ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum > geyik > fıkrahahahaha:)))
mesaj ekleyeni başlık aç forum ana sayfası facebook'ta paylaş!

Sayfalar: 1  2  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 12
 
caner
caner
18 yaşındaki kız, annesine iki aydır adet görmediğini söyler.

Annesi, çok tedirgin olur ve eczaneye bir hamilelik testi almaya gider.

Sonuçlar kızın hamile olduğunu gösterir.

Anne çıldırmıştır, bağırır çağırır ve "bunu yapan hangi domuz, bilmek istiyorum" der.



Kız telefon açar ve yarım saat içinde bir Ferrari evin önünde durur,

içinden hafif kırlaşmış saçları ve çok pahalı bir elbisenin içinde manyak yakışıklı bi adam

iner ve kapıdan içeri girer.



Anne baba ve kızla beraber otururlar. Herif, "kızınız durumu anlattı" der

"kişisel durumumdan dolayı kızınızla evlenemem",

"ancak tüm sorumluluğu üzerime alıyorum."



"Eğer bir kız çocuğu doğarsa annesine bir ev, bir yazlık villa ve 1 milyon dolarlık bir banka hesabı,

eğer bir erkek Çocuk olursa birkaç fabrika ve bir milyon dolarlık bir hesap,

eğer ikiz doğarsa her ikisine de 500 bin Dolarlık hesap ve bir fabrika vereceğim", der.



"Ancak düşük olursa......"



O zamana kadar sessizce bekleyen baba elini dostça adamın omzuna koyar ve

"O zaman tekrar s......sin evladım" der.
28 Kasım 2005 18:28   mesajın adresini al  
 
tine®©in
tine®©in
okumuştum ama guzels
28 Kasım 2005 20:37   mesajın adresini al  
 
tine®©in
tine®©in
Gümüş Kase

Mehmet ile Handan ögrenci olup, aynı evi
paylaşmaktadırlar.
Bir gün Handan ve Mehmet,
Mehmetin annesini yemeğe davet ederler.
Mehmetin annesi akşam yemeği süresince
Handanı uzun uzun süzer ve aslında
Handanın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu ,
acaba aralarında ev arkadaşlığından daha
ileri bir boyutta bir ilişkinin mevcut olup,
olmadığıni merak eder.

Aklını okumuşçasına Mehmet annesine der ki:
Ne düşündüğünü biliyorum ama emin ol ki
sadece ev arkadaşıyız,ötesi yok. Akşam
yemeğinden sonra Mehmetin annesi evine döner.
Aradan bir iki gün sonra Handan der ki:
Mehmet, annen bize yemege geldiğinden beri
gümüş çorba kasesini bulamıyorum.

Mehmet yanıtlar:
Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum
ama ben yine de kendisine bir mektup yazayım.

Oturur ve yazar:
Anneciğim, gümüş çorba kasesini sen aldın
demiyorum, ama almadın da demiyorum.
Fakat konu şu ki: sen bize yemeğe geldiğinden
beri gümüş çorba kasesi kayıp.
Sevgiler oglun Mehmet.

Bir hafta sonra Mehmetin annesinden mektup gelir:

Sevgili oğlum,
Handanla yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun
da demiyorum.Fakat konu şu ki, Handan kendi
yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba
kasesini çoktan bulmuş olurdu.
Sevgiler annen.
 1   28 Kasım 2005 21:12   mesajın adresini al  
 
the_crow
the_crow
;) güzel
30 Kasım 2005 00:09   mesajın adresini al  
 
alibaş
alibaş
bi akıl hastanesinde yatan hastalardan biri olan emekli matematik bir profesörü (matematikten kafayı yemiş oluyor) kendini türev sanıyomuş.önüne gelen her hastaya "senin türevini alırım" diyomuş.bütün hastalr da korkup kaçıyolarmış bu heriften. bi gün hastanenin bahçesinde fizikten kafayı yemiş bi adamın yanına gitmiş, "kalk lan burdan senin türevini alırım"demiş. adam artis artis bakmış, "ben e'yim bana koymaz" demiş.
30 Kasım 2005 00:16   mesajın adresini al  
 
alibaş
alibaş
birgün doktorun biri kendine muayenehane açmış ve gazetelere ilan vermiş
“muayene ücreti 100$, iyileştiremediğimiz hastalıklarınızda muayene
ücretinin 5 katını iade ediyoruz”
gel zaman git zaman adamın şöhreti almış yürümüş...
bir gün uyanığın biri bu yoldan para kazanma düşüncesi ile doktorun yolunu tutmuş ..
muayene ücretini ödemiş ve doktorun yanına girmiş.
doktor hastayı şöyle bir süzdükten sonra, ne rahatsızlığınız var beyfendi diye sormuş .
adam; doktor bey sormayın benim ağzımın tadı kaçtı, ne yersem yiyim tadını alamıyorum demiş.
doktor, hayhay demiş, hemşireye dönüp; hemşire hanım bana 8 numaralı kutuyu verir misiniz demiş .
hemşire getirmiş kutuyu, doktor kutunun içindeki şeyden 1 kaşık adama yedirmiş .
adam; -doktor bey ne yapıyorsunuz? bu bok! demiş.
doktor gördünüz mü hastalığınızı hemen tedavi ettik demiş..
aradan aylar geçmiş .. adam parasını geri almanın planlarını yapmış ve
tekrar doktora gitmiş ,
muayene ücretini ödemiş ve doktorun karşısına çıkmış.
doktor yine neyiniz var demiş, adam doktor bey sormayın, hafızam çok zayıfladı, hiçbirşeyi hatırlayamıyorum herşeyi çabucak unutuyorum demiş .

doktor, hayhay demiş, hemşireye dönüp; hemşire hanım bana 8 numaralı kutuyu verir misiniz demiş .
adam; -ama doktor bey 8 numaralı kutuda bok var demiş.
doktor gördünüz mü bu hastalığınızı da hemen tedavi ettik demiş..
aradan yine aylar geçmiş. adam paralarını geri almak için çıldırıyormuş.
tekrar doktora gitmiş, muayene ücretini ödemiş ve doktorun karşısına çıkmış.
doktor yine neyiniz var demiş, adam doktor bey sormayın, iktidarsızım demiş.
doktor, hayhay demiţ, hemţireye dönüp; hemţire hanım bana 8 numaralı kutuyu verir misiniz demiş
adam çok sinirlenmiş; hay s.kecem şimdi 8 numaralı kutunu da seni de demiş.
doktor gördünüz mü bakın iktidarsızlığınızda sona erdi.. :)))
 1   30 Kasım 2005 00:17   mesajın adresini al  
 
top bizi sevmedi
top bizi sevmedi
Temel Türk Dili dersinden kalır.
Hocası ona bir sorunun cevabını bilmesi şartıyla dersten geçireceğini söyler.
Soru şudur:
''Sarı saçlı, mavi gözlü, alımlı bayan, ahşap penceresinden aşağıdaki yakışıklı, takım elbiseli adama gülümsedi'' Bu cümleyi kısaltabilceğin kadar kısalt.
Temel cevap verir:
Or.....pu!!
 2   30 Kasım 2005 11:00   mesajın adresini al  
 
tuna
tuna
Bir Türk, Japon arkadaşının daveti üzerine Japonya'ya gidiyor. Bir kaç gün gezdikten sonra arkadaşı onu çalıştığı fabrikaya götürüyor. Teknoloji muazzam. "Bak" diyor Japon, "Burada robot yapıyoruz. Şu robotlar öğle yemeğini hazırlar ve getirir. Şunlar bebek bakar. Şunlar araba bile kullanır." Bizim Türk vatandaşı hayretler içinde kalır. Dolaştıkça gözleri fal taşı gibi açılır. Japonya'dan ayrılırken arkadaşı Türkiye'ye mutlaka gelmek ve teknolojisini görmek istediğini söyler. Ve o gün gelir. Fakat bizim Türk nereyi gezdireceğini bir türlü bilemez. Düşünür ne göstermeli de altında kalmamalı Japonya'da gördüklerinin. Aklına hamam gelir. Japon ne anlar Türk hamamından. Alır götürür. Japon'a ilginç gelir. "Ne oluyor burada?" "Biz burada insan yapıyoruz" "Sahi mi ?" der
Japon. Bir odanın kapısını açarlar. İçeride bir tellak adamın kolunu ovmaktadır. "Bak," der bizimki, "burada kollar monte ediliyor." Bir başka odada bacak ovulmaktadır. "Burada da bacaklar takılıyor". Japon bu sefer hayrette... Diğer odanın kapısını açarlar. İçeride bir kadının üstünde bir erkek, iş üstünde. Japon sorar: "Peki burada ne oluyor?" Bizimkisi tereddüt etmez.. "Burada montaj bitmiş, delikler açılıyor"
3 Aralık 2005 16:04   mesajın adresini al  
 
yasin altunkaynak
yasin altunkaynak
Caner'in annatigi supermis yaa :D :D
3 Mart 2006 18:34   mesajın adresini al  
 
yasin altunkaynak
yasin altunkaynak
abi hepsini okudum kendime geldim yav

Sandaletleri ters giyme olayida supermis :)
3 Mart 2006 18:48   mesajın adresini al  
 
mr ako
mr ako
anne kızını ziyarete gider..bir de bakar ki kız çırılçıplak evde dolaşıyo..Bu ne hal kızım? diye sorar...kız:"Bu aşk elbisesi anne" der..Derken damat odadan çıkar o da çırılçıplak..anne damadına da sorar -bu ne hal-diye...damatta aynı cevabı verir:"Bu aşk elbisesi anne".

kadın düşünür ve kendisi de bu uygulamayı yapmaya karar verir...Akşam kadının kocası eve geldiğinde kadına sorar:"Bu ne hal hanım?"
kadın cevaplar:"BU aşk elbisesi bey"
adam: "iyi de bari ütüleyip de giyseydin"
3 Mart 2006 19:52   mesajın adresini al  
 
şeyma altunkaynak
şeyma altunkaynak
Karı & Koca

Bir çift hiç konuşmadan arabayla yolda gitmekteydi.
Daha önceki bir tartışma münakaşaya dönüşmüştü ve hiçbiri teslim olmak istemiyordu. Keçi, katır ve domuzlarla dolu bir çiftliğin yanından geçerken koca alaycı bir biçimde sorar: "Akrabaların mı?" Karısı "Evet" diye cevap verir ve ekler, "Senin taraftan akrabalarım"


Kelimeler

Kocası karısına kadınların bir günde kaç kelime kullandığına dair bir makale okuyordu... Erkeklerin 15,000 kelimesine karşılık kadınlar 30,000 kelime.. Karısı yanıtladı: "Sebebi erkeklere herşeyi tekrar etmek zorunda olmamızdır." Kocası karısına döndü ve sordu "Efendim?"


Yaradılış

Bir gün bir adam karısına sordu: "Aynı zamanda nasıl hem bu kadar salak hem de bu kadar güzel olabildiğini anlamıyorum." Karısı yanıtladı: "Açıklamama izin ver. Allah beni sen çekici bul diye çok güzel yarattı; Allah beni ben seni çekici bulayım diye çok salak yarattı!!!


Konuşmama Cezası

Bir karı koca evde problemler yaşamaktaydı ve birbirlerine konuşmama cezası uygulamaktaydılar. Aniden adam ertesi gün karısının kendisini sabah 5:00da iş için bir uçuşu olduğundan uyandırmasý geektiğini hatırladı. Sessizliği ilk bozan (ve KAYBEDEN) kendisi olmamak için, bir kağıdın üzerine "Lütfen beni sabah 5:00da uyandır." yazdı ve notu karısının bulabileceği bir yere bıraktı. Ertesi sabah, adam uyandı ancak saatin 9:00 olduğunu ve uçuşu kaçırdığını farketti. Çok kızdı, tam karısının onu neden uyandırmadığını soracakken yatağın yanında bir parça kağıt buldu. Kağıtta "Saat 5:00. Uyan" yazmaktaydı.

Erkekler bu tip yarışmalar için yeterli donanıma sahip değiller.

Allah erkeği kadından önce yaratmış olabilir, ancak şaheserden önce her zaman bir kaba taslak vardır.
17 Mart 2006 17:41   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 12

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!

Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2009