ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum > edebiyat > TUNA KİREMİTÇİ-Git Kendini Çok Sevdirmeden

Sayfalar: 1  2  3  << Önceki Sayfa  Sonraki Sayfa >>      şu anda 13 - 24
 
damla
damla
TEŞEKKÜR EDERİM HERKESE...buyrun..dediğim gibi kitanbı 2003 senesinde okumuştum.Ardanın genç kızlık odasını anlatması...her çatlağın her boya izinin bi anısı var..bizimde öyle değilmi.20 senedir aynı evde yaşayan biri olarak VAR.:) ve oraya sığınışı..i evlilik ve evlat acısından snr.bence çok gerçekci ve hayal gücünüzü çok genişletio..haydarpaşaya gidiosunuz istanbula eskişehire..her yere.ardaya ertuğrula yada fırata. kız arkadaşını hamile bırakmış bi gence,abisinin arkadaşına aşık olmuş bi kız kardeşe,toırununu kaybetmiş kızı perişan haldeki bi anneanneye....
1 Aralık 2005 01:24   mesajın adresini al  
 
damla
damla
Git Kendini Çok Sevdirmeden
Doğan Kitap; Ekim 2002

Tuna Kiremitçi'nin 2002 sonlarında yayımlanan ilk romanı...

Sıcak bir yaz gecesi, Arda ağabeyi tarafından uyandırılır. Fırat'ın paniğe kapılmasının nedeni, İstanbul'daki kız arkadaşının hamile kaldığını öğrenmesidir. Ona yardım etmek için İstanbul'a gitmeye karar verirler. Orada geçirecekleri süre boyunca, Fırat'ın kolejden arkadaşı olan Ertuğrul'un evinde kalacaklardır. O yaz, Arda için hem İstanbul'u hem de kendi gençliğini keşfettiği, küçük bir serüvene dönüşür.

Romanın öteki ayağında 40 yaşındaki, yaşam yorgunu Arda'nın çocuğunu bir kazada yitirdikten sonra Eskişehir'deki ana ocağına sığınmasına tanık oluruz. Orada yaralarını iyileştirmeye çalışırken, 23 yıl önceki ilk aşk serüveninin kahramanı Ertuğrul çıkagelir. Arda'nın yaşamına yeniden girerek hem onun iyileşmesine yardımcı olur hem de gençlik duygularını uyandırarak onu yeni bir serüvene sürükler.

Kendisi de ilkgençliğini 80'li yıllarda yaşamış olan Tuna Kiremitçi, bu romanında kendi kuşağının insanlarından yola çıkarak aşk, ölüm, gençliğin bitmesi, yurt özlemi, doğum ve neşe gibi temel insanlık durumlarına ulaşıyor. İnsanlığı bu konularda yüzyıllardır meşgul eden sorulara, kendi bakış açısıyla yaklaşmayı deniyor. Romanda anlatılan iki zaman dilimi, sinemada 'paralel kurgu' olarak tanımlanan anlatımla bağlanıyor.

Uzaktan uzağa Salinger'in 'Holden'ı ile Queneau'nun 'Zazie'sine göz kırpan, kimilerine göre "sonu olmayan", kimilerine göreyse "harika bir sonla biten" bir ilk kitap.

1 Aralık 2005 01:26   mesajın adresini al  
 
alibaş
alibaş
hayirli olsun....
1 Aralık 2005 01:33   mesajın adresini al  
 
şekip
şekip
Yolda Üç Kişi'ydi sanırım adı son romanının, ilk ikisine oranla 8-10 kat yazarlık farkı seziliyor, güzel yani fena değil, ama elbette hayatımda, hatta günümde çok büyük bir değişikliğe yol açmadı. İlk iki kitabından kesinlikle daha iyi, ancak kimisine yine de yetersiz gelebilir. Çerez bir kitap olması dolayısıyla okumayanlara tavsiye ediyorum.
1 Aralık 2005 14:16   mesajın adresini al  
 
dulcineaa
dulcineaa
bitiinde adı kadar güzel bi etki bırakmayan bi kitap.. çok da edebi deerinin olduunu söleyemem..
3 Aralık 2005 02:13   mesajın adresini al  
 
willow is blessed
willow is blessed
Aslında tipik Bir T.Kiremitçi romanı. Bitirdiğinizde ''Ee?'' diyor, akşam yatağa yatınca kalınıza romandan sahneler gelmiyor ve bir gün bile etki altında bırakmıyor sizi. Bir ay sonra gelip biri konuyu sorsa hiçbir şey hatırlamadığınızı fark ediyorsunuz, Salinger filan diyemem mazallah dilim taş olur, soap derim, opera derim olsa olsa...
4 Aralık 2005 22:53   mesajın adresini al  
 
willow is blessed
willow is blessed
Yok ya ben o kitabı daha bölüme başlamadan okumuştum ve fikirlerim de o zaman şekillendi. Ha ama mesela o zaman ''Eh'' diyordum şimdi ''Öğ'' diyorum o var :D
5 Aralık 2005 01:11   mesajın adresini al  
 
margarita
margarita
Bir tuna kiremitçi hayranı olarak laf ettirmem. bence tarzı çok güzel yani ben seviyorum tamam kitabı bitirdiğiniz de bi yarım kalmışlık hissi veriyo ama onu diğerlerinden farklı kılan da bu deil mi zaten?bu arada son kitabı "aşk neyin kısaltması?" elimde okuyorum. tavsiye ederim. aşk neyin kısaltması? sorusunun cevabı da içinde ama çokmerak edenler için söylim: Allah'ın Şaşkınları Klubü!
19 Aralık 2005 00:30   mesajın adresini al  
 
şekip
şekip
Bravo Seçil, bari uyarı filan koyaydın kitapla ilgili spoiler veriyorum diye. Süper oldu açıkladığın. Kitabın sonunda Bruce Willis ölü çıkıyor mu peki onu da söyle...
19 Aralık 2005 01:28   mesajın adresini al  
 
scarabaeus
scarabaeus
Kendini okutan ama çok da iz bırakmayan kitaplardan biriydi..
21 Aralık 2005 11:06   mesajın adresini al  
 
şekip
şekip
Az önce özel hat'ta çıktı ve böylelikle magazin habercilerine de kendini göstermiş oldu. hehe helal abime bee. İşte hisli yazar adam!
28 Aralık 2005 00:54   mesajın adresini al  
 
aran
aran
ilginc bir tarzı var tuna kiremitcinin ben sevdim dogrusu ama su kitabı sonlandırmaları yok pek içime sinmyor hikayeleri hep üç noktalı ama genel olarak güzel
12 Ocak 2006 00:58   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  3  << Önceki Sayfa  Sonraki Sayfa >>      şu anda 13 - 24

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!

Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008