagona uzanan nurdu, ve geride kalansa nursuz bir sürur...İşte orada gördüm ve anladım bana kalan sâdanın Nur efşan olduğunu...ve son vagona bıraktım kendimi geriye kalan hasret hüzün vagonundan...İçeride Nur vardı ve sâdası hoş, cemali nur efşan, gözleri melekutiydi...Merhaba Ey Sâda ve merhaba Ey Nur...İsmi Sedaydı, ve Sâdası hâla içimdeydi...Kalbi Nurdu, ve gözleri bir içim hülyâydı...Tanışmak istedim, ama ne tarih 12 Eylül 2006'ydı, ve ne de İzmir'den Ankara'ya giden, ben ve Seda'ydı...Ama bu bir hûlyaydı, ve cennette yaşanacak olandı...
19 Nisan 2007 00:04   mesajın adresini al  
 
vırdımdıymaz
vırdımdıymaz
inancın gerçekliğinde umuda duyduğum sevgiye istanbul'da rastladım...kız kulesinin karşısında oturmuş, kendisine bakıyordu...yoldan geçen seyyar satıcıyı bile duyacak kadar hassas bir kalbi, ve kendisini denize içirecek kadar gerçek bir aşkı vardı...son görüldüğü yer güneşin arkasıymış dediler...gerçek aşkı aramaya giderken yanması gerektiği yere sürüklenmiş ama ne yazık...ne yazık ki hayat ölmekde değil aşkla mahşerin inanç gölgesinde haşir neşir olmaktaymış...
19 Nisan 2007 00:04   mesajın adresini al  
 
dnz
dnz
sıçim o kişiye gelmese de olur
19 Nisan 2007 00:12   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  3  4  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 12

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!

Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2009